"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

İş seçiminde dikkat edilecek hususlar...

Bu yazıyı Spotify.com'da canlı dinleyebilirsiniz. Tıklayınız!

 

Sürekli olarak arkadaşlarım, tanıdıklarım ve sağda solda rastladığım Dostların şu sorusuna muhatap oluyorum: "Çocuklar mezun oluyor, nerede çalışsınlar ?". Sorması kolay ama cevap vermesi zor. 

Ben de elimden geldiği kadar sorunun sahipleriyle tecrübelerimi paylaşıyorum. Dolar, Altın, Faiz veya hisse senetleri üzerine konuşmak kolay ama gençlerin kaderi üzerine konuşurken önce "felsefe" yapmak gerekiyor diye düşünüyorum. 

"Nerede çalışalım?" sorusuna bu sebeple, çalışanlarının eğitim seviyesini her yıl yükselten, kurumu merkezden değil network prensibine göre bir orkestra şefi gibi yöneten iş liderlerinin bulunduğu şirketler diye cevap vererek başlıyorum söze.

Tabii Koronavirüs salgınının iş dünyasına etkileriyle ilgili bir değerlendirmeyi de ekliyorum. Çünkü yaşa bakmaksızın hepimiz bu süreçten ciddi şekilde etkilendik ve düşünce kalıplarımız değişti. Ancak, “yeni normal” diye bir şeyin olmadığını, sadece normalde yaptığımız işleri artık farklı şekilde yapmamız gerektiğini açıklamaya çalışıyorum.  Gençlerin bundan sonra çok fazla insanın çalıştığı yani gizli işsizliğin yaygın olduğu, çok büyük metrekarelere yayılmış, dijital altyapısı tartışılır şirketleri asla tercih etmemelerini söylüyorum . 

Üniversite sınavlarının ardından gençlerin mesleklerini ve kariyer yaşamlarını belirleyecek seçimleri yapacakları tercih döneminin başladığını hatırlatırken, önümüzdeki dönemde teknoloji, insan kaynağı, markalaşma, inovasyon ve modernliği gerektiren alanların gençlerin tercihi olması gerektiğini ısrarla vurguluyorum. Ancak şunu da söylemeyi unutmuyorum: “Sektörü ne olursa olsun, gençlerin çalışmayı planladıkları kurumda ilk bakacakları, firmanın Wi-Fi gücü değil adaleti olmalı”

"Alimle çalışın zalimle değil..."

Çalışanı mutsuzken kendi mutluluğunu gözeten iş insanlarının önünde sonunda şirketlerini batıracağını, kurumsal diye bilinen birçok şirketin gençlerin gözünü kamaştırdığını, ancak gerçeğin farklı olduğunu söylemeden edemiyorum. Maalesef bu kurumların birçoğunda ne atamalar, ne terfiler kurumsal prensiplere dayalı yapılmıyor. Birçok patron Türkiye’de kendini hem yönetim kurulu başkanı, hem genel müdür, hem denetçi, hem muhasebe müdürü, hem de finans müdürü sanıyor. Bu tip kurumlarda parlak maaşlar ve göz kamaştıran özlük hakları olsa da çalışanlar bir türlü mutlu olamıyor.

Özetle Pandemi sonrası hayatla alakalı gençlere en önemli tavsiyem şu: Parlak gibi gözüken ama yönetimi tek kişiye bağlı kurumlar yerine kendilerini mutlu edecek, güzel deneyimler yaşayacak yerlerde çalışmaları.

Tabii şunu da eklemem gerekiyor: Şirketin küçük veya büyük olmasının ve sunulan hakların kapsamı çok önemli değil. Eğer işletme elindekileri eşitlikçi ve adaletli bir şekilde çalışanları ile paylaşıyorsa iyi bir şirkettir ve burada çalışmaya değerdir.

Hayata yeni atılacak evlatlarımız için kendi deneyimlerimi böylece paylaşıyorum. Bugün Dolar, Faiz veya Borsa konuşmak yerine sınav maratonundan çıkan gençler için tavsiyelerimi paylaşmak daha uygun geldi.


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 1.7.2020 07:27:07

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.