"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

Büyüme rakamları üzerine...

Bu yazıyı Spotify.com'da canlı dinleyebilirsiniz. Tıklayınız!

 

Cuma günü büyüme rakamı açıklanmadan önce söyle bir mesaj paylaştım twitterda: "Büyüme rakamları pozitif gelecek. Ancak bunun iki sebebi var: geçen yılın aynı döneminde büyüme rakamı oldukça kötüydü. Bir de Kovid-19 etkisi Mart ayının ortasında başladı. Dolayısıyla pozitif çıktı diye aşırı sevinç hallerine girmeyelim. Asıl sınav bundan sonra başlıyor."

Sanıyorum birkaç dakika sonra büyüme rakamları % 4.5 olarak açıklandı. Büyüme rakamlarının bileşenleri bize gösteriyor ki, sermaye oluşumu ve ihracat açısından sıkıntılı durumdayız. Bir de kamu harcamaları ve hane halkı harcamaları ilk üç ayda bizi ayakta tutmuş. Sanayi ilk çeyrekte güçlü şekilde ayakta kalırken, inşaat beklendiği gibi negatif performans göstermiş. Göstermeye de devam edecek gibi gözüküyor. Peki bundan sonra neler olacak ? İsterseniz bir akıl yürütme yapalım. 

Mevsimlik olarak en ciddi istihdamı yaratan, içinde kafe ve restoranların olduğu turizm sektöründe hareketlenme 1 haziran ile başlayacak. Buradan hareketle, eğer ikinci dalga bir salgın olmazsa ikinci çeyrekte bizi fazla üzmeyecek bir daralmadan sonra, üçüncü çeyrekte % 0'ın azıcık altında bir büyüme gerçekleştirme imkanımız var. Hatırlatmak gerekirse, geçen yılın üçüncü çeyreğinde pozitif bir büyüme gerçekleşmişti. 

"En zorlanacağımız yer dördüncü çeyrek olacak..."

Herkes "ikinci çeyrek zor olacak" diyor ama ben katılmıyorum. Çünkü zaten ikinci çeyreğin içindeyiz ve zorlanıyoruz. Ancak şu an yaşadığımız ve rakamları gecikmeli olarak açıklanacak bir döneme bakmak yerine henüz yaşanmamış bir döneme bakmak daha doğru. Yaşanmış olanı değiştiremiyoruz ama yaşanmamış için hala fırsat var. 

Dolayısıyla işimizin en zor olacağı dönem dördüncü çeyrek olacak. Çünkü geçen yılın dördüncü çeyreği oldukça yüksek bir büyüme rakamına sahne olmuştu. Bu yüksek rakamın üzerine ivmelenmek kolay değil. Ancak % 3-4 civarında bir büyüme gerçekleşirse şunu rahatlıkla söyleyebilirim: 2020 için sıfırın çok az altında ve üstünde bir büyüme gerçekleştirebiliriz. "Kayıp yıl" derken kastım da buydu. 

Geçen yıl herkes "2019 bitsin de kurtulalım" diyordu. Herkesin yaka silktiği bir yıl ile aynı performansı gerçekleştirmek bu şartlar altında iyi ama, genel itibarıyla büyük bir kayıp. Türkiye'nin fark yaratması gereken bir yılda küresel salgın sebebiyle yerinde saymasına üzülürken bizden daha kötü durumda olan rakiplere bakarak da teselli bulabilmek mümkün. 

Turizm ve İhracat gibi döviz girdisi sağlayan kalemlerde zorlanırken üretimin açılması sebebiyle ithalatın artması kurlar üzerinde baskı yaratabilir. Bunu da dikkate almamız gerektiğini düşünüyorum. 


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 1.6.2020 07:33:40

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.