Cinsiyet ayrımcılığından Doların saltanatına..

Cinsiyet ayrımcılığından Doların saltanatına..

 

Madem her şey sakinleşti, başka detaylardan bahsedebilirim. Dün Atina'daydım. Bu sabah ise KKTC'deyim. Trump'ın mektubu haricindeki konuları konuşabilmek büyük nimet. 

Dediğim gibi, dün WPP'nin STREAM adındaki toplantılar dizisi için Atina'daydım. Bu toplantılardaki konuşmacılar klasik usulden farklı olarak, 360 derecelik bir oturma düzeninin tam ortasında herhangi bir sunum yapmadan fikir yarıştırıyor. Ayrıca da yeni tartışmaları ateşliyor. Ben bu toplantıda "ekonomi, bankacılık ve finansın geleceği" konulu bir tartışmayı ateşledim. Soruları yönlendirip, dünyanın dört bir tarafından gelenlerin gelecek ile öngörülerini bir potada eritmeyi başardım diyebilirim. Bana bu fırsatı verdiği için WPP Türkiye'nin lideri Demet İkiler'e teşekkürü bir borç bilirim. 

Demet Hanım, dün cinsiyet ayrımcılığı üzerine son zamanlarda yayınlanmış en başarılı kitabın yazarı olan Caroline Ciriado Perez'i yüzlerce davetlinin karşısında başarıyla ağırladı. Türk Kadınlarının adeta gururu oldu.  Bu arada "Invisible Women" yani "görünmeyen kadınlar" adlı eserin acilen Türkçe'ye çevrilmesi lazım diye düşünüyorum. Bu toplantıların güzel tarafı şu: Kimse kimsenin ünvanını ve görevini önceden bilmiyor. Herkes eşit ve birbirine ismiyle hitap ediyor. Yemek masasında ya da bir kahve içinde sohbet ederken insanlar birbirini tanıyor. 

Afrika kökenli bir hanım efendinin telaffuzu zor olan ismini öğretme mücadelesinden, Londra'daki meşhur taksilerden biriyle dünyayı dolaşanlara kadar herkes söz alıyor. Ancak her hikayenin bir iddası ve vermek istediği bir etik mesajı var. Eğlenceli başlayan her hikayenin sonuna doğru ya gözleriniz yaşarıyor ya da o zamana kadar aklınıza hiç gelmemiş bir fikir canlanıyor. 

"Daha 25 yıl Dolar sahnede kalacak..."

Dün sabah erkenden kendi panelime hazırlanırken, Doların saltanatı ile alakalı bazı haberler gözüme çarptı. Daha güneş doğmadan internete düşen haberler ilgimi çektiği için sonuna kadar okudum. 

Bir habere göre Merkez Bankalarında görev alan uzmanlar,  doların en azından 25 yıl daha en güçlü para özelliğini muhafaza edeceğini söylüyorlar. Bir Avrupa Bankası'nın (UBS)  otuz merkez bankası ile gerçekleştirdiği ankete katılanların yaklaşık % 66'sı yukarıdaki inançlarını ifade etmişler. IMF geçen ay merkez bankalarının 11.7 trilyon dolarlık döviz rezervinin yaklaşık % 62'sinin Amerikan Doları olduğunu açıklamıştı. Dolayısıyla bu sonuç bizi şaşırtmamalı. 
Aslında geriye dönüp bakıldığında da manzara aynı. Merkez Bankalarının son 25 yılda da rezervlerinin % 60'ından fazlası ABD Doları imiş. 
Ankete katılanlar bir başka beklentiyi de dile getirmişler: Buna göre Çin Yuan'ı gelecek 25 yılda dolar veya euro seviyesinde bir rezerv para haline gelecek. Ankete katılanların neredeyse % 40'ı böyle demiş. Ancak henüz Merkez Bankalarının Rezervlerinde bu yönde bir değişikliğin başladığı gözükmüyor. 
Bu arada Euro'nun durumundan da haber vereyim: IMF'nin aynı raporuna göre ikinci çeyrekte döviz rezervlerinin % 20'sini Euro oluşturmuş. Elbette bu incelemeyi ülke bazına indirdiğimizde farklı sonuçlara ulaşabiliriz. Değişmeyen tek gerçek Doların, ABD'nin parası olmaktan çok uluslararası bir değer saklama aracı ya da değiş tokuş aracı olarak öne çıktığı. Dünkü konuşmamda bu durumun sakıncalı ve avantajlı taraflarından bol bol bahsettim. İlerki günlerde sizinle paylaşacağım.


Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 18.10.2019 07:32:18

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.