"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

Nedir bu hiyerarşi yaratma merakı ?

 

Bu satırları dolu olmasına alıştığımız ama Korona Virüsü sebebiyle oldukça sakinlemiş havalimanlarından yazıyorum. Önce Belgrad, sonra KKTC, Antalya, sonra Afyonkarahisar ve nihayetinde Ankara ile geçen haftaki turunu tamamladım.

O kadar çok uçağa biniyorum ki, "keşke blok zincir teknolojileri yerleşmiş olsa" demeden edemiyorum. Pasaportu çıkartma işlemini check-in kontuvarından pasaport kontrolüne ve oradan güvenlik aramasına kadar her yerde birkaç defa göstermek, sonra da bir yerde kaybetmemek hiç kolay değil. Kaybolmasın diye sürekli çantasına koyup tekrar geri çıkaranların eziyetini göz ucuyla seyrediyorum hep.

İşkence bununla da sınırlı değil. Türkiye'nin alameti farikası olan "yurt dışı çıkış harcı" makbuzunu göstermek, uçakta doldurduğunuz formu teslim etmek, Türk Vatandaşı olup KKTC'ye gidiyorsanız kimliğinizle beraber doldurmuş olduğunuz beyaz kağıdı kaybetmeden taşımak vs gibi seyahat telaşı içinde olanları yoracak çok ayrıntı var. Bunların bazıları elektronik ortamda yapılabilse de, ayrı ayrı platformlarda bulunması ve aralarında hiç bir entegrasyon bulunmaması "hiyerarşi yaratma" meraklısı bir aklın ürünü olsa gerek.

İş bununla da kalmıyor, birkaç ülkeden transit geçecekseniz, söz konusu ülkelerin istediği sağlık durumundan iş durumuna kadar birçok evrak var. Gelişmiş ülkeler bu evrakları pasaportun üzerine yapıştırılan "vize" kağıdına kodluyor. Ancak ABD için ayrı, AB için ayrı, "illa da vize alın" diyen ülkeler için ayrı ayrı bu evrakları toplayıp ilgili makama teslim ediyoruz. Halbuki bunların en güncel hali "server"lara yüklenmiş şekilde olsa, vize-pasaport-müraccat işlemleri esnasındaki zamanı kısaltabilir. 

Peki neden bu şekilde olmuyor ? Olmuyor, çünkü her kurum, her makam veya her ülke kendi zevkine göre hiyerarşi yaratma meraklısı da ondan. İngilizler ayrı, AB ülkeleri ayrı, Amerikalılar ayrı, Ruslar ayrı, Arap Dünyası ayrı, Uzak Doğu ayrı bir bürokrasi kafasında. Kim bilir Latin Amerika ve Afrika'da bilmediğimiz ne formaliteler vardır ?

Herkes başına gelmiş bir olayı "evrensel" olarak kabul edip daha önce tecrübe edilmemiş eziyetleri seyahat etmek isteyen insanlar üzerinde uyguluyor. Halbuki talep edilen tüm bilgiler en güncel haliyle "akıllı cihazlar" ve güçlü altyapılar sayesinde fiziki evrak gerekmeksizin sistemlerden çekilebilir. Bunun için ara yüz yazmaktan başka bir efora gerek yok. Ancak, tüm ülkeler var güçleriyle "böyle olmasın o zaman bizim eziyet etme zevkimiz elimizden alınır" diyorlar. 

Biyometrik resimden sağlık kurulu kararına kadar birçok ayrıntının blok zincir sayesinde "otantik ve anonim" şekilde sunucularda bulunması, müracaat eden kişilerin zaman kaybını azaltacağı gibi, bu iş için istihdam edilen personel sayısını da azaltacaktır. fakat, bu işlerden para kazanan çok firma var. İşler ne kadar karışık olursa o kadar para kazanma imkanı var burada. Dolayısıyla buradaki direnç teknolojik alt yapıdan değil, şahısların menfaati ve hiyerarşi yaratma meraklısı devlet sisteminden kaynaklanıyor.

İnşallah birgün vizeler tamamen kalkar ve saatlerce beklemeden sisteme yüklenmiş bilgiler sayesinde pasaport göstermeden, sadece tarayıcı kameralar sayesinde seyahat edebildiğimiz zamanları görürüz. Eğer bu gerçekleşirse turizm ve iş dünyasının gelirleri 3'e 4'e katlar. Bunu eminim.  

Not: Bu yazı Kripto Arena'da yayınlandı. Bu yazı ve diğer yazarların makalelerini okumak için www.kriptoarena.com 'a tıklayınız. 


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 9.3.2020 07:31:23

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.