"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

Fed duygusal mı davrandı ?...


Sonunda beklenen karar geldi. Fed faizleri değiştirmedi ve ekonomik sebeplere dayanmayan faiz indirim furyasına ara verdi. Meselenin buraya kadar bile gelmeden sonlanması lazımda ama  arada yaşananlar buna engel oldu diyebilirim.


Geriye dönüp bir hatırlatayım: Fed Başkanı’nın Trump ile arasında geçen tuhaf diyaloglar ve FOMC Komitesinin verdiği kararların tarihçesini hem ekonomi hem de haber kanalları oldukça renkli bir şekilde yorumlamışlar. Ben de sizler için yorumumu da katarak paylaşmak istedim.


Jerome Powell 2018 yılının Şubat Ayında göreve başladı.  Faiz artırımlarıyla dikkat çeken ve ABD tarihinin ilk kadın Fed Başkanı olan YELLEN’den sonra görev devralan POWELL, 3 toplantıda üst üste faiz indirimi yaparak tarihe geçti. Toplantı öncesinde yapılan yorumlarda bir kere daha faiz indirimi yapıldıktan sonra 2020 yılında ekonomiyi izleyeceği iddia ediliyordu.


Açıkçası mantık, teknik ve bilim yan yana geldiğinde Fed’in faizleri indirmesi için herhangi bir sebep yoktu. Ancak, siyaset ve piyasa aktörleri yan yana gelip Fed Yönetimini kıskaca alınca, uzmanların isabetli yorum yapmaları imkanları kayboldu diyebilirim. Dolayısıyla özellikle son aylarda “faizlerin ineceğini söylemiştim” şeklinde konuşanların, bu argümanı psikoloji-sosyoloji-siyaset bilimi üçgenine dayandırmıyorlarsa üzülerek söylüyorum ki şanslı tahminlerde bulunmaktan öteye geçmemişler.

"Bundan sonra Beyaz Saray konuşacak.."

Karara 24 saat kala, Fed yetkililerinin yarınki toplantıda faiz oranlarında değişikliğe gitmesinin beklenmediği üzerine yorumlar tavan yapmaya başladı.  Hatırlarsak, Fed Temmuz ve Eylül'den sonra bir de Ekim ayında faizi 25 baz puan indirerek % 1.75-1.50 bandına çekmişti. Hatta, Fed Başkanı Powell toplantı “ABD ekonomisinin ve para politikasının iyi bir yerde” diye açıklama yapmıştı. Ancak ne yapsa yaranamıyor.


ABD Başkanı Donald Trump'ın oldukça sert hatta hakaretamiz eleştirilerine maruz kalsa işine bakan POWELL, “Amerikan şirketlerinin borçluluk oranı ürkütücü” diye bir söz de sarf etmişti.   Aslına bakılırsa ABD’de kamunun da borçluluğu oldukça yüksek seviyelerde. Faizler düşük olsa da, faiz ödemeleri oldukça yüksek bir pay alıyor bütçede.


Eğer hatırlarsak, Trump geçen ay “faizleri sıfırın altına inmeli” demiş ve para politikasının özel sektörü baltaladığını dile getirmişti. Halbuki Amerikan iş dünyasının faizlerle ilgili herhangi bir şikayeti bulunmuyor. Bu arada boş durmayan Trump, POWELL’ı görev süresi bitmeden nasıl görevden alacağını da danışmanlarına sormuştu. Yani Fed dahil tüm Merkez Bankası Başkanları siyaset tarafından ciddi şekilde baskı altına alınmış durumda. Bunun sebeplerini daha önceki yazılarımda arz etmiştim.


Buradaki kritik nokta şu: Trump’ı idare etmek ya da onu tasvip etmediğini göstermek amacıyla POWELL’ın kritik bir karara duygusallık katmaması lazım. Yani 2020 seçimlerine tam 1 yıl kala Başkan’ın popülaritesini sakatlamak için veya güçlü olduğunu ispat etmek için karar almaması gerekiyor.


Artık karar açıklandı ve bundan sonraki süreçte POWELL’in Beyaz Saray’dan başlayacak beyanat bombardımanına hazır olması gerekiyor. 


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 12.12.2019 07:25:14

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.