"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

2020 öncesinde kritik iki gün...

 

Ve ilk önemli karar bu akşam çıkacak. Fed açıklama yapacak, ardından ertesi gün hepimiz TCMB kararına odaklanacağız. 

Fed kararı hakkında ciddi bir muamma var iken, TCMB kararı ile ilgili bir konsensus oluşmaya başladı. Bloomberght tarafından yapılan bir ankette, Merkez Bankası'nın faizleri 150 baz puan civarında indireceğine dair bir medyan oluşmuş. Normal Şartlarda bu tip yönlendirmeleri oldukça rahatsız edici bulsam da, piyasanın görüşünü ve beklentisini yansıtması açısından değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Merkez Bankası bazen liderlik edecek bazen de piyasayı dinleyecek. Önemli olan ne zaman liderlik edeceğini, ne zaman dinleyeceğini doğru tespit etmesi.

Anlaşılan şu ki herkes 150 baz puan civarında bir indirim bekliyor. Bu arada Merkez Bankası'nın zorunlu karşılıklar ile ilgili düzenlemeriyle alakalı yorumlar da geliyor. Bana göre TCMB elindeki enstrümanları elverdiğince becerikli şekilde kullanmaya çalışıyor. Son altı ayda hem büyümeye katkı verirken hem de finans kurumlarını rahat ettirmek için elinden geleni yaptı. Son düzenlemenin anlamı bana göre şu:

Bir önceki uygulamada kredilerin % 10 ile % 20 arasında yükseltilmesi şartı vardı. Ancak teknik olarak bir hassas ayar yapmak gerekti sanırım. Böylece her kredinin değil, tariflenmiş kredilerin artışı üzerinden enflasyon oranı ile beraber yeni bir karşılaştırma getirildi. Bu şekilde mal ve hizmetlerin alımı doğrultusunda verilen kredilerin söz konusu kalemlerdeki fiyat artışlarından doğacak yükselişlerden arındırılması mümkün olacak. Özetlersek, "taze krediler" değerlendirme içinde kalacak, hayatın normal akışı içinde kendiliğinden büyüyen krediler değerlendirme dışında kalacak. 

"Devletin kaynak sorununu çözmesi gerekiyor.."

Aslında buna benzer bir yaklaşımı 2009 yılında ABD yapmıştı. Fed tarafından bankalar sağlanan kaynağın krediye dönüp dönmediği incelemek üzere komisyonlar kurmuş ve parametreler belirlemişlerdi. Bir de üzerine yemin ettirilmişti banka genel müdürlerine. Bizim coğrafyamız için gülünç sayılabilecek bir uygulama ama ABD'de bir kere yemin ettikten sonra, bu yemin bozulursa cezası oldukça ağır oluyor.

Özetle, Merkez Bankası'nın gelecek yıl toplantı sayısını 12'ye çıkarması ve yeni enstrümanlar sürmesi, 2020 yılında ciddi bir bilgi ve uygulama bombardımanına maruz kalacağımızı gösteriyor.TCMB bir yandan enflasyon oranlarını takip ederken, diğer taraftan likiditeyi "sıkıştır-gevşet" şeklinde idare edecek. 

Diğer taraftan Devletin bir şekilde kaynak yaratması da gerekiyor. Bunu en iyi şekilde yapması için ekonominin düzelmesi ve yeni bir hikaye ile ortaya çıkması gerekiyor. Yeni hikayenin ne olduğu konusunda heniz bir fikir birliği olmadığını da görüyorum. En azından erken seçim olmadan, 2023 yılına kadar sakin şekilde seyretmemiz bile yeterli olur diye düşünüyorum. 

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 11.12.2019 07:28:35

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.