Fed bekleneni yaptı ama uyarımız var !...

Fed bekleneni yaptı ama uyarımız var !...

Dün Mahfi Eğilmez Hoca sosyal medyadan, ben de sabah Televizyondan bir uyarı yaptık. "Yeni bir parasal genişlemenin sonucu yapısal reformları unutmak olur." Anlatayım: 

Karar açıklanmadan önceki tahminleri ele alarak başlıyorum. Bazı uzmanlar "50 baz puan indirim" bekliyordu. Ancak, bu şekilde bir indirim için sebep olmadığı gibi, Fed'in geleneksel yaklaşımlarıyla da pek uyuşmuyordu. O zaman elimizde iki seçenek kalıyordu: Faizler inmeyecek ya da 25 baz puan inecekti. Elbette bu seçeneklerin de bazı komplikasyonlar içerdiği de aklı başında olan uzmanlar tarafından sürekli dile getirildi. 

Eğer faizler değişmeseydi, 25 baz puanlık indirim için pozisyon almış olan tüm kurumlar ve yatırımcılar ciddi bir hüsran yaşayacaktı diyebilirim. Bu durumda faizleri düşürme trendine girmiş olan ülkeler ile gelişmiş piyasalar arasında bir uyumsuzluk olacaktı. Türkiye dahil birçok ülke faizleri düşürürken, Fed'in faizleri değiştirmemesi yatırımcıların aklını karıştırabilirdi. 

Diğer taraftan bir önceki toplantıdan sonra tekrar 25 baz puanlık indirimin gelmesi "faizde düşüş trendi" beklentisi yarattı. Her ne kadar Powell bunun bir trend olmadığı konusunda açıklama yapsa da artık beklenti büyüdü. Piyasalar önce sevinecek, sonra da şu soruyu soracak: "Acaba gelecekte bizi bekleyen bazı tehlikeler var mı ki, Fed faiz indirimlerine devam ediyor". Bunun sonucunda da Trump'ın istediği olmayacak, tam tersine Dolar değer kazanmaya başlayacak. Zaten de böyle olmaya başladı.

Özetle, faizlerin değişmemesi belki kısa vadede sıkıntı yaratabilirdi ama orta ve uzun vadede istikrar için önemli bir adım olurdu. Faizler bundan sonraki toplantıda bir kez daha düşürülürse, kısa vadede yatırımcılar memnun olsa da orta ve uzun vadede bazı komplikasyonlar ortaya çıkacaktır. Buna hazırlıklı olmamız gerekiyor.  Hatta bunun üzerine bir de parasal genişleme kararı çıkarsa, Türkiye gibi adalet-eğitim-özgürlük sac ayaklarında geri gitmiş ülkelerin hükümetleri hemen gevşer. Tekrar "bol para" dönemine girdiğimizde, yapısal reform karnesi kırık olan ülkeler, "bir hikaye sunmamıza gerek kalmadı, yabancı sermaye geliyor işte" diyerek ev ödevlerini yapmazlar. 

"Keşke Fed baskılara direnebilseydi...."

Birçok kez, Fed'in üzerinde bunca baskı varken faizleri sabit tutma kararını almasının düşük bir ihtimal olduğunu tekrar ettim. Ancak, piyasaların ve siyasetin istediği yerine gelse de orta ve uzun vadede birçok parametrenin bozulacağını tahmin ediyorum. Eğer bunun üzerine bir de parasal genişleme gelirse, Türkiye'nin sahip olması gereken modern standartlardan uzaklaşmak kaçınılmaz olacak. Fazla paranın "nereye gitsem" çaresizliği sebebiyle, siyasetin şu an parasızlıktan vaz geçtiği Mega Projeler tekrar günemin ilk sırasına oturacak. Ekolojik dengeyi ve doğayı tahrip edip, kaynakları yine kalkınma için değil yine yüksek büyümeyle böbürlenmek için kullanacağız. 

Halbuki hem devlet hem de özel sektör, özgürlükler ve adalet konusunda olmada da, dijital altyapı-eğitim-teknoloji gibi konularda fikir birliğine varmıştı. Çünkü parayla ya da binayla değil, tasarlayarak, geliştirerek ve değer yaratarak geleceğe yürümemiz gerektiğini başımıza gelenlerin sonunda anlamaya başlamıştık. Bir ülkenin binalarıyla değil insanlarıyla yükseleceğini anlayana kadar kaç tane kriz yaşamıştık.

Sonuç olarak, Fed'in faizleri tekrar düşürmesinin herkesin düşündüğünün aksine hem piyasa dengelerini hem de kalkınma konusunda atılan adımları orta vadede bozacak bir gelişme olduğunun altını çizmek istiyorum.


Prof. Dr. Emre Alkin 

Eklenme Tarihi : 19.9.2019 07:09:49

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.