Yaptırımın yaptırımı var mı ?..

Yaptırımın yaptırımı var mı ?..

 

Barış Pınarı Harekatı devam ederken, ABD'nin yaklaşımlarını dikkatle izliyoruz. Obama zamanında yapılan hataların faturasını Trump Yönetiminin ödediği ortada. 

Her geçen gün Beyaz Saray'ın iç ve dış politikada sıkıştığı durumdan kurtulmak için yaptığı sonuçsuz hamlelerin sayısı artıyor. Uzaktan bakınca ana plan belli gibi: Trump Yönetimi, Obama'nın hatasını tekrar etmeyip teröristlerle ABD arasındaki bağı kökünden koparıyor. Bunu da istemeden yapıyormuş gibi bir intiba vererek icra ediyor. Dün akşam Trump'ın Türkiye'ye yaptırım açıklaması da bunun bir örneğiydi. 

Anladığım net olarak şu: Trump'ın kimseyle savaşmaya niyeti yok. Dolayısıyla ABD Askerlerini bölgeden yavaş yavaş çekiyor. Washington'daki şahinler buna öfkelenseler de, evladının ya da eşinin yolunu gözleyen Amerikalılar için Trump bir "kahraman" seviyesinde. Zaten dünyanın en önemli noktalarında üsleri, uçak gemileri ve askerleri olan ABD'nin sürekli sıcak çatışma içinde olmasını istemeyen Trump, bu yaklaşımıyla birçok Amerikalının takdirini topluyor. Vietnam'da yapılan hataları bilecek kadar yaşı da var. 

Özetle ABD Yönetimi, Türkiye'ye "tamam haklısın ama dikkatli ol, beni buradaki lobilerle kavga ettirme" diyor. Hazırlanan ama ya hiç uygulanmayan yaptırımların açıklanması ya da daha önce uygulanan yaptırımların geri gelmesinin sebebi bu. Oyları kurtarmak. İlerki günlerde Trump'ın imzaladığı belgeyi detaylı şekilde konuşacağız. 

Tüm bunlar olup biterken dün Ağustos Ayına ait sanayi üretim endeksini açıkladı. Buna göre "dipte sürüklenme" hareketimiz devam ediyor diyebilirim. Açıkçası Ağustos Ayında çarşı pazar gezerken bu intibayı elde etmiştim. Sosyal Medya'dan da 16 Ağustos tarihinde şunu paylaşmıştım:

"Dipten toparlanma yok dipte sürüklenme var"

Bu yorumuma itiraz eden çok olmuştu ama, şimdi görülüyor ki gerçekten dipte sürüklenerek yola devam ediyoruz. Beklenti anketlerinin de aynı şekilde yerde seken bir top gibi hareket ettiğini görmekteyiz. Yani üretim endeksleriyle beklenti anketleri benzer eğilimler gösteriyor. 

Baştan tekrar edeyim. Açıklanan Sanayi Üretim Endeksi Ağustos Ayına ait. Yani iki ay öncesinin rakamları bunlar. Bir başka deyişle 3. çeyrek büyümesini ilgilendiren rakamlar bunlar. Bu seyre bakarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Eğer yıl sonu % 0 civarında bir büyüme istiyorsak bundan iyisini yapmak zorundayız.

Ankara'nın son iki aydır ekonomiyi canlandırmak adına yaptığı hamlelerin olumlu sonuçlar verip vermediğini görmek için daha 1-2 ayımız var. Çünkü rakamlar gecikmeli olarak geliyor. Bu sebeple beklenti anketlerini, perakende rakamlarını ve kapasite kullanım oranlarını doğru şekilde analiz etmemiz gerekecek. Bence sokağa çıkıp çarşı-pazarın havasını koklamak lazım. Aksi taktirde değerlendirmeler eksik kalabilir. 


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 15.10.2019 07:31:01

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.