Meslek Liselerinden Blockchain'e doğru...

Meslek Liselerinden Blockchain'e doğru...


Geçenlerde televizyonda meslek liseleri üzerine bir eleştiri yaptığım için tepki koyanlar oldu. Açıkçası 10 yıl sonra işçilerin robot, usta başıların da yapay zeka olacağı endüstride meslek liselerinin hangi konuda eğitim vereceği konusunda ciddi bir kafa karışıklığı var. 

Bir örnek vererek zihininizi açmaya çalışayım: Bundan 10-15 yıl sonra beğendiğiniz bir spor ayakkabıyı almak için mağazaya gitmeyeceksiniz. Size 5G teknolojisinin yardımıyla bir IP numarası gönderecekler. Siz de onu evdeki 3D Yazıcı ile basacaksınız. İşte bu kadar !

Hatta "bir kerelik mi yoksa çoklu mu ?" diye soracaklar size. Fiyat ona göre belirlenecek. Yani binlerce metre karelik fabrikalar bazı ürün ve hizmetler için geçersiz hale gelecek. Bahsettiğim üç boyutlu yazıcıları da robotlar üretecek, kalibrasyonunu da yapay zeka yapacak. Bu sebeple üreten değil, tasarlayan ve geliştiren kabiliyetlere ihtiyacımız olacak. Eğitimin de bu şekilde evrilmesi gerekiyor. 

Bir başka örnek de Blockchain'e giden yol ile alakalı. Acaba bugün sekreterine yazı yazdıran kaç kişi kaldı ? Hemen hemen herkes yaşı kaç olursa olsun, önündeki masa üstü ya da dizüstü bilgisayardan, hatta akıllı telefonundan kendi dokümanını hazırlıyor. Peki günde kaç defa önünüzde duran sabit hatla konuşuyorsunuz ? Elbette en çok cep telefonunuza gelen çağrıları cevaplıyorsunuz. Normalde sizi telefonla ulaşmaya cesaret edemeyenler WhatsApp'tan mesaj göndermiyor mu ? O da olmazsa sosyal medyadan DM atmıyorlar mı ? Bir ekleme daha yapayım: Artık yazdıklarınızı sizlere de kurtulma imkanınız yok. Arşivi yakıp yok etmek de mümkün değil. Bir kere doküman oluşturuldu mu, artık evrene mal oluyor. 

Anlatmak istediğim şu: Bundan 10 yıl önce var olmayan alışkanlıklarımız oluştu. Var olanlar da artık yok. Cepte tomarla para taşımak eskiden marifetti. Bugün ise görgüsüzlük olarak adlandırılıyor, ayrıca da hırsızlık vs gibi risklere açık hale geliyorsunuz. Sermaye Piyasası enstrümanları akla hayale gelmeyecek türevler ürettiler, politikacılar ise dün dediklerinin bugün tersini söyleyerek yaa devam ediyorlar. Bahsettiklerim büyük paradigma değişimleri olarak hayatımızı etkiliyor.

"Karın sonu yok, peki ya insan ?..."

Merkez Bankalarının "tabu" şeklinde maddeleştirdikleri özgürlük de kalmadı artık. Üstüne üstlük, kripto paralar gibi yeni "değiş-tokuş" ve saklama değerleri ortaya çıktı. Alışılmış ama geçerliliği hızla azalan kurum ve sistemlere dört elle sarılmaya çalışanların yanında, bunların yerine yenilerini kurmaya çalışan insanlar var. Hem de azımsanmayacak sayıda. 

Peki böyle bir dünyada firmaların kar hedefinden uzaklaşmadan ama çalışanları da istismar etmeden "daha iyisini yaparım" iddiasını sürdürmeleri için hangi modeli benimsemeliler ? Çünkü daha fazla kar edeyim derken büyük zararlara girenler olduğu gibi, belili bir kar oranını muhafaza etmek için çalışanlarını istismar eden, çalışma ortamını ilkelleştiren örnekler gözümüzün önünde.  

Eğer hatırlıyorsanız, Ağustos ayının sonunda Çin'e yaptığım ziyarette bu sorumun cevabını bulmuştum. Nerede ? Huawei'nin Shenzhen'deki genel merkezinde. Paylaştığım izlenimi tekrar hatırlatmak adına tekrarlıyorum:

"....Huawei’nin her kademeden personel, yöneticiler ve kurucularından oluşan tecrübeye dayalı şekilde tasarlanmış bir yönetim biçimi var. Şirketin hisselerinin neredeyse % 99’u çalışanlara ait. Yani kurucunun hissesi % 1 civarında. Bu hisselere sahip olmanın şartları net olarak belirlenmiş. Kar dağıtımı da yapılıyor. Her 5 yılda bir genel kurul yapılarak komitelerde yeni isimlere yer açılıyor. Tepe yöneticiler 6 ayda bir değişiyorlar. Böylelikle “patronaj” oluşmuyor. Kimse şahsi heves ve hırsları için şirketi riske sokmuyor. Şirketin çalışanlarına sağladığı haklar şirketi mali olarak sıkıntı vermiyor. Çünkü şirketin varlıkları çalışanlarının mutluluğu ile doğru orantılı şekilde değerleniyor. Halka açılmak istemiyorlar. Çünkü halka açıldığı zaman hem Ar-Ge hem de çalışanlara yapılan yatırımlara engel çıkaracaklar olacak. Önce bir düşündüm, sonra haklı buldum...."
 
Meslek Liseleri konusunda ısrar edenlere son bir bilgi: Son ziyaretim üretimin yapıldığı fabrika bölgesiydi. Cep telefonu üretim bandını bana gösterdiler. Bir bantta 80’den fazla kişi çalışırken, yapay zeka ve robotlarla bu sayı 17’ye inmiş. Gelecek yıl 14-15 civarına inmesini bekliyorlar. Bu bile tek başına dünyanın hangi yöne gittiğini gösteren bir işaret. Türkiye’de hala buna direnmenin ve “meslek liseleri lazım” demenin kime ne faydası olacak, bilemiyorum. Artık “ara eleman” robot, ustabaşı da “yapay zeka” olacak ise, kafa yapısının mutlaka değişmesi gerekiyor. 

Not: Bu yazıyı Kritpo Arena Web Sitesindeki köşemde paylaşmıştım.  
https://www.kriptoarena.com/yazarlar/417/meslek-liselerinden-blockchaine-dogru


Prof. Dr. Emre Alkin 

Eklenme Tarihi : 20.9.2019 07:27:57

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.