"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

Düşük faizin hiç akla gelmeyen zararları...

Bu yazıyı Spotify.com'da canlı dinleyebilirsiniz. Tıklayınız!

 

Merkez Bankası'nın yaklaşmakta olan faiz kararından önce, son haftalarda döviz, borsa ve gayrimenkulde yaşanan gelişmeleri dikkatli şekilde değerlendirmek gerekiyor diye düşünüyorum. 

 

Türkiye gibi ulusal parası sürekli değer kaybetme ihtimali yaşayan ülkelerde tasarruf sahibinin işi gerçekten çok zor. Bu nedenle parası için endişe duyanların hakkını teslim ediyorum.  Ancak sürekli şahsi tasarrufunun endişesi içinde yaşayanların asli işlerine odaklanamadığı da bir başka gerçek.

Yıllarca çalışıp zar zor üç beş kuruş tasarruf sağlamış kişilerin faizlerin düşük kaldığı bu ortamda borsaya, altına, gayrimenkule yönelmelerini gayet doğal buluyorum. Döviz olduğu yerde saydığı için şu anda rağbet görmüyor. 

 

Bankalar çok düşük faizlerle kredi verdiği için gayrimenkul fiyatları sürekli yükselmekte. Fiyatlar yükseldikçe bireysel yatırımcılarda "acele edelim de kaçırmayalım" gibi bir eğilim oluşuyor. Maalesef bu durum başka sonuçlara da yol açıyor.

 

Kaynağın ucuz olduğu, yani faizlerin düşük kaldığı, insanların tasarruflarının akıbetinden endişe duyduğu, bu arada borsa, altın ve gayrimenkulün yükseldiği bir yerde dolandırıcılık vakalarının da artması hiç şaşırtıcı değil. Bilgisizlikten doğan çaresizlik ve acelecilik dolandırıcıların en sevdiği ortamlardır. 

Tasarruf tutarına bakılmaksızın vatandaşların çok önemli bir bölümünün, şahsi servetlerini koruma endişesi içinde bulunduğu ortada. Vatandaşın, bu durumu çok iyi bilen bazı düşük ahlaklı kişiler tarafından kandırılma ihtimali her zaman yüksektir. Türkiye’de Borsa’nın faaliyete geçtiğinden beri döviz artışının üzerinde kazanç elde etmek isteyenlerin rağbet ettiği bir piyasa olduğunu ancak amatörlerin ‘tüyo’ alma merakı yüzünden zarar ettikleri ve dolandırıldıkları bir mecra olduğunun da altını çizmeliyim. Bu sadece Türkiye’de değil dünyada da yaşanan bir durum.

Geçen haftalarda, tanınmış kişilerin twitter hesapları hacklenerek küçük tasarruf sahiplerinden para istendi ve böylelikle 110 bin dolarlık bir dolandırıcılık gerçekleştirildi. Daha beter de olabilirdi, bereket versin durum çabucak anlaşıldı. Ancak Twitter hisseleri borsada sert satışlara maruz kaldı. 


Buradan da anlaşılıyor ki faizlerin düşük olduğu ve bankaya para yatırmanın anlamsız hale geldiği dönemlerde küçük yatırımcılar haliyle değişik yatırım enstrümanları arayışına girişiyorlar. Bunların en başında altın, ardından borsa, sonra gayrimenkul ve nihayetinde hiç değişmeyen kaderimiz olan dolar geliyor. Kripto paralar da bu ara revaçta. 

Dolar ve altın gibi enstrümanlarda daha çok profesyoneller hakim olduğu ve alım satım mecraları tescillenmiş olduğu için, buralarda dolandırıcılık yapmak imkansız gibi. Ayrıca bilgiler oldukça şeffaf bir şekilde piyasaya akıyor. Her ikisi de oldukça derin hacimli yatırım araçları ve manipülasyon imkanı kolay değil. 

 

Buna karşılık borsa ve gayrimenkulde para kaybetme ve dolandırılma ihtimali daha yüksek. Çünkü meraklısı çok ancak bilgi az. Bu durumda dolandırıcıların sayısı artıyor. Hatta son 10 yılda sosyal medya ve dijital teknoloji kullanımının artmasıyla tasarruf sahiplerinin dolandırılma ihtimalleri daha da yükseldi. Sermaye Piyasası Kurulu’nun sosyal medya hesapları ve WhatsApp grupları ile ilgili olarak aldığı kararı bu gerçekler ışığında değerlendirmek gerekiyor.

 

"Dolandırıcılığın her türlüsüne karşı uyanık olun.."


Gün geçmiyor ki, bir sokakta, bir kafede veya bir asansörde beni televizyonlardan tanıyan kişiler endişe içinde "paramızı nereye koyalım" diye sormasın. Yukarıda da ifade ettim, şahsi servetini düşünmekten kendi asli işlerine odaklanamayan çok insan var. Diğer yandan da sürekli değer kaybeden TL gerçeğini ve buna karşılık negatif reel faiz teklif eden piyasayı görünce hatanın insanlardan çok şartları bu hale getiren modelde bulduğumu söylemek istiyorum.


Benden sürekli akıl almak isteyenlere de ısrarla şu tavsiyeleri tekrarlıyorum:

 

Size tüyo verdiğini iddia eden kişilere asla itibar etmeyin. Ekonominin temel kavramlarını anlatan ve finansal okuryazarlığı geliştirmeye çalışan kişileri dinleyin. Yatırım yapmayı düşündüğünüz enstrümanın tarihsel geçmişine mutlaka göz atın. Çok kazanmak adına derinliği ve hacmi olmayan yatırım araçlarına bilgi sahibi olmadan yatırım yapmayın. Borsa, altın, döviz, gayrimenkul doğru zaman ve doğru fiyat oluştuğu zaman yatırımcılara mutlaka kazandırır. Buna şüphe yok. Yine de paranızın tamamıyla yatırıma girmeyin. Yatırım aracınızı pasif değil aktif takip edin. Gün be gün fiyatları kontrol edin. Mutlaka bir hedef alış ve hedef satış fiyatınız olsun. Piyasadaki şartlar bozulmamışsa daha önce belirlediğiniz alış ve satış fiyatından işleminizi gerçekleştirin. Sakın herhangi bir yatırım aracına aşık olmayın. Bakış açınızı bozacak ve soğukkanlılığınızı kaybettirecek büyüklükte yatırım yapmayın. 

 

Yatırım yapmak öyle kolay iş değil. Bilgisizce yapılan her yatırım sonunda para kaybettirir. Birkaç sefer bilgi sahibi olunmadan elde edilmiş kazançlar, sonradan kaybedilecek büyük paraların garantisidir.


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 22.7.2020 07:29:32

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.