Karekodlu çek çare oldu mu ?...

Karekodlu çek çare oldu mu ?...

 

Altınbaş Üniversitesindeki Doktora öğrencilerimizle yaptığımız çalışmalar hem keyifli hem de bilgilendirici oluyor. Her ders Doktora adaylarının farkı sektörlerle alakalı sunumlarını izliyoruz. Bu sunumlar bilim insanlığının en üst mertebesi olan Doktor ünvanını hak edecek ciddi çalışmaların bir özeti niteliğinde.

Özellikle, doktora adaylarının çalışmalarında 3 önemli unsura dikkat çekiyoruz:

- Bilime katkı
- Ülkeye katkı
- İnsanlığa katkı

Bu sebeple, talep ettiğimiz çalışmalar vaka analizi veya durum tespitinden çok çözüm önerileri ve reçeteler şeklinde oluyor. Elbette bu çözümleri pozitif bilimlerin bir numaralısı olan matematik ile test ediyoruz. Böylece kritik karar alıcılara öneri olarak sunulabilecek ciddi çalışmalar ortaya çıkıyor. 

Son olarak, Doktora Öğrencilerimizden  Sayın Ayşegül Karabıyık'ın yaptığı bir çalışmayı inceledik. Türkiye'deki çek piyasasındaki sorunlar ve çözüm önerileri üzerine yazılmış olan çalışmanın ana hatlarını bilginize sunuyorum. 

Başlangıç olarak, klasik çekin diğer banka enstrümanları olan banka ve kredi kartları, eft/havale, DBS ve karekodlu çeke karşı en önemli avantajlarını şu şekilde sıralamış: Ciro edilebiliyor, teminat olarak verilebiliyor, banka dışı müşteriler kullanabiliyor, ayrıca kambiyo senetlerine haiz icra/haciz usüllerindeki tüm ayrılacıklara sahip. Bunlardan da önemlisi aynı EFT/HAVALE ve DBS'de olduğu gibi vadeli olarak düzenlenebiliyor. Belki de çeki en ayrıcalıklı enstrüman haline getiren bu özelliği. 

Çek ciro edildikçe ekonomik faaliyetleri büyüten ama bi o kadar da riskli hale getiren bir enstrüman. Mesela 2017'de karşılıksız çeklerin sayısı 311.308 adet iken 2018'de bu rakam 504.611'e çıkmış. Bu karşılıksız çeklerin toplam değeri 2017'de 13.5 Milyar olmuş, 2018'de ise toplam karşılıksız çek tutarı 25.5 Milyara yaklaşmış. Yani bir yıldan diğerine  neredeyse 2 kat artmış. 

Türkiye'de verilen çeklerin TL Haciminin Milli gelire oranı son 10 yılda % 25-29 arasında gelişmiş. Geçen yıl toplam hacim 853 Milyar TL'ye ulaşmış. Ciddi bir rakam diyebilirim. Şimdi bu çeklerin karşılıksız olanlarına biraz değinelim. 

2010 yılında karşılıksız çıkan çeklerin tahsilat oranı % 65.6 iken yıllar itibarıyla bu oranda dramatik bir düşüş gerçekleşmiş gözüküyor. Geçen yıl yani 2018'de karşılıksız çeklerin tahsilat oranı % 16'ya gerilemiş. Ayrıca geçen yıl ay ve ay karşılıksız çıkan çeklerin toplam çeklere oranı artmış. Bu da bize gösteriyor ki geçen yıl gerçekten herkes için oldukça kötü bir yılmış. Ancak, karşılıksız çeklerin tahsilat oranı 10 yıldır sürekli düşüyor bunu da belirtmem gerekiyor. 

"Çare başka yerde.."

Peki karekodlu çek bu durumu değiştirdi mi ? Hem Ayşegül Hanım hem de uzmanlar bunun aksini söylüyor. Bu uygulamanın da kağıt çeke dayalı bir geliştirme olduğunu söylerken, sahte çek sorgusundan vade takibine kadar yine sistemde sıkıntılar yaratacağının altını çiziyorlar. Hatta karekodlu çeklerin fotokopi ile çoğaltıldığını ve güvenlik sorgulamalarından kolaylıkla geçtiğini de belirtiyorlar. Ayrıca, karşılıksız çek verenlerin çek defterleri de kullanıma kapatılmıyormuş. Bunlar gerçekten ciddi sorunlar. Ancak mesele çözümsüz değil merak etmeyin.

Ayşegül Hanımın çözüm önerisini burada söylemem imkansız. Ancak, şu an itibarıyla bile test ettiği ve güvenlik sorgulamalarını tamamladığı bir çözümü var. Bu çabasıyla yukarıda bahsettiğimiz ve dikkat çektiğimiz unsurlara katkı yaptığı sevinerek görüyorum. Yine de, yukarıdaki durum tespitine bakarak ortada ciddi bir sorun olduğunu kabul etmek zorundayız. Şu ana kadar ortaya sunulan çözüm önerileri bir hayır getirmiş gözükmüyor.  Bu sebeple, Sayın Ayşegül Karabıyık ve diğer doktora adaylarımızın yaptıkları çalışmaları önemsiyorum. 

Onlar çalıştıkça Türkiye'nin geleceğinin parlak olduğuna inancım artıyor. 


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 5.12.2019 07:32:31

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.