"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

TCMB bu sefer de iyi idare etti...

Bu yazıyı Spotify.com'da canlı dinleyebilirsiniz. Tıklayınız!

 

Biraz da talihliydi diyebilirim. Dün gelişen ülke paraları Dolar'a karşı neredeyse topluca değer kazandı. Ancak çalışanın mutlaka talihi olur. Bunu da unutmayalım. 

Öncelikle bu kararın perde arkasına bir bakalım. Aslına bakılırsa, içinde bulunduğumuz şartlar altında bir Merkez Bankasının faiz  düşürmesi dünya kamuoyunun ilgisini çekecek bir durum değil. Ancak unutmayalım, burası Türkiye. Bu ülkenin şartlarında her faiz kararı büyük önem arz ediyor. Hele ki, uzmanların ve banka ekonomistlerinin faizlerin sabit kalması hatta yükseltilmesi konusunda ısrarları varsa. 

Kimse darılmasın ama, TL'nin değeri konusunda yapılan tartışmaların çoğu zaman temelsiz ve diğer gelişen ülke paralarına dikkat edilmeden devam ettiğini görüyorum. Açıkçası 2018'deki kur atağı haricinde TL ile diğer gelişen ülke paraları aynı patika içinde yola devam ediyor. Ara sıra Türkiye'nin negatif ayrıştığı gibi, Güney Afrika, Brezilya ve Meksika da olumsuz seyir gösterebiliyor. 

Diğer taraftan gelişen ülkelerin Korona Virüsü'ne karşı gösterdiği direnç sıralamasında Türkiye'nin 80'den fazla ülke arasında 44. sırada olduğunu görüyoruz. The Economist' in yaptığı bu analizde dört faktör göz önüne alınmış:

- Kamu Borcu/Milli Gelir
- Dış Borç/Milli Gelir
- Borç Maliyeti
- Rezervler

Türkiye Kamu Borcu açısından olumsuz bir seviyede değil. Ancak Dış Borçta "sarı alarm" düzeyine gelmiş. Borçlanma maliyetinde diğer ülkelere göre orta sıralardayken, uluslararası rezervler açısından "kırmızı alarm" durumunda gözüküyor. Dolayısıyla, sistemi çok fazla zorlamamak gerekiyor. Merkez Bankası'nın bu gerçekler ışığında faiz indirimini 50 Baz puanda bıraktığını söyleyebilirim.

"Sıra dışı düşünmek gerekir ama temel sağlam olmalı..."

Aklıma İkinci Dünya Savaşı'ndan bir hikaye geldi. Seferden dönen uçakları yer ekipleri sürekli tamir ederken sürekli mermilerle delik açılan yerleri güçlendirmek için uğraşırmış. Bir gün bir mühendis "eğer uçaklar geri dönüyorsa mermilerin değmediği aksamlar sayesinde dönüyor, asıl siz oraları güçlendirin" demiş. Önce bir düşünmüşler ve sonra da hak vermişler. Hava savaşının seyri böylece değişmiş. 

Demek ki şu ana kadarkinden daha farklı bakmak ya da daha farklı yapmak gereken işler var. Merkez Bankası'nın şu ana kadar ortaya koyduğu performans içinde bulunduğumuz şartlar altında kabul edilebilir standartta. Yine de şunu soruyorum kendime : Bu kadar efor sarfetmeye gerek kalmadan işleri düzeltecek bir formül yok mu ? Var elbette ama, iç ve dış siyasette söylem değişikliği yapmak gerekiyor. Faturası daha düşük ama anlatması daha zor bir iş bu. Ben yine de ümidimi kesmeyeceğim.


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 22.5.2020 07:28:46

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.