"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

TFF'den TJK'ya normale dönüş hazırlıkları...

Bu yazıyı Spotify.com'da canlı dinleyebilirsiniz. Tıklayınız!

 

Ara sıra akademisyenlerle Dunning-Kruger etkisini tartışırız. Cehaletin cüreti ve bilenlerin kuşkuculuğu üzerine harika bir çalışmadır. Nobel Ödülüne layık görülmüştür. Bizde de bu tezi kanıtlayan bir çok örnek yaşanıyor desem yanlış olmaz. 

 

Geçenlerde canlı yayına katılan bir kişinin "bilim kurulunun raporu var, tedbirler alındığı zaman sıfır risk ile başlayabiliriz, dünyanın her yerinde başladı zaten" şeklinde bir açıklamasına şahit oldum. Aklıma 4000'den fazla kaybettiğimiz vatandaşımız ve on binlerce hastamız geldi. Söz sırası bana geldiğinde sözlerimin anlaşılabilmesi için çok net konuştum:

 

"Sıfır risk demek cahilce hatta aptalcadır." Aralarında çok yakın tanıdıklarım da olan, Korona'dan vefat etmiş binlerce vatandaşımızın anısı, hasta yatan on binlerce insanımız ve canla başla uğraşan sağlık çalışanlarımızın emeğine saygı için bunu yaptım. Şunu hatırlatmakta fayda var: Bundan yüzyıl önceki İspanyol Gribinde de birinci dalgadan sonra ortaya çıkan gevşeme sebebiyle yaşanan ikinci dalga maalesef yıkıcı olmuş.

 

Para kazanmak ya da kar etmek adına açık tutulan kurumlar hakkındaki endişemi dile getirmekten geri durmadığım gibi, spor konusunda da durmuyorum elbette. Geçen hafta TFF Başkanı Nihat Özdemir'in açıklamalarına da baktım. "Hastalanan oyuncuları ayıklayıp yola devam edeceğiz" diyor. Tamamen akıl ve mantık dışı sözler bunlar. Ancak bu sözler futbol ve diğer branşlarda maalesef taraftar buluyor. 

 

Cuma günü TJK yetkilileriyle telefonda görüştüm. TFF'ye göre çok daha aklı başında açıklamalar yaptılar ve "son derece titiz ve dikkatli bir çalışma yürütüyoruz, sıfır risk şeklinde bir iddiada bulunamayız, gerçekçiyiz ve bilimsel şekilde ilerliyoruz" dediler. Ben bu açıklamaları televizyonda cesur mesajlar veren kişilere göre,  "ayakları yere basan, profesyonel ve bilimsel" şekilde nitelendirdim. Telefonu kapatırken, bu tip konularda mutlaka yetkili kişilerin konuşmasının gerekliliği konusunda fikir birliğine vardık. 

 

Ben çekincelerimi Nisan Ayında ölçülü bir şekilde anlattım. Ancak sosyal medya üzerinden sahte isimlerle saldıranların sayısı artıyor. Anlıyorum ki normal hayata dönme talebinin ciddi bir menfaat ayağı var. Ben yine de endişelerimi ve çekincelerimi ifade etmekten geri durmayacağım. Ne kadar öğrendikçe, o kadar daha şüpheci olmalıyız. Cüretkar değil. 

 

"Fikri sabit olup safın belli olmaması halleri..."

 

Başkalarının söylediği tutarsız ve temelsiz sözlere bel bağlamanın en önemli örneklerini Yalın Alpay ile yazdığımız "Paylaşmasak Olmazdı" kitabında anlatmıştık. İşimize geldiğinde sevmediğimiz ve değer vermediğimiz insanların bile söylediklerini dikkate alan bir kafada olduğumuzu şu ince örnekle paylaştık. 

 

Üniversite öğrenciyken karşıt görüşlü asistanların aralarındaki sohbeti dinler eğlenirdik. Bir gün biri diğerine “ya sen nasıl adamsın hep bizim gazeteleri okuyorsun” diye takıldı.  Di̇ğeri gülümsedi “tabii okuyacağım; ne zaman bizim gazeteleri açsam bizim kanatın ne kadar ezildiğini, horlandığını okuyorum. Halbuki sizin gazeteler sizleri kışkırtmak için bizim adım adım iktidara yürüdüğümüzü ve güçlendiğimizi yazıyor. Ne yalan söyleyeyim.. Okudukça içim açılıyor” dedi. Dakikalarca gülmüştük bu konuşmaya.

 

İnsanlar çoğunlukla bir şey öğrenmek için değil, bir şeylerden nefret etmek, bir şeyleri sevmek ya da ayıplamak için haber takip ediyor. Ben ise içine siyasetten, magazinden, spordan sağlığa kadar sıkıştırılmış bol görüntülü ve gürültülü çalışmaları değil, derinlemesine analizler içeren ve mümkün olduğu kadar tarafların fikirlerine eşit mesafede yaklaşan çalışmaları takip ediyorum. Yani sürüden ayrıldım ve gördüm ki beni kurt kapmadı.

 

Bundan başka,  sürekli olumsuzluk pompalanan bir çalışmayı asla okumam veya seyretmem. Gerçekten önemli ve bilinmesi gereken bir gerçek varsa, zaten arkadaşlarımdan veya yakınlarımdan öğrenirim. “Gördün mü, duydun mu” diye başlayan anlatımlardan ilgi çekici olanını akşamları incelerim. Ekonomi konularında da böyle yaparım.

 

Şunu da hatırlatayım: Size aklı başında şeyler söyleyen ya da işinize gelen şeyler söyleyen her insan illa çok bilgili olmayabilir. İsviçreli yazar Dobelli’nin “Hatasız Düşünme Sanatı” adlı kitabında, haber bülteni dinlemenin sakıncaları üzerine bir yorum bulmuştum. Bir de “şoför bilgisi” başlıklı bir makalesi vardı.

 

Dobelli kitabında bir atom fiziği profesörünün konuşmalarını dinleyerek yüzeysel bilgi sahibi olan şoföründen bahsetmiş. Şoför “bu sefer ben konferansı vereyim, soruları da cevaplarım” demiş. Malumlarınız, biz akademisyenler değişik insanlarızdır. Profesör bu iddiayı kabul etmiş. Konferansı şoför arkadaş başarılı şekilde bitirmiş. Salondan zor bir soru gelmiş. Profesör kılığındaki şoför söyle cevap vermiş: “Bu şehirden böyle basit bir soru geleceğini sanmazdım, buna şoförüm bile cevap verir”. Bunu dedikten sonra, ön sırada oturan Profesörü göstermiş.

 

İşte bu. Kulaktan dolma bilgiyle bizi etkisine alan on binlerce insan var yeryüzünde. Olması imkansız olan şeyleri bile “şöyle oldu, böyle oldu” diye anlatıp çalıştığı sektörde yer edinmeye çalışan binlerce insan mevcut. Biz de bu insanların yorumlarını okuyup karar vermeye çalışıyoruz. İşimiz gerçekten zor. 

 

Eğlenceli bir tecrübem de, Dünya Kupası’nın Türkiye’deki tanıtım gecesinde eski futbolcu ve eski antrenör olan bir köşe yazarının “yazdıklarımı okuyun da futbolu öğrenin” demesi oldu. Ben de “derhal hocam” dedim. “Toz dumanda ferman okunmaz” derler, müzik ve insan sesinden oluşan atmosferde başka bir şey söylemeye gerek yoktu.

 

Yine de dediğimi yaptım. Birkaç kere takip ettim. Baktım bildiklerimi de unutacağım, hemen bıraktım. Haklı olduğumu bir kere daha anladım. Bilime, ciddi tecrübeye ve objektif yaklaşımlara sahip olmayan hiçbir çalışmaya dikkati vermemek lazım.


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 18.5.2020 07:30:36

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.