"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

Umumi istek üzerine enflasyon yorumu...

Bu yazıyı Spotify.com'da canlı dinleyebilirsiniz. Tıklayınız!

 

Dün TV100'de yorum yaparken enflasyon-hayat pahalılığı-faizler üzerine o kadar çok soru geldi, haftayı kapatırken bu konuda bir kere daha yorum yapmak gereği duydum. 

Hafta başında da söylediğim gibi, her ay enflasyon oranı açıklanmadan önce İstanbul Ticaret Odası’nın rakamlarını inceliyorum. Bunun nedeni İTO rakamlarıyla TÜİK rakamlarının uzun dönemde genellikle paralellik arz etmesi. Yıllardır TÜİK’in açıklayacağı enflasyon verilerinin iyi mi kötü mü olacağını İTO perakende fiyatları verilerinden anlarım.

İTO tarafından açıklanan Mayıs ayı rakamlarının % 2’ nin üzerinde çıkınca İstanbul için çift haneli enflasyon perçinlenmiş oldu. İTO verilerinden hareketle "TÜİK verileri de yüksek gelir" dedim korktuğum gibi gelmedi. Tabii, TÜİK tarafından açıklanan rakamın azımsanması da mümkün değil. Nasıl ki İTO rakamları İstanbul enflasyonunu çift haneye perçinledi, % 1.36’lık TÜİK verisiyle de TÜFE artışının çift haneye perçinlendiğini gördük diyebilirim.

Her zaman söylüyorum. Çekirdek enflasyon düşmedikçe TÜFE artışını kalıcı şekilde düşürmek imkansız. Mayıs ayında çekirdek enflasyon geçen aya göre yıllık bazda çift hanelere yükseldiğini gördük. Mevsimsellikten arındırılmış yani her ay satın almaya mecbur olduğumuz mal ve hizmetlerin yükseliş içinde olması bundan sonra dikkatli olmamız gerektiğini gösteriyor. 

 "Şimdi söz sırası Merkez Bankasında.."

Merkez Bankası enflasyon hedefini geçen ay % 7.4’e indirdiğini açıklamıştı. Şu anki rakamlara bakılırsa bu hedefin tutması için yılın kalan aylarında enflasyonun % 0.4’tan yüksek gelmemesi gerekiyor. Bu zor ama imkansız değil. Unutmayalım herhangi bir ayda % 0.40’dan daha yüksek bir rakam gelirse sonraki bir ya da iki ayda negatif enflasyon gelmesi gerekir ki hedef tutsun.

Peki neden bu kadar önemli enflasyon hedefi? Çünkü Merkez Bankası faiz indirimlerini bu hedef doğrultusunda gerçekleştiriyor. Mayıs ayı enflasyon rakamları maalesef yıl sonu hedefinden bir sapma tehlikesini ortaya koyuyor. Dolayısıyla Merkez Bankası’nın bundan sonraki faiz indirimleri eğer piyasa beklentisi doğrultusunda ‘itidalli’ şekilde yapılmazsa, piyasalarda bozulmaya yol açabilir. 

Beklentim şu yönde: Merkez Bankası Başkanı ve ekibinin "mantıklı konuşan uzmanlara" kulak verdiğini ve buradan hareketle 25 Haziran'daki toplantısında en fazla 50 baz puan bir indirim yapacağını söyleyebilirim. 

Sürekli tekrar ediyorum ama bir kere daha söyleyeceğim: Merkez Bankası’nın bundan sonraki adımları öncekilere göre daha rasyonel olmak zorunda. Bunu da yapacaklarını düşünüyorum.


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 5.6.2020 07:27:58

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.