"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

Kimse bu durumdan tek başına kurtulamaz...

Bu yazıyı Spotify.com'da canlı dinleyebilirsiniz. Tıklayınız!

 

Bazıları komplo teorisi yazmaya devam ede dursun, biz meselenin "elle tutulur" taraflarını ele alıp analizi genişletelim. 

Fed yani Amerikan Merkez Bankası'nın sadece ABD'nin değil tüm dünyanın Merkez Bankası gibi çalışmaya başladığını görüyoruz. Hafta başında televizyonda bu durumun altını çizmiştim. "Eğer ABD Ekonomisi toparlanamazsa dünyadaki herhangi bir ülkenin tek başına toparlanma ihtimali yok" demiş ve eklemiştim. "Çin de toparlanamaz".

Her şeyden önce şu iddiayı da yanıtlamam lazım: "Çin'in nüfusu Çinli firmalara yeter." Eğer bu önerme doğru olsaydı 80 Milyonluk Türkiye Pazarı da Türk Firmalarına yeterdi. Gelgelelim yetmiyor. Küresel Talep her zaman Ulusal Talepten daha dinamik ve istikrarlıdır. Bu sebeple Çin ihracat yapmadan toparlanamaz. Dünyanın en büyük ihracatçısı olan Çin 2.5 Trilyon Dolarlık ihracat yaparken, 2 Trilyon Dolarlık da ithalat yapıyor. Buradan hareketle "ABD toparlanmazsa Çin toparlanamaz, bizler de toparlanamayız" diyebiliriz.

Bundan sonra hepimizin gözü kulağı önce Korona Virüsü ile ilgili olumlu gelişmelerde sonra da Çin ve ABD Borsalarında olacak. Her şey birbirine sıkı sıkıya bağlı olsa da, insanların umutları pamuk ipliğine bağlı diyebilirim. Çünkü şu ana kadar salgın ile alakalı elle tutulur herhangi bir olumlu gelişme yok. Vaka sayısı ve ölü sayısı sürekli artıyor. Sağlık Elemanlarının da hastalığa yakalanıyor olması büyük bir dram. Ancak ümidi kaybetmeyeceğiz. 

"Para basmak, enflasyon, paranın değeri karmaşası..."

En baştaki değerlendirmeme geri dönersem, Fed'in hem ABD'deki eyaletlerin Merkez Bankalarını hem de ihtiyaç duyarlarsa başka ülkelerdeki Merkez Bankalarını fonlama kararı aldığını görüyorum. TCMB'ye düşen pay çok fazla değil ama yine de bir niyet göstergesidir diye okumak gerekir. 

Tüm bunlar olup biterken ABD Dolarının Euro ve diğer paralar karşısında değer kazandığını da görüyorum. Bu gelişmeyle de "Fed para basıyor, demek ki dolar değer kaybedecek" şeklindeki yaklaşımın da doğru olmadığı anlaşılmış oldu. Basılmış dolar miktarı ile küresel dolar talebi arasında yüzlerce kat fark var. Dolayısıyla Fed sabahtan akşama dolar bassa böyle bir talebe yetişmesi mümkün değil. Dolayısıyla para miktarı ile enflasyon ve parite arasında kurulmuş olan tüm tezlerin faraziye, olduğu bu dönemde iyice anlaşıldı diyebilirim.

Bundan sonraki süreç elbette zorlu olacak. Hastayı yaşatmak için kullanılan ilaçların mutlaka yan etkisi olacak. Ancak şu an bunları düşünecek durumda değiliz. Var gücümüzle ekonomiyi ayakta tutmalıyız. Gelecekte ortaya çıkacak olan arızaları şimdiden tespit etmeyi de ihmal etmeyelim elbette. En azından zihinsel olarak hazır olursak eyleme de o kadar çabuk geçebiliriz.


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 2.4.2020 07:31:01

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.