YEP... Yeni... Yine... Yeniden...

YEP... Yeni... Yine... Yeniden...

Sosyal Medya’dan gelen istekler ve tepkiler üzerine bir kez daha ama bu sefer rakamlarla YEP ile ilgili değerlendirmelerimi paylaşıyorum.

Yeni açıklanan ekonomik programın (YEP) detayları üzerine konuşmadan önce bir önceki plandaki 2021 hedeflerinin sadece iki konuda değişmiş olduğunun altını çizmeliyim: Bütçe Açığı ve Cari Açığın Milli Gelire oranında gözle görülür değişiklikler yapılmış.

En baştan ele almak gerekirse, bir önceki plandaki 2019 hariç büyüme hedefinde 2020 için bu sefer daha yüksek seviyeler belirlenmiş. Bir önceki planda % 3.5 iken % 5'e revize edilmiş ve 2022 dahil her sene bu büyüme öngörülmüş. Aslına bakılırsa % 5'ten daha yüksek bir büyüme hedefi bu şartlar altında beni korkuturdu. Çünkü Türkiye artıl 1 trilyon Dolar civarında Milli Gelire sahip olmak için yola çıkmış durumda. Çin ya da Hindistan gibi doyurması gereken milyarlarca vatandaşı da yok. Bu sebeple % 4 ya da % 5 arası büyüme hızı Türkiye için uygundur, aşırı ısınma yaratmadan yola devam ederken değişim sürecini de icra etmek fırsatını bulabiliriz. 

Enflasyon hedefinde ise bir önceki planda 2019 hedef % 15.9 iken şimdi % 12.9'a gerilemiş. Bu önemli bir gelişme. Bir önceki planda da var olan "tek hane enflasyon hedefi" yeni planda % 9.8'den % 8.5'e revize edilmiş. En başta belirttiğim gibi 2021'ye ait % 6'lik hedef aynı şekilde duruyor. Ancak enflasyonu % 5'ten aşağıya düşürmek plana göre 2022 yılında gerçekleşebilecek.

İşsizlik konusunda benzer bir yaklaşım var. Daha önceki planda 2019 yılında % 12.1 işsizlik hedefi varken beklenti % 12.9 olmuş. Gelecek yılın tahmini çok küçük bir değişiklik ile % 11.8 olarak maddeleşmiş. Diğer parametrelerde olduğu gibi 2021 hedefi bir önceki plandaki gibi kalmış: % 10.8. Tek hane işsizliği ise % 9.8'de 2022'de tecrübe etme ihtimalimiz gözüküyor. 

“Yumuşak karnımız faiz dışı fazla ve cari açık”

Cari Açık/Milli Gelir hedefi ise öngörüden çok "olmazsa olmaz" tadında yazılmış gibi. Daha önceki planda 2019 hedefi % -3.3 iken son bir yıldır yaşadığımız daralma sebebiyle pozitif bir rakam ile tamamlanacağı belirtilmiş. Olumlu bir gelişme olarak 2020 hedefi % -2.7'den % -1.2'ye revize edilmiş. Aynı şekilde 2021 hedefi de % -2.6'dan oldukça radikal bir şekilde % -.0.8'e çekilmiş. Hatta 2022'de "sıfır cari açık" bekleniyor. Buradaki tek mesele şu: % 5 büyümeyi yakalarken Türkiye'nin en cddi sorunu olan dışa bağımlılık ve katma değer sorununu çözebilecek miyiz ? Bu sebeple cari açık hedefini "yapacağız" değil "yapmalıyız" diye yorumladım.

Bütçe Açığı/Milli Gelir oranı ise oldukça gerçekçi bir yaklaşımla, "bize süre lazım" tadında 2019 ve 2020 için % - 2.9 ve 2021 için de % -2.5 olarak öngörülmüş. Bir önceki plana göre neredeyse 1 puan daha yüksek. Buna rağmen Bakan Albayrak'ın "% 3 kırmızı çizgimdir" dediğine uygun şekilde hazırlanmış diyebilirim. 2022'de ise bu oranın % 1.5'e indirilmesi düşünülüyor. Yani maliyenin ve kamu harcamalarının rehabilitasyon süreci biraz uzun sürecek. Faiz dışı fazla hedefleriyle alakalı da bazı itirazlarım var ama zaman geçtikçe revize edilir diye düşünüyorum.


Prof. Dr. Emre Alkin 

 

Eklenme Tarihi : 2.10.2019 07:30:49

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.