Yoksa umut köpükleri su yüzüne çıkıyor mu ?..

Yoksa umut köpükleri su yüzüne çıkıyor mu ?..

Bu tabiri eski bir arkadaşımdan duymuştum. Lisedeki öğretmeni sözlüye kaldırdığında böyle dermiş. Türkiye Ekonomisini sözlüye kaldırsalar acaba ne derlerdi ?

 

Uzun bir süre geçer not alamayan bir öğrenci bir anda düzelme belirtisi gösterince bir öğretmen ne hissediyorsa, uluslararası kuruluşlar da böyle hissediyor sanırım.

 

Geçen hafta Tüketici Güven Endeksi açıklandı ve uzun bir zamandır beri toparlanmakta zorluk çeken endeksin üst üste yükseliş gösterdiğini gördük. Ancak söylemem lazım, bu yıl yaşadığımız seçim atmosferi sebebiyle bir ara geçen yılın rakamlarından bile aşağıda seyretmişti.

 

Önce Sanayi Üretimi sonra da Reel Kesim Güven endeksi, ardından da Tüketici Güven Endeksindeki toparlanma başta Uluslararası Kuruluşlar olmak üzere, birçok kurumun Türkiye ile ilgili beklentilerini revize etmeleri sonucunu yarattı. Tüm bu gelişmeler CDS Primlerinin 300 seviyesinin altına gerilemesini sağladı.

 

Son olarak, OECD Türkiye'nin bu yıl için büyüme tahminini % - 0.3'ten  % 0.3'e, 2020 beklentisini ise % 1.6'dan % 3'e yukarı yönde revize etti. Bu yılın büyüme oranı YEP ile uyumlu gibi gözükse de, 2020 için başta FITCH dahil olmak üzere herkes temkinli yaklaşıyor. Ancak, olumlu gelişmelere rağmen bu yıl olduğu gibi 2020’de benzer şekilde gecikmeli bir revizyon yapmamalarını umut ediyorum. Şimdi OECD raporunun detaylarına bakalım.

 

Enflasyon ile ilgili olarak: 2019 tahmini %15.8, 2020 tahmini %13.2 olarak şekillenmiş. Bunlar da YEP hedefinden ciddi şekilde uzakta. Anlayamadığım ise şu: Yıl sonunda enflasyonun çift haneye döneceğini ben de tahmin ediyorum ama, son iki ayda 7 puan birden yükseltecek ne gibi bir gelişme bekleniyor ? Hatta Kasım ayı da geride kalmakta olduğu için, Aralık’ta bir zam furyası mı bekleniyor ? Gerçekten sorgulanması gerekiyor.

 

Cari açık öngörüleri nispeten daha mantıklı ve YEP ile uyumlu diyebilirim: 2019 cari denge/GSYH tahmini % 0.3, 2020 için ise % - 0.7. Bu yıl cari fazla vereceğimiz belli oldu, gelecek yıl için en az % 3 büyüme beklendiğine göre cari açık tahmini rasyonel bir patikada diyebilirim.

 

OECD'nin Ekonomik Görünüm Raporu'nda büyümenin son aylarda toparlandığı, teşviklerinin iç talebi tahmin edilenden daha fazla canlandırdığı, TL'nin değer kaybının da ihracatı desteklediği belirtilmiş. Açıkçası, son cümle için aynı kanaatte değilim. Yabancı Kuruluşların ihracat ile ilgili yaklaşımları fazla klişeleşmiş gibi. TL’nin düşüşü kayda değer olmadığı gibi, ihraç mallarının değerinde de gerileme var. Aynı gelir için daha fazla mal satan bir konumda ihracat.

 

Şu cümle de dikkat çekici: "Ancak zayıf dış talep, jeopolitik belirsizlikler, özel sektör bilanço sorunları büyümeyi % 3 civarında tutar, bu da potansiyelin altında". Demek ki OECD de Türkiye’nin büyüme potansiyelini % 5 civarında görüyor.  Bir de şunu ilave etmişler: “Uluslararası güven ortamının yeniden sağlanması için makroekonomik çerçevenin sadeleştirilmesi ve daha şeffaf hale getirilmesi gerekli”. Çok da yanlış bir yaklaşım olduğu söylenemez. 

 

"Küresel Beklentiler olumlu değil..."

 

Rapor sadece Türkiye ile alakalı değil elbette: OECD 2019 yılında küresel büyümenin % 2.9 ile finansal krizden beri en düşük seviyede olacağını belirtmiş, 2020 beklentisini de % 3'ten % 2.9'a düşürmüş. Aşağı yönlü risklerin gerçekleşmesi halinde küresel büyümede daha fazla yavaşlama görülebileceğinin altı çizildi. Açıkçası “aşağı yönlü riskler” literatüre girmiş biraz süslü ama anlamsız bir tabir. Sanıyorum “korktuğumuz felaketler başımıza gelirse” demek oluyor.

 

Bu arada OECD 2019 için ABD’nin büyümesini %2.3 'e düşürürken, Euro Bölgesi tahminini % 1.2'ye, Çin’in büyüme tahminini de % 6.2'ye yükseltilmiş gözüküyor. ABD ve AB’deki düşük büyümelere rağmen, buraya en çok mal satan Çin’in büyüme tahminlerinin yukarıya doğru revize edilmesi en başta anlamsız geliyor elbette. Ancak Çin’in ihracatında katma değerli ve  yüksek teknolojili ürünlerinin ağırlığı arttıkça büyüme oranlarının % 6’dan aşağıya düşmesi pek mümkün gözükmüyor diyebilirim.

 

 

Prof. Dr. Emre Alkin 

 

 

 

Eklenme Tarihi : 25.11.2019 07:31:20

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.