"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

Bulutların arasından güneş ne zaman görünecek ?

Bu yazıyı Spotify.com'da canlı dinleyebilirsiniz. Tıklayınız!

 

Herkes bunu merak ediyor ama, iyi haber çabuk gelmeyecek. Ancak bir gün gelecek elbette.  Ancak gelen açıklamalar da akıl karıştırıyor. 

Bu sebeple, Uluslararası Kuruluşların değerlendirmeleri yağmur gibi üzerimize yağarken aradan olumlu değerlendirmeleri cımbızla çekebilmek önemli bir mesele oldu. 

Daha raporların içine girmese de bazı kuruluşların yöneticilerinin Türkiye ile ilgili olumlu değerlendirmeleri olduğunu görerek seviniyorum. 

Fitch Ratings Direktörü Winslow, “İkinci çeyrekte sert bir daralma bekliyoruz. Evde kalma sürecinin sonunda ekonomik aktivitelerin normalleşmesiyle, üçüncü çeyrekte ise daha yatay bir büyüme, ardından dördüncü çeyrekte iyileşmenin görülmesini öngörüyoruz" diye açıklamada bulunmuş.  

Hatta, Türkiye’nin 2021 yılında % 4,5 seviyesinde büyümesini beklediklerini söylerken, bu oranı "sürdürülebilir" olarak ilan etmiş. Aslına bakılırsa, 1980 ve 1990'larda "warranted" yani sağlıklı büyüme oranı Türkiye için % 7 idi. 2010'dan sonra bu oran % 5 oldu. Şimdi ise % 4.5 olarak kabul ediliyor demek. 

Fitch Ratings'in geçen hafta “Küresel Ekonomik Görünüm” raporunu güncelledi ve bu yıl Dünya Ekonomisi'nin % 1,9 daralacağını belirtmişti. Buna rağmen Türkiye’nin bu yıl % 0,8 büyüyeceği beklentisi,  özel banka kredileri ile görülen büyüme ivmesi ve düşük faiz ortamına bağlanmış.

"Cari açık değerlendirmeleri pek sağlıklı değil.."

Hemen aklıma ihracat geldi. İhracatımızın yarısı AB Ülkelerine yapıldığına göre, Euro Bölgesi  % 4,2 daralırken "biz ne yapacağız ?" diye düşünmeden edemedim. Raporda ve Açıklamalarda buna tatmin edici cevap bulamadım açıkçası. 

FITCH Temsilcisi, "Türkiye’nin dış finansman ihtiyacının halen temel hassasiyetler arasında yer alıyor" derken cari açığın milli gelire oranının bu yıl % 1 seviyesinde olacağını,  2018 yılındaki % 2,7 seviyesine kıyasla, bir ilerleme olduğunu da söylemiş. Petrol Fiyatları bu kadar düşük, ekonomik faaliyetler de bu kadar durgunken bunun iyi haber olarak yorumlanması tuhafıma gitti açıkçası. Belki de "daha da beter olabilirdi" demek istedi ama teknik olarak pek bir anlamı yok. 

Enflasyon ile ilgili olumsuz bir yorum gelmemiş: 2020 yılında enflasyonun % 8,5 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyor.  Ayrıca,  bu beklentiyle beraber Merkez Bankası'nın bu yılın sonuna kadar 100 baz puan indirimine giderek faizin % 8,75’e indirmesini tahmin ediyorlar. Demek ki Merkez Bankası bu ay ve gelecek aylarda adım adım faiz düşürürse bu konuda eleştiri yapmayacaklar. Taban seviyesi de % 8.75 olarak belirlenmiş. 

Ancak şunu da eklemiş FITCH Temsilcisi: "Türkiye’de reel faiz oranı zaten düşük, bu durum Türk lirası üzerinde aşağı yönlü baskıları artırabilir ve özel sektör dış finansmanda zorlanabilir."

Özetle, olumlu sayılabilecek bu değerlendirmelerde bile sürekli bir tereddüt var. Dolayısıyla dikkate değer olup olmadığı konusunu tasarruflarınıza bırakıyorum. Benim beklentim şimdilik, Türkiye Ekonomisinin geçen yıl olduğu gibi % -0.5 ile + 0.5 arasında bir büyüme oranları arasında 2020'yi tamamlaması. Bu beklentiye göre de diğer parametrelerdeki beklentilerimde de hassas ayar yapmam  gerekecek gibi gözüküyor.


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 8.4.2020 07:25:44

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.