"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

Çok ama çok zor günler yaşıyoruz...

 

Oldukça zor zamanlardan geçiyoruz. Hafta sonu geriye dönüp Türkiye Cumhuriyeti Tarihine bir göz attım. Açıkçası, şu an yaşadığımız kadar büyük sıkışmayı başka bir zamanda rastlayamadım. Kıbrıs Barış Harekatında bile bu derece zorlanmadığımızı söyleyebilirim. 

O günleri dün gibi hatırlıyorum. Yunan Uçakları saldırabilir diye herkes evlerinin camını krapon kağıtları ile kapatıyordu. Işık sızmasın diye. O sene dünya ilk petrol şokunu yaşıyordu. Amerikan Ambargosu aslında harekattan önce başlamıştı. Haşhaş ekimi ile alakalı ABD Medyasının kötü niyetli yönlendirmeleri sayesinde Başkan Gerald Ford ilk kısıtlamaları başlatmış, ardından da kongreden 1975'te ambargo kararı çıkmıştı. O zaman ben 6-7 yaşındaydım. Türkiye cebinizde paranız olsa bile satın alacak mal bulamadığınız bir ülkeydi. Yine de bu kadar her noktadan sıkıştırılmış gibi hissetmiyordu Türk Halkı. 

Bugün öyle değil. Mal çok ama satın alacak o seviyede para yok. Doğru Akdeniz, Libya ve Suriye ateş çemberine dönmüş durumda. ABD ile ilişkiler tam anlamıyla düzelmiyor, Ruslar ile aramız giderek kötüleşiyor, AB ile zaten pamuk ipliğine başlı bir diplomasi yürütüyoruz. Ekonomik olarak yavaş ama emin adımlarla düzelmeye başlarken, hem dış siyasette krizler baş gösterdi, diğer taraftan korona virüsü hesapları bozmaya başladı. Geçen hafta televizyonda ve raporlarda bahsettiğim gibi, virüsün ilerlemesi durumunda Türkiye'nin büyüme beklentilerini geriye doğru revize etmek zorunda kalacağız. 

Dün Belgrad'daydım. IREPAS Uluslararası Demir Çelik Toplantısında küresel ekonomik konjonktürü anlatmak için çağrılan tek ekonomist bendim. Altınbaş Üniversitesini yurt dışında da temsil etmek gurur veriyor bana.  Söz konusu toplantıda Korona Virüsü ve Brexit'in muhtemel etkilerini anlatmaya çalıştım. Türkiye matemde olduğu için geçen hafta açıklanan büyüme rakamlarından bahsetmek içimden gelmedi. 

"Büyüme ve enflasyon ...."

Söz açılmışken, geçen hafta cuma günü açıklanmış olan büyüme rakamlarının detayına baktığımızda, sabit sermaye oluşumunda azalma olduğu, ihracatın katkısının ithalata göre çok geride seyrettiği görülüyor. Son çeyrekteki hamlemiz oldukça büyük ama tam olarak düzelmemiz için 2019'un son çeyreği gibi bir kaç çeyrek daha büyümemiz gerekecek. 

Bu arada, Türkiye'nin Suriye'ye verdiği süre 29 Şubat gecesi doldu. Bundan sonra neler olacağına bakmamız gerekiyor. Çatışmaların daha da şiddetlenebileceğini, Rusların karşı hamle yapabileceğini ve ABD ile AB'den ummadığımız hamleler gelebileceğini düşünerek, dikkatli şekilde izlemekten başka çaremiz yok.

Bu sabah enflasyon da açıklanacak. İTO rakamları pek iyi gelmedi. İstanbul'da fiyatlar Ocak'ta sakinleşir gibi gözükse de Şubatta tekrar % 1'in üzerine çıkmış. TÜFE ve İTO endeksleri birbirinden bağımsız seyretmediği için, % 0.7 ile % 1.0 arasında açıklanacak bir tüketici enflasyonunun, herkesin umutla beklediği tek haneye bizi yaklaştırmayacağını söyleyebilirim. Eğer TÜFE rakamı İTO rakamına göre çok farklı açıklanırsa, bu sefer de aklımızda soru işaretleri olacak. 


Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

 

Eklenme Tarihi : 3.3.2020 07:31:38

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.