IMF Ziyaretinin yankıları devam ederken...

IMF Ziyaretinin yankıları devam ederken...

Dördüncü madde kapsamında Türkiye'de ziyaretlerde bulunan IMF'nin raporundan çok, ziyaret ettiği yerler konuşuluyor. Ancak, ortaya çıkan tartışmaların sebebi sadece bu değil elbette... 

Türkiye'de IMF Heyetinin bazı kurum ve kuruluşlara ziyaretler yaptığına dair haberlerin yayılması üzerine hafta başında Hazine'den bir açıklama geldi. "Tuhaf bulduk, uyarıyoruz."

Açıkçası ben de IMF'nin böyle bir ziyaret programını gerçekleştirmesini normal bulmadım. Çünkü Türkiye Ekonomisi ile ilgili istihbarat toplanması gerekiyorsa bunu sessiz sedasız yapacak birçok yerli veya yabancı kuruluş mevcut. Buna rağmen IMF'nin sahaya gönderilmesi bana manidar geldi. Bazı yabancı basın kuruluşlarının BDDK'nın geçen haftaki açıklamasıyla alakalı olarak olumsuz açıklamalarda bulunduğunu da görüyorum. İnşallah bir senaryo işlemeye başlamamıştır. 

Ancak şunu da itiraf etmek gerekiyor: Çok fazla ve sık aralıklarla değişiklik yapıldığı için, Türkiye fazla dikkat çekiyor. Yani altın tepsiyle fırsat sunuyoruz ve "ne oluyor burada ?" dedirtiyoruz. 

"Biraz sabır, biraz sakinlik lütfen..."

Mesela, IMF tartışmaları esnasında, Merkez Bankası TL zorunlu karşılıklara uyguladığı faizi bir kere daha değiştirdi. Esneklik ve kıvraklık adına atılan adımları olumlu bulmakla beraber, çok sık değişen kararlar piyasalarda akılları karıştırıyor diyebilirim. Dolayısıyla düzenleyici otoritelerin dikkat etmesi gereken konuyu tekrar hatırlatmakta fayda görüyorum:

- Herhangi bir uygulamanın sonuçlarını görebilmek için makul bir sürenin beklenmesi gerekiyor
- Bir konuyla alakalı sürekli kural değişiyorsa demek ki mesele doğru şekilde analiz edilmiyor

Özellikle Merkez Bankası'nın sadece elindeki enstrümanları değil, mevzuatı da ensek şekilde kullanmasının fayda verdiği taraflar olduğunu kabul ediyorum. Ancak, 32 sayılı kararda maliye ve Hazine Bakanlığının yaptığı gibi, bir konuda 7-8 kere değişiklik yapılması tedirginlik yaratıyor. Demek ki, zorunlu karşılıklarla alakalı ilk karar alınırken Bankalarla genel bir konsensus oluşmamış veya asimetrik bir şekilde teşvik verilirken evdeki hesap çarşıya uymamış. 

Biz bunları tartışırken dün TMSF tarafından mevduat sigortasının 150.000 TL'ye çıkarılması da ilginç oldu. Belki gerekliydi, ama zamanlama yine doğru olmadı. Bankalarla ilgili tartışmaların yoğun şekilde yapıldığı bir zamanda bu adım da soru işaretleri yarattı. Özetle, gerekçesi tam olarak anlaşılamayan ve sürekli değişen adımlar soru işareti yarattıkça, uluslararası kuruluşların mekanına mahzar oluruz. 

Elbette, yeni bir adım atılması veya yapılan bir yanlıştan acilen dönülmesi büyük bir meziyet. Fakat "sıkıştır-gevşet" işi banka bilançoları gibi hızlı manevraları kaldıramayacak bünyelerde tahribat yaratabilir. Bu adeta bir bankanın hazinesinin mevduat ve kredi oranlarıyla alakalı olarak sürekli değişiklik yapmasına benzer. Bir süre sonra müşteri güveni azalabilir. Merkez Bankası'nın herhangi bir bankadan farklı fonksiyonlara sahip olduğunu bildiğimize göre, dikkatli olunması gerektiğini söylemem yanlış olmaz. 

Aynı şekilde Bankalar Birliği ve BDDK'nın da fikir çatışmasına düştüğü, farklı kurumlarında ortalığı toparlamak için adım attığı gibi bir algıdan da kaçınmak zorunda olduğumuzu düşünüyorum.

Prof. Dr. Emre Alkin 

 

Konuyla ilgili yorumlarımı youtube kanalımdan izleyebilirsiniz. Tıklayınız!

 

 

 

 

Eklenme Tarihi : 26.9.2019 07:28:00

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.