Büyüme rakamları ve beklentiler üzerine..

Büyüme rakamları ve beklentiler üzerine..

 

 

Bana sürekli olarak “Hoca uzun yazma okuyacak vaktimiz yok” diyenlerin sayısı arttığı için, özet ve net bilgi vermeye çalışıyorum.

Bu arada üzülerek görüyorum ki, insanların yaşamaya bile vakti yok. Biraz başlarını yaptıkları işlerden kaldırsalar, dünyada neler oluyor görecekler. Geçenlerde uçağa binerken iki kişinin bağıra çağıra iş konuştuğunu duydum. Katma değeri düşük ve ilginç olmayan bir üretim için etraftaki herkesi meşgul ettiler. Sadece onlar değil entelektüel olduğunu iddia eden insanlar da çok yüzeysel konuları bir koltuktan diğerine bağıra bağıra tartışıyorlar. Şunu bilseler ne güzel olurdu: her zaman gördüğümüzden de bildiğimizden de fazlası var. Bunu bilsek çocuklarımıza da miras bıraktığımız gürültücülük bitecek. Sessizliğin erdemine varacağız.


Ben konuya geçeyim: Dün yılın üçüncü çeyreğine ilişkin büyüme verilerini televizyonda ve medya organlarında değerlendirdim. Temmuz-Eylül dönemini kapsayan üçüncü çeyrekte ekonomi % 0.9 büyümüş. Çok şaşırtıcı bir rakam sayılmaz. Yani benim için sürpriz olmadı. Ama % 1 ve üzerinde büyüme bekleyenler de vardı ki, bence yüksek bir beklentiydi. Neye dayanarak bunu bekliyorlardı bir türlü anlayamadım. Sağlıklı bir öngörü ve isabetli tahmin için biraz çarşı pazar dolaşmak lazım..

Bir önceki yıl çıkan kötü rakamlar nedeniyle 2019 yılının bu döneminde baz etkisiyle daha iyi verilerle karşılaşacağımızı söylüyorduk ki nitekim öyle oldu. Bu olumlu eğilim devam ederse Türkiye’de yıllık % 0 civarında büyüme gerçekleşmiş olacak. Dördüncü çeyrekte daha iyi bir büyüme rakamı bekliyorum. Böylece Türkiye 2019 yılını % 0 ile % 0.5 arasında bir büyümeyle kapatacak gibi gözüküyor. Açıkçası, % 0.5’in üzerinde bir yıllık büyüme benim için sürpriz olur ama böylesi bir durum olursa sevinirim tabii ki.

"Uluslararası kuruluşların hatası..."

Şunu da belirtmeliyim: Yılın ilk 10 ayı süresince OECD, Dünya Bankası ve IMF, Türkiye ekonomisinde 2019’da % 2.5 gibi ciddi bir daralma öngördüklerini söylediler. Ama ben bu öngörülerin yanlış olduğunu söyledim durdum. Çünkü karış karış ülkeyi dolaşıyorum ve yaptığımız tüm ortak akıl toplantılarından aldığımız bilgilerin, edindiğimiz izlenimlerin de katkısıyla gördük ki Türkiye ekonomisi yılı % 2.5’lik bir daralmayla değil, % 0 veya çok küçük de olsa pozitif bir büyümeyle tamamlayacaktı. Öyle de olacak gibi gözüküyor.

IMF, Dünya Bankası ve OECD Türkiye ekonomisine ilişkin tahminlerini maalesef Ekim ayında düzeltti. Ama çok geç oldu. Hatta bu gecikme nedeniyle Türkiye’nin algısı da bozuldu. Aslında Türkiye biraz da bu kurumların rapor yayınlama takviminin azizliğine uğramış oldu. Yani ülke algısı o gecikmeye takıldı kaldı. 

Büyüme rakamlarının detaylarına bakınca bir uyarı daha yapmak istiyorum:  Üçüncü çeyrekte inşaat faaliyetlerinin yavaşlamış, sektör sert şekilde daralmış. İnşaat faaliyetiyle Türkiye’nin bir yere varamayacağını, sanayiye, üretime, katma değer yaratan sektörlere önem verilmesi gerektiğini hep söylüyorduk. Eldeki rakamlar, inşaata dayalı büyümenin bizim başımıza ne tür sorunlar açacağını da göstermiş oldu.

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 3.12.2019 07:30:06

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.