"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

Dış Politikada güçlenirken Çin'e paçayı kaptırmayalım..

 

Son zamanlarda Türkiye, Suriye ve Libya konularında ciddi çıkışlar yaptı. Doğu Akdeniz meselesinde kuvvetli duruyor. Ancak Çin ile dengeli bir siyaset üretemiyoruz.

Çin'in teknoloji konusunda hızla ilerlemesi gıpta edilecek bir durum. Türkiye ise maalesef 5G teknolojileri ve dijital dönüşümde çok geri kaldı. Geniş Bant politikamız belirsiz. Ancak garip bir durum daha cereyan ediyor.

Geçenlerde, çok büyük dış ticaret açığı verdiğimiz Çin'e ait bir vagon Türkiye'ye geldi oradan Avrupa'ya geçti. Bununla övünenlere benim gibi düşünenler "siz ne yaptığınızı biliyor musunuz ?" diye ses yükseltince, sembolik olarak bir konteyner de trenle Çin'e gönderme kararı alındı. 

Çin'in ihracatının önünü açacak projelere destek verirken, Türkiye için tehdit ve fırsatların ne olduğunu tam olarak hesap etmeden işin içine girdiğimiz anlaşılıyor. Türkiye'nin içinde sanayicilerimizin ihtiyacını karşılayacak bir demiryolu ağı yok iken, "Çin'den gelen vagonu Avrupa'ya ulaştırdık" demenin kime ne faydası var bilemiyorum ? Bazen "elin taşıyla elin kuşunu vurma" işinde lüzumundan fazla kendimize güveniyoruz.

Kanal İstanbul'u yapacağız derken Köprü'nün % 51'ini Çinlilere sattığımız gibi. Aslında Türk Firmalarının, devletin en çok işlem gören kağıtlarının ve Türkiye'deki aktiflerin tamamı ABD ve Çin'deki bazı şirketlerin piyasa değerine eşit durumda. Yani "Çin'den bile hızlı büyüdük" diye övündüğümüz zamanlardan nelerele geldik. Demek ki, "ne oldum değil ne olacağım" demek lazım. 

"Libya Politikası şu ana kadar doğru işliyor.."

Doğu Akdeniz'de ne işimiz olduğunu soranlara cevap vereyim: Çok işimiz var. Orası da vatan toprağı ve orada da hakkımız var. Vatandaşımızın o denizlerdeki hakkını korumak devletin görevidir. Dolayısıyla meseleyi kısır bir bakış açısıyla değerlendirmek doğru değil. 

Libya ile aramızda giderek artan savunma ve ticaret ilişkileri belki de en önemli paradigma değişikliğini yaratacak gibi gözüküyor.İki ülke arasında başlayacak işbirliklerinin ABD ve Avrupa’dan çok Rusya’yı rahatsız ettiğini görüyoruz. Çünkü ABD’nin sabırlı ve emin bir şekilde Rus Unsurlarını bölgeden çıkmaya zorladığı gözüküyor. Suriye’de de giderek etkinliği azalan Rusya’nın Ukrayna’daki işgaline devam etme sebebi de buna dayanıyor. Orta Doğu’da yer bulamayınca BOP diye bahsedilen Büyük Orta Doğu Projesinin en ucunda yer alan Ukrayna’yı işgal ediyor. Etmeye de devam ediyor.

Türkiye’nin bölgedeki pozisyonu kritik önemde. ABD’nin Suriye’de talep ettiği bölgelere girmedikçe Türkiye'nin istediği her yerde etkinliğini artırabilme serbestliği Rusya’yı rahatsız ediyor. Bu aslında ABD’nin Türkiye’yi bu derece serbest bırakması, yaptığı bir yanlışı düzeltme niteliğinde.

Kendileri itiraf ettiği için rahatlıkla söyleyebilirim: Daha önce İŞID’e bilerek müdahale etmeyip Suriye Rejiminin ABD’ye yaklaşacağına dair yanlış bir tahminde bulunan Amerikan Yönetimi, Türkiye’nin bölgedeki etkinliğini artırmasına müsaade ederken Rusları sindirmeye çalışıyor. Ancak Türk ve Rus Askeri unsurlarının beraber devriye gezmesi hesapta olmayan bir gelişmeydi.

Bunun hemen arkasından Türkiye’nin Libya ile yakınlaşması hem Rusya hem de ABD tarafında endişe yarattı. Ancak şu ana kadar Türkiye bu durumu doğru şekilde yönetiyor diyebilirim. Aslına bakılırsa doğal gaz aramak için girdiğimiz Doğu Akdeniz’de yeni bir paradigma değişikliği yarattık. Hem ABD hem de Rusya’yı idare ediyoruz. Bunu başarmak kolay değil.

Diğer taraftan bu adımlardaki haklılığımızı ortaya koymak ve ikna edici olabilmek için kamu diplomasisi açısından fazla bir adım atılmıyor. 2020 yılında buna dikkat edilmesi gerekir diye düşünüyorum. Ciddi bir lobi faaliyetinin hem ABD hem Rusya hem de AB tarafında yapılırken, Afrika’da giderek güçlenmekte olan Çin’i ihmal etmemek gerekiyor. Diplomaside güçlenirken Çinlilerin yörüngesine girmeyelim. 

Anladım, kamuda para kalmadı ama kaynakların geldiği ülkelere göre de sürekli siyaset değiştirilmez. Sonunda başımız döner. 


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 26.12.2019 07:29:25

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.