Futbol ve bütçe limiti: Neden şimdi ?

Futbol ve bütçe limiti: Neden şimdi ?

 

Son zamanlarda neredeyse tüm spor kulüplerinden davet alıyorum. Hangi renkten olursa olsun tüm camialar Finansal Fair Play kurallarının bile futbolu kurtarmayacağı konusunda hem fikir. Ben de onlara "artık çok geç" diyerek daha sert önlemlere gerek olduğunun altını çiziyorum. Zaten bu sebeple TFF bir başka yaklaşımı devreye soktu.

Türkiye Futbol Federasyonu’nun gelecek yıl devreye girecek şekilde karar altına aldığı kulüplere yönelik "bütçe limiti" uygulaması gündeme bomba gibi düştü diyebilirim. Malumlarınız, geçmişte TFF Genel Sekreterliği görevinde de bulunmuştum. Bana sorduklarında cevabım şu oluyor: “Bugüne kadar finansal fair play kurallarına uyulmuş olsaydı, böyle sert kararlar alınmasına gerek kalmazdı”

Açıkçası, UEFA’da mücadele edenler hariç, Türkiye’deki kulüplerden finansal fair play kurallarını dikkate alan olmadığını düşünüyorum. Gayet net hatırlıyorum, geçmişte bazı kulüplere puan eksiltme cezaları verilmişti. Bu cezalar da ertelenerek, kurallara uymayan bu kulüpler ödüllendirilmiş oldu. Rakiplerin hakları yendi. Bugün itibarıyla böyle bir esneklik yaratma imkanı kalmadı diyebilirim. Bir zamanlar bu konuda yumuşak gidildiği için, finansal fair play kurallarının uygulanması için bir saha temizliğine gerek vardı. Bu saha temizliği TFF’nin bu sert kararıyla şekillenmeye başladı diyebilirim.

Türkiye'de tüm camialar çok büyük başarılar hedefliyor ama, bunun gerektirdiği altyapıya ve anlayışa sahip olduklarını söyleyemem. Futbol A.Ş.'lerin öncelikle, aldıkları borçlar karşılığında yeterli ölçüde değer yaratamadıklarını kabul etmeleri ve bu gerçeğe uygun hareket etmeleri lazım. Türkiye’deki Futbol A.Ş.lerin varlıklarının, altına girdikleri yükümlülüklerden, yani borçlardan daha küçük olduğunu görüyoruz. Bu durumdaki kulüplerin yaşama imkanı sadece tolerans ile olur. Fakat bizi buralara getiren de bu tolerans oldu.

Dolayısıyla, Futbol A.Ş.'lerin "borçlarımız ertelensin, bankalar araya girsin, bizlere destek verilsin" demeye hakları olmadığını düşünüyorum. Kulüplerin ilk önce bütçelerini küçültmeleri şart. Küçültmezler ve transfer ettikleri futbolculardan zarar etmeye devam ederlerse, Türk futbolunu hiçbir şekilde ileri götüremeyeceğiz. Buna eminim.

“Geri adım atılmaması gerekir.."

Maalesef, yabancı bir futbolcu Avrupa’daki herhangi bir kulübe 3 liraya transfer olacaksa Türkiye’den teklif aldığında 5 lira istiyor. Bu fiyat farkının sebebi ise, FİFA’da birikmiş olan yüzlerce davamız diyebilirim. Görev yaptığım zamanlardan bu yana değişmeyen şikayet şu: “Türkler menajerlere ve futbolculara para ödemiyor". Bu şikayetler sebebiyle normalde 3 TL'lik değeri olan oyuncuyu 5 liraya alıyor, sonra 4 TL'ye sattığımızda 1 TL zarar ediyoruz. Özetle Türkiye'deki yabancı transferlerin önemli bir kısmı itibar sorunu sebebiyle Futbol A.Ş'lere zarar yaratıyor.

Portekiz ligindeki takımlar ise Türkiye’dekilerin yarısı düzeyinde borçlu ama bizden kat kat fazlası kadar değer yaratıyorlar. Portekiz ligindeki takımlar aldıkları borcu değere çevirmekte başarılı. Türkiye’deki kulüplerde ise durum maalesef tam tersi. O yüzden de sürekli zarar ediyorlar. Dolayısıyla buna karşı önlem olarak TFF çok doğru bir karar aldı ve kulüplerin bütçelerine sınırlama getirdi diyebilirim.

Tabii alınan bu kararları hedeflerine ulaşması için TFF’nin ilkeli davranması gerekiyor. TFF maalesef, benim çalıştığım zamanda da prensiplerinin arkasında duramayan bir kurumdu. Epeyce zorlandım diyebilirim. Yine de, TFF son kararıyla futbol kulüplerine sadece borçlanma açısından değil, harcama açısından da bir kısıtlama, önlem getirmiş durumda. Oldukça önemli bir adım şeklinde nitelendirilebilir.

Ancak tekrar erteleme veya esneme gelirse, yeniden yapılandırılan Futbol A.Ş.'lerin daha fazla sorunla Türk Milletinin sırtında kambur olacağını şimdiden söyleyebilirim.


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 22.1.2020 07:27:30

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.