"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

En mantıklı demedim, mantıklı dedim...

Bu yazıyı Spotify.com'da canlı dinleyebilirsiniz. Tıklayınız!

 

Dün, TCMB Bankası Para Politikası Kurulu politika faizini ikinci kez değiştirmeyerek % 8.25’te sabit tuttu. Karar öncesinde sosyal medyada, “Merkez Bankası mantıklı olarak bugün faizi değiştirmez” demiştim.

Bazı takipçilerim, ‘En mantıklısı faizi yükseltmek değil mi?’ diye sordu. Onlara "En mantıklısı değil, mantıklısı dedim" diye cevap verdim. Normal şartlarda Merkez Bankası’nın faizi 25 baz puan yükseltmesi en mantıklısı gibi gözükse de Dünyanın ve Türkiye'nin normal şartlarda bulunmadığını göz önünde almak gerekiyor. Özetle, normal şartlarda olmadığımız için, Merkez Bankası’ndan normal şartlarda atılabilecek bir adımı beklemek doğru olmaz.

Tabii "normal olmayan şartlar” tanımıyla neyi kastettiğimi açıklayayım: Ekonomik büyümeyle ilgili çok ciddi problemlerin bulunduğu, vergilerin ertelendiği, alttan alta vergi barışının hazırlandığı bir dönem "normal şartlar" diye tarif edilemez. 

Şimdi "faiz inmeliydi" diyenlere cevap vereyim: Döviz kurlarının seyri, ekonominin kırılganlığı, likiditenin azlığı göz önünde alındığında faizi düşürmek intihar niteliğinde olurdu. 

Haydi geçen ayki toplantıyı hatırlayalım: Benim de dahil olduğum birçok ekonomist, Merkez Bankası’nın faizi indirse bile bunu çok küçük bir oranda yapacağı öngörüsünde bulunmuştu. Aslında gönlümüzdeki aslan faizi hiç değiştirmemesiydi. 

"Yorum yapmadan önce nelere dikkat edilmeli.."

Nitekim geçen ay faiz değiştirilmeden sabit bırakılınca sosyal medyada, "Bizim düşündüğümüzden de iyisini yaptı" diyerek kararı alkışladım. Neticede, bizim gibi gerektiğinde eleştiren uzmanların geçen ayki karara olumlu yaklaşması ve bu arada siyasetten de bir tepki gelmemesi, Merkez Bankası’nı bu ay da faizi sabit tutmaya cesaret verdi diyebilirim. 

Çoğu zaman bana ve birkaç uzmana "bu kadar isabetli analizler nasıl yapabiliyorsunuz ?" diye soruyorlar. Aslında karışık bir metodumuz yok:
 
Teknisyenliği karıştırmadan önce, Merkez Bankasının geçmişte siyasi, ekonomik, toplumsal gelişmelere ne tepki verdiğini iyice inceliyoruz, piyasa şartlarını dikkate alıyoruz, aynı yönetimin geçmişteki kararlarına göz atıp tahmin yapıyoruz. Yani felsefe yapıyoruz. 

Tüm bunlara baktıktan sonra "ideal dünyada.." diye başlayan cümleler kurmadan, "en mantıklı" değil, mantılı olan neyse onu sizlerle paylaşıyoruz. 


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 24.7.2020 07:31:18

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.