Merkez Bankası için 2020 zor geçecek...

Merkez Bankası için 2020 zor geçecek...

 

Lafı fazla dolandırmadan konuya giriyorum: Merkez Bankası’nın politika faizlerini 2 puanlık indirimle yüzde 12’ye çekmesi şok bir karar olarak nitelendirilemez. Kasım ayında toplantı olmayınca, herkese 1.5 ay "aklına eseni söyleme" fırsatı doğmuştu. Kafa karışıklığı bundan kaynaklanıyor.

Bazı uzmanlar, özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın söylemleri ve Ankara siyasetinin etkisiyle Merkez Bankası’nın politika faizlerini tek haneye indirme teşebbüsünde bulunacağını iddia etmişti. Halbuki ben, bugüne kadar ortalığı kırıp dökmeden hem büyümeye destek verip hem de finans kurumlarını rahatlatarak yola devam eden Merkez Bankası’nın böyle radikal bir adım atmayacağını söyledim durdum. Hatta "ne me lazım" diye yazı bile yazdım Sizlerle paylaştım. 
 
Elbette, bu karardan çıkardığım bazı sonuçlar var. Mesela şu oldukça net: Merkez Bankası  2020 yılında fırsatını bulduğu anda faizleri tek haneye çekecek. 

Diğer taraftan faiz kararıyla ilgili açıklamaları da Merkez Bankası’nın enflasyon ve büyüme konusundaki iyileşmenin devam edeceğine dair bir beklentisi oluştuğunu gösteriyor.

"Ezberler bozulmadıkça doğru adımı atmak zorlaşır..."

Merkez Bankası’nın beklenenden biraz daha fazla faiz indirimi yapması korkulacak bir yan etkiye yol açmadığı gibi, kurlarda bir gevşeme bile oldu. Halbuki karar öncesi kiminle konuşsam "100-150 baz puan yeter, yoksa sıkıntı olur" diyordu. Ben ise asıl sıkıntının 400-450 baz puanlık bir indirimle olulacağının altını çizdim durdum. Sosyal Medya'da Merkez Bankası'nın yıl bitmeden tek haneli politika faizlerine geçiş yapacağını iddia eden epey uzman vardı diyebilirim.

Ancak yukarıda da belirttiğim gibi, toplantı sayısını 2020’de 12’ye çıkardığı için politika faizlerini tek haneye indirme gayretinin süreceğini rahatlıkla söyleyebilirim.

Bu arada, 2019 yılında "önden yüklemeli" şekilde, enflasyondaki düşüşü daha görmeden faiz indirimi yapan Merkez Bankası 2020 yılında bu kadar rahat davranamayacak. Toplantı sayısının artması da bize gösteriyor ki, MB bundan sonra enflasyondaki gelişmelere bakıp, ondan sonra faiz kararını verecek. 

Merkez Bankasının önünde iki büyük baskı unsuru var:

- Siyaset
- Enflasyonun düşmemek için inat etmesi

Aslında bu iki baskı unsuru birbirleriyle bağlantılı olarak hareket edecek. Enflasyon düşmeyince siyaset cephesi "geçen yıl faizleri düşürünce enflasyon da düştü, hala ne bekliyorsun ?" diyebilir. Diğer taraftan Merkez Bankası enflasyon düşmüyor diye faizleri indirmekten vaz geçebilir. Böyle yapınca da ilk şıkka geri döneriz yani siyasetin baskısına. 

Ekonominin gerçekleri ile ezberlenmiş cümleler uyuşmayınca sıkıntı çıkması kaçınılmaz oluyor. 


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 13.12.2019 07:31:39

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.