"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

YEP Hedeflerinin gerçekçi ve iddialı tarafları..

Bu yazıyı Spotify'dan dinleyebilirsiniz. TIKLAYINIZ!

 

 

Herkesin yeni ekonomik plandan beklediği “ayakları yere basan” ve “inandırıcı” hedeflere sahip bir yol haritası olması. Çünkü daha önceki dönemlerde açıklanan planların içerdiği yüksek hedefler, o sırada ekonominin içinde bulunduğu şartlar dahilinde pek mantıklı bulunmamıştı.

Ancak, her açıklamadan sonra bana yöneltilen mikrofonlara da şunu söylemişimdir: “YEP sadece olacağı değil, olması gerekeni de anlatan bir plandır.”

İlk planı gayet iyi hatırlıyorum. Oldukça sıcak bir günde Sayın Bakan Albayrak “3+1 yılın sonunda nitelikli insan kaynağı yetiştiren Türkiye” diyerek noktayı koymuştu. Herkes eleştirirken ben, “yapmamız gereken bu” diyerek görüş vermiştim. Böyle bir hedefe itiraz etmek bana göre akıl karı değildi. 

Maalesef iş insanlarımız uzun vadeli ama getirisi büyük işler yerine kısa vadede zenginleşmek ya da ellerindekini kaybetmemek telaşında oldukları için bu söyleneni beğenmemiş, ancak cesaretleri olmadığı için eleştirmek yerine alkışlamayı tercih etmişlerdi. Açıkçası iş dünyasının son 20 yıldır samimiyet sorunu var. Hep karnından konuşuyor. Uzun vadeli planlardan hoşlanmıyor, gereğini yapmaya bu sebeple hiçbir zaman kendini hazır hissetmiyor. Kısa vadeli çözümler istiyor ama bunların uzun vadeli sorunlar yarattığını görmezden geliyor. 

Dün açıklanan YEP yine aynı yaklaşımdaydı diyebilirim. Hedefler hem olacakları hem de olması gerekenleri içeriyordu. Bir önceki program hedefleri için şunu söylediğimi gayet iyi hatırlıyorum: “Bu hedefleri tutturamazsak halimiz iyi olmaz, yani bu hedefler bir tercih değil zorunluluk..” Dolayısıyla bu sefer de aynı şeyi söylüyorum. Bir öncekine göre bu programda daha zor şartların altındayız ve bu hedeflerden bir çoğu tutturulamazsa, uluslararası rekabette işimiz mucizelere kalır.

Programa geri dönersek: Ben olsam 2021 yılı için daha mütevazi hedefler koyardım. Yani gelecek yılı bir rehabilitasyon yılı ilan eder, gerçekten “tam dengelenmeyi” hedeflerdim. Ancak içinde bulunduğumuz şartlar mütevazi hedefler koymamızı engelliyor sanırım. Hem iş dünyasına hem de siyasete moral vermek amacıyla iddialı hedefler konmuş. Anlaşılan stabilizasyon hareketi 3 yıla yayılmış durumda.

Elbette bu hedeflerin bazıları baz etkisi sebebiyle kendiliğinden tutacak, bazıları ise ortaya çıkacak yan etkiler sebebiyle tutturulamayacak. 

"Eğer büyüme böyle olacaksa, cari açık hedefi fazla iddialı.."

Bütçe açığındaki kırmızı çizgimiz olan % 3'ten vaz geçilmiş olduğu ilk planda gözümüze çarpıyor. Demek ki kamunun büyümeye desteği devam edecek.  YEP'e göre 2020 yılında bütçe açığı/ milli gelir oranı % 4.9 olacak ve 2023 yılına kadar % 3.5 ‘e inecek. Demek ki hükümet kamu harcamaları ve yatırımlarıyla büyümeye destek verirken, vergi gelirleri konusunda gerçekçi davranacak. Borçlanmaya da ağırlık verecek gibi gözüküyor. Kamunun borçlanma konusundaki tabuları geride bırakmış olması da önemli bir gelişme. Zaten Maastricht kriterlerine göre kabul edilebilir seviyenin oldukça altındayız. Eğer verimli işler yapılacaksa borçlanmak ayıp değil. 

Hedefler arasında en çok aklıma takılan şu oldu: Gelecek yıldan itibaren büyümenin artacağını göz önüne alınırsa cari açık hedefleri iddialı gibi gözüküyor. Elbette, ihracat odaklı bir programın en azından bu hedeflere yaklaşmak için uğraşacağı aşikar. Yine de ithalatımızın % 85’inden fazlası üretim için lazım olan girdilerden oluşurken ve ihracatın kg değeri bu kadar düşükken, cari açığı nasıl kapatacağız bilemiyorum. Bana fazla iddialı geldi.

İşsizlik, bence tüm hedefler arasında en gerçekçi konumda olan hedef diyebilirim. Tek hane işsizlik çok zor. Hükümet bunu kabul etmiş durumda. İşsizlik platosunun % 9.5'a oturması en az 5 yıl alacak diyebilirim. Dolayısıyla YEP'te işsizlik 2023'te bile % 11-12 civarında bekleniyor

En sona enflasyonu bıraktım: Bu yıl da dahil olmak üzere enflasyon hedefleri bana gerçekçi geldi. Ancak acil tedbir bekleyenleri üzer nitelikte diyebilirim. Enflasyonla alakalı % 5 hedefi ancak 2023'te tutacak gibi planlanmış. 

Sonuç olarak, YEP'ten anladığım kadarıyla fiyat istikrarını 2023 yılında yakalayacağımızı görüyoruz. Demek ki öncelik “büyümede istikrar” olacak. 


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 30.9.2020 07:35:17

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.