Bu işte yaya kalan Avrupalılar oldu..

Bu işte yaya kalan Avrupalılar oldu..

 

Türkiye'nin ABD ile Kuzey Suriye'deki operasyondan kaynaklanan elektriklenme şimdilik yerini sakinliğe bırakırken, bölgede uzun süredir "gizli gizli" işler yapan AB ülkeleri panik halinde saldırıya devam ediyor. Tam bu esnada çözülmüş gibi gözüken Brexit işi yine bozuldu. 

Konuyla ilgili detayları bugün yayın hayatına başlayan "Pencere" gazetesindeki köşemde yazdım. Arzu eden oradan takip edebilir. Ben şimdilik piyasalardaki gelişmeleri sizin için analiz edeceğim. 

Şartlı Ateşkes'ten hemen sonra piyasalar sakinleşti diyebilirim. Sadece Dolar/TL değil gösterge tahvilin faizinde de gözle görülür bir gerileme oldu. Euro/TL'deki direniş ise Brexit konusunda gelen pozitif haber sebebiyle Euro'nun Dolara karşı değer kazanmasından kaynaklanıyor. Ancak hafta sonu işler tekrar bozuldu. Eğer Birleşik Krallık bir kere daha süre isterse orada dengeler yine değişecektir. Tekrar hatırlatalım Euro/TL kuru kendi başına belirlenmiyor. Dolar/TL ile Euro/Dolar'ın çarpılmasıyla hesaplanıyor. Yani Euro/TL bağımlı değişken durumunda. Kime bağımlı ? Elbette Dolara. 

"Yeni kitabım yakında elinize olacak..."

Geçen hafta başından beri 3 değişik ülkede konferans verdim. Siz bu satırları okurken ben Antalya'da başka bir toplantıda konuşmaya hazırlanıyorum. Özetle söyleyeceğim şu: ABD ve Türkiye arasında işler rayına girdi ancak, ekonominin temel meseleleri ortada duruyor. Pek yakında beğeninize sunacağım yeni kitabımda da bu durumun sebeplerini sosyal-ekonomik-politik pencereden anlatmaya çalıştım. Ulu Önder'in aramızdan ayrıldığı 10 Kasım günü, TÜYAP kitap fuarında kitabı imzalarken değerli okurlarla fikirlerimi paylaşacağım.

"Neden böyle olduk ? Şimdi ne olacak ? Peki ne yapmalıyız" sorularına cevap vermeye çalıştığım kitapta, Türkiye'nin kur ataklarına karşı bu kadar çaresiz olmasının sebeplerini anlatırken, neleri yanlış yaptığımızın da altını çizdim. 

Aslına bakılırsa, cari açık ya da bütçe açığı vermeden büyüyemediğimiz için sürekli olarak "dış kırılganlık" yaşıyoruz. Kamu harcamaya doymuyor bu sebepler vergi ve iç borç yoluyla para topluyor. Hane halkına ve özel sektöre para kalmıyor. Hem güvensizlik hem de basiretsizlik sebebiyle TL'den Dövize kaçış oluyor, döviz kredileri yüksek seviyede seyrediyor. Böyle bir ülkede Dolar/TL'nin yönünü her zaman siyaset belirler elbette. Trendi ise ekonomin temel parametreleri belirliyor.

Hem iç hem dış siyaset hem de ekonominin parametreleri konusunda akıllarda soru işareti varsa, TL'ye teveccüh edilmemesi doğal bir sonuç değil mi ? Bu konunun enine boyuna tartışılmaması, maalesef bizi kısır döngüye sokuyor. Dünyaya meteor düşse, Türkler "dolar ne olur ?" diye soruyor. Adeta "bize ne olur" sorusu ile "dolar ne olur" sorusu özdeşleşmiş durumda.

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 21.10.2019 07:17:17

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.