"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

Sanayicinin hislerini anlamak lazım..

 

Dövizin yükselişi, diplomatik gerginlikler, iç siyasetteki yeni ihtimaller vs derken, sanayicinin beklentilerini göz ardı etmemek gerekiyor. Çünkü ülke onlarla ayakta duruyor.

Son iki yıl içinde 60'tan fazla ortak akıl toplantısında moderatörlük yaptım. Bu toplantıların 20'ye yakını de Organize Sanayi Bölgelerinde oldu. Burada tanıştığım sanayiciler hem bana umut verdi, hem de kendilerini "terk edilmiş" hissetmeleri beni üzdü. Nereye gidersem gideyim sanayiciler "bizim kıymetimizi bilen yok" diyor. Sanmayın ki bunları söyleyenler emek yoğun sanayilerin liderleri. Uzay ve Havacılıktan Otomotive kadar herkes bu durumdan şikayetçi. 

Özellikle Organize Sanayi Bölgelerinin başlıca sorunlarına baktığımızda şunlar göze çarpıyor:

- Bazı OSB'lerde finans kuruluşlarının şubelerinin bulunmaması
- Baraj vs gibi altyapı hamleleri için proje kredisi desteği olmaması
- Demiryolu hatlarının bağlanmamış olması
- Şehir içi ulaşım ile alakalı sorunların giderilmemiş olması
- İtfaiye ve Güvenlik taleplerinin bir türlü karşılanmaması
- Ortak Satın alma ve Ortak Satış Organizasyonu oluşturulamaması
- İnsan kaynakları konusunda yaşanan sıkıntılar
- Telekom Altyapısının ve otomasyonun yetersizliği
- Devlet-özel sektör-üniversiteler arasındaki bağların güçlendirilmemesi
- Kapasite genişlemesi için yeterli arazi olmaması

Elbette, bölgelere göre değişen bazı maddeler mevcut. Ancak nereye gitsek, herkesin dilinde olan şikayet ve talepler bu şekildeydi. Bunların bir kısmı doğrudan finansman ile alakalıydı. Toplantılara katılan sanayiciler bankacılardan farklı teminatlandırma şekilleri talep ettiler. Birçoğu oldukça mantıklı taleplerdi. 

"Sanayici gerçekten acı çekiyor..."

Bazı talepler ise doğrudan mülki idareyi belediyeleri ve devleti ilgilendiren konularda yoğunlaşıyordu diyebilirim. Belediyelerin gerçekleştirmesi gereken bazı icraatları kaynak sıkıntısı sebebiyle doğrudan OSB'lere yükseldiğini gördüm. "Siz parayı bulun biz yaparız" şeklinde bir yaklaşım görülüyor. Diğer taraftan Türk Telekom'un da oldukça yetersiz bir hizmeti pahalı şekilde sunduğunu da müşahade ettik. 

Geri kalan taleplerin önemli kısmı, iş dünyasını kendi aralarında yaşadıkları klasik anlaşmazlıklar üzerineydi. Biz ısrarla "OSB'lerden başlayarak bir sanayi envanteri oluşturalım" desek de, toplantılara katılanlar, firmaların bu bilgileri vermekten kaçındıklarını söylüyorlar. Bu şartlar altında Ortak Satın Alma veya Ortak Satış faaliyetini de gerçekleştirmek zor. Çünkü firmalar her detayı "gizli bilgi" statüsünde değerlendiriyor. 

Unutmadan söyleyeyim: SPK tarafından lisanslanan gayri menkul eksperlerinin yanlış değerlemeler yaptıklarını, bu durumun krediye ulaşmakta engel oluşturduğunu neredeyse her organize sanayi bölgesinde duyduk. 

Bence Türkiye'deki tüm kamu kanaat liderleri ve kurumların OSB'leri merkeze alan toplantılar ve/veya temaslar gerçekleştirmesi gerekir. Sanayinin, insan kaynağının, teknolojik ve kritik altyapının ne durumda olduğunu bu şekilde anlayabileceğiz. 


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 20.12.2019 07:28:38

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.