Elalem dijital dünyaya giderken bir nerelerdeyiz ?...

Elalem dijital dünyaya giderken bir nerelerdeyiz ?...

Ay başında Londra'da düzenlelen bir konferansta dünyanın geleceğini ve yapay zekayı konuştuk. Huawei’nin düzenlediği etkinlikte bana sorulan bir soruya şöyle cevap verdim:

- Yapay Zekanın önündeki en büyük engel nedir ?
- Kendi zekamız. O kadar çok beğeniyoruz ki, bırakın yapay zekaya başkasının zekasına da kıymet vermiyoruz.

Salondan hep kahkaha hem de alkış koptu. Ancak ben sözlerimi derinleştirdikçe sessizlik oldu. Siyasi İktidarların ve hakim konvansiyonel sektörlerin kendi akıllarını beğenen ve “yapay zeka gelişinde işlerinizi kaybedeceksiniz” tarzında konuşmaları en büyük engel olarak karşımızda duruyor.

Aslında bunu yapmalarının sebebi, kaynakların gereken yerlere değil kendi keyiflerine göre harcanmasını sağlamak. Fiber optik altyapıyı hızla genişletmek yerine, en büyük-en derin-en geniş-en uzun isimli Mega Projelere Kaynakları harcamak isteyen hükümetler ve onlardan iş kapmak için bekleyen iş insanları ülkelerin kaderlerini belirliyorlar. Popülizm ve safsata siyaseti kamuyu o kadar büyüttü ki, dev bir canavar gibi her şeyi yutuyor ama doymuyor yine de. Teknolojiyi de yeni gelir kapıları yaratmak ve ya herkesi kontrol etmek amacıyla kullanılıyorlar. Amaç katma değer ve hız değil, amaç keyfiyet. Dolayısıyla 5G’yi değil kendi varlıklarını öne çıkarmış insan gruplarından bahsediyoruz.

"Şahsi çıkarlar için toplumun ilerlemesini geciktirenler..."

Elbette bu çevre anonim ve otonom dünyanın nimetlerinin yayılmasını istemiyorlar. Bunun yerine yine konvansiyonel bir yaklaşımla “çılgın projeler” üretiyorlar. Ulaşılması zor havalimanları, geçilmeyecek kadar pahalı köprüler ve tüneller, ekolojik facialar yaratacak anlamsız projeler hep bu popülist-otoriter yaklaşımların ürünü.

Vatandaşına “ben senin için iyisini düşünürüm, sen düşünme” diyerek çoğunluğun oyunu aldığı için, insanların hayatlarını, tabiatı, canlıları etkileyecek bir kararı sormaya gerek görmeyen politika anlayışını sadece dijitalleşmeyle önleyebiliriz. Özetle, Merkez Bankalarından Finans Kuruluşlarına kadar herkesi emrine almış olan popülist siyaseti durduracak olan tek güç dijitalleşme-blokzincir-kripto para üçlüsü olacak.

Milletin ya da ülkenin değil siyasetin emrine amade kurumların kifayetsizliğinden ancak yüksel teknolojiyle kurtulabiliriz. Dolayısıyla yeni Mega Projemiz ağaçları kesip denizleri kirleten, binalar diken, eğitimsiz işgücüne talebi artıran bir proje olmamalı. Gençleri inşaat vadeden bir gelecek sunamayız. Enerjilerini ve bilgilerini değere çeviren bir gelecek lazım bize. Taşa çeviren değil.

Not: Bu yazı geçen hafta https://www.kriptoarena.com/ 'da yayınlandı. Ancak Kanal İstanbul tartışmaları alevlenince bir kere daha paylaşayım dedim. 

 

 

 

Eklenme Tarihi : 16.12.2019 07:28:00

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.