Suriye Meselesinde aklıma takılanlar...

Suriye Meselesinde aklıma takılanlar...

 

Bu sabah tekrar Tv100'de Ahu Özyurt' konuk olacağım. İki gündür Antalya'da peş peşe konferanslar verdim. Çeşitli sektörlerden temsilcilerle görüştüm. Herkes Suriye meselesinin nereye varacağını merak ediyor diyebilirim. Elimden geldiği ve takip edebildiğim kadar bilgilendirmeye çalıştım.

Hatırlarsanız bundan önceki yazılarımda ve açıklamalarımda Türkiye'nin Milli Savunma Harcamalarının Milli Gelire oranı dikkate alındığında sabit bir çizgide devam ettiğini, bölgede Suudi Arabistan ve İsrail'in ise açıkça silahlanmakta olduklarını arz etmiştim.

Ancak, gayet net hatırlıyorum şöyle bir cümleyi de yorum olarak eklemiştim: "Eğer bölgedeki haraketlenmeler bu şekilde devam ederse, Türkiye uzun bi zamandır bozmadığı çizgisini bozarak, silahlanma konusunda güçlü adımlar atabilir." 

Çok net ifade edeyim: Rusya'da bir bakanlar kurulu değişimi yaşanacak diye, Putin'in diplomasiyi sıcak çatışmaya döndüren çabaları bir hafta içinde çok sayıda şehit vermemize sebep oldu. Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan'ın Ukrayna Gezisi ve söz konusu gezide verdiği mesajlara misilleme anlamı taşıyan Suriye Rejimi saldırılarına ne cevap verileceğini kestirmek zor. Aslında çatışmanın büyümesi Rusya'nın da işine gelir ABD'nin de. 

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisinin Türkiye'ye gelişi öncesinde bu olayın meydana gelmesi de dikkati çeken bir gelişme diyebilirim. Büyük ihtimalle Rus-Suriye ittifakının hangi boyutlara geldiği hakkında bilgi verecek olan Jeffrey, 15 Temmuz'daki alçakça darbe girişimi sonrasında Türkiye'nin Rusya'ya yaklaşarak oluşturduğu zoraki ittifakın dağılması için yeterli derecede bilgi verecektir. 

"Rusya'dan Dost olmaz, İran'dan da..."

Aslına bakılırsa Putin'in diplomasi anlayışı kaba kuvvete dayalı, silah zoruyla devam ettirilen bir anlayış. Batı tarafı sütten çıkmış ak kaşık değil ama canı sıkıldığı zaman komşusunu işgal edene de pek rastlanmıyor. 

Büyük ihtimalle tüm bu gelişmeler Türkiye'nin S-400'lerden vaz geçip Patriot'lara dönmesi gibi bir ihtimali hareketlendirmek için yeterli sebebi sunan bir senaryoda gelişiyor. Türkiye'nin doğal gaz bağımlılığı haricinde yaş meyve-sebze ihracatı var Rusya'ya. Tabii şu an bulunduğum Antalya'da hissettiğim gibi ciddi bir Rus Turist Ekonomisi de bulunuyor. Ölçüp biçip hesap ettiğimizde, atlatamayacağımız bir durum yok aslında. Yine de, ekonomi büyümeye geçerken Ruslarla ilişkileri kesecek bir adım bizi zorlayabilir. 

Putin de bu ayrıntıları biliyor. Ancak, Rusya'ya yaklaşmamızdan beri her zaman ifade ettiğim bir düşüncem var. Ne Rusya'ya ne de İran'a güven olmaz. Bu ülkelerle bölge gerçekleri çerçevesinde ilişki kurmamız en doğrusu olacak. 


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 12.2.2020 07:29:26

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.