"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

Seçimden sonra Amerika karışır mı?.

Bu yazıyı Spotify'dan dinleyebilirsiniz. TIKLAYINIZ!

 

Yakın tarihe bir göz atıldığında, Cumhuriyetçilerin Başkanlık yarışını hep tartışmalı sayımlarla kazandığı gözüküyor. Bunun sebebi Amerikan Seçim Sistemi de olabilir. Bir aday 2 Milyon fazla oy da alsa, başkanlık seçimini kaybedebiliyor. 

Biden'ın son aylarda Trump'a göre daha çok sempati toplaması, Demokratların yine daha fazla oy alacağını gösteriyor ama, Başkan bu sefer de Cumhuriyetçilerden çıkabilir. Cumhuriyetçilerin adayı Trump, önceki seçimde sadece taze bir adaydı. Tartışmalı bir şahsiyetti. Bugün ise tartışmalı bir Başkan. Bazılarına göre "hem ABD'nin hem de Dünyanın başına gelen en kötü şey". Eğer seçilirse, ABD'nin yarısından fazlası isyan edecek. Öyle gözüküyor. 

Ancak, bu durumdan vazife çıkaranların sayısı artmaya başladı diyebilirim. Son günlerde Facebook’un CEO’su Mark Zuckerberg'in  "seçimi gecesi kafa karıştırıcı olacak" demesi ve seçim gecesinde şiddet yaşanabileceğini söylemesi dikkatimi çekti. 

Aslında bu röportajı geçen ay vermiş Zuckenberg. Ancak şimdi konuşulmaya başlandı diyebilirim. Facebook'un kurucusu oy verme esnasında, sayımda ve sonuçlar açıklandığında toplumsal olayların çıkma ihtimalinin yüksek olduğunu söylerken, “seçimden sonra oluşabilecek toplumsal olayları engellemek için elimizden geleni yapmamız gerektiğini düşünüyorum" diye eklemiş. Yani "bunlar olacak" demek istemiş. 

Tüm bunları okurken aklıma Frederick Forsyth'ın yazdığı "Fox" yani "Tilki" adlı romanı geldi. Forsyth'ın "Çakal" Romanı dünyanın en çok satanları arasına sayısız defa girmişti. Eski bir gazeteci olan İngiliz yazarın kanıta dayanmadan yazdığı tek bir kitap yok. Hatta Gizli Servisler ve Askerlerin her romanda "bu kadar ayrıntıyı nerden öğreniyor" diye şaşırdığını da kaydedelim.

Yazarın bir daha roman yazmayacağına dair beyanatından sonra çıkan "Fox", Amerikan-İngiliz-Rus-Kuzey Koreli-İranlı hackerların ve nükleer silah teknolojilerinin arasındaki rekabeti anlatıyor. Romana göre ABD ve Rusya karşılıklı olarak siber savaşa bulaşmışken, karşılıklı olarak "kirli operasyonlar" düzenliyor. Bu arada Kuzey Kore ve İran'ın nükleer silahlardan arınma anlaşmalarını nasıl hiçe saydıklarını anlatırken, İngiltere'nin İsrail ile beraber kendi menfaatlerini ilgilendiren yerlerde nokta atışı operasyonlar yapıldığını anlatılıyor. Anlaşılıyor ki tüm bu siber saldırı hadiselerinde dijital şirketlerin istihbarat servislerine büyük desteği oluyor. 

"Seçimler hep şaibeli mi olacak ?.."

Diğer taraftan ABD eski ulusal güvenlik danışmanı Bolton'un Trump'ı yermek için yazdığı son kitapta da, eldeki tüm delillere rağmen ABD Başkanı'nın seçimlere Rus Hackerların müdahale ettiğini görmezden gelmeye çalıştığını söylüyor. "Bunu çok konuşmayın yoksa Başkanlığım meşru sayılmaz" diyormuş Trump. 

Tüm bunlardan anladığım şu ki, güçlü dijital firmalara veya alt yapılara sahip ülkeler rakipleri ya da müttefiklerinin seçimlerine doğrudan ya da dolaylı müdahale ediyor. Sosyal Medya üzerinden şaibeli bir seçimi meşru kılacak ya da meşru bir seçimi şaibeli kılacak viral bir kampanya başlatma güçleri var. Rusya'nın Putin ile beraber bu gücü fütursuzca kullandığını anlıyoruz. Ancak Amerikalılar da hiç masum değil. 

Şöyle düşünelim: Cep telefonlarına mecburen yüklediğimiz her update ile pil gücünün azalmasını sağlayanlar, ya da yeni modellerin satın alınması için önceki modellerin fotoğraf çekme kaliteleriyle oynayanlar kim bilir neler yapmazlar? Bir kere ahlaktan sapılınca arkasından her türlü konuda her türlü maraz gelebilir. 

ABD'de sosyal medya şirketleri ve platformların dezenformasyon merkezine dönüşmemesi ve seçimlere müdahalelere konu olmaması için mevzuat oldukça sert olsa da, dışarıdan yapılacak müdahaleler için söz konusu mevzuat fayda sağlamıyor. 

Facebook ve Twitter'ın seçim akşamında oluşabilecek herhangi bir kaos durumunda yapılması gerekenlerle alakalı bir dizi kural ve şart getirdiğini anlıyoruz. Bunun sebebi, Biden'ın oy sayısı olarak önde gitmesine rağmen hala Trump'ın seçimi kazanma ihtimali olması. Ülkenin yarısından fazlası Trump'ın gitmesini istese de, ABD seçim sistemi sebebiyle beklenen sonuç ortaya çıkmayabilir. Tekrar tekrar sayılan oylar esnasında sokak olayları meydana gelebilir. 

Gördüğüm kadarıyla Rusya, İngiltere, Suudi Bloğu adını verdiğim ülkeler, Türkiye, Yunanistan hatta Kuzey Kore gibi ülkeler Trump'ın seçilmesini isterken, AB Ülkelerinin ve NATO Üyelerinin önemli bir kısmı, Çin, İran gibi ülkeler de Biden'ın seçilmesini istiyor. Aynı blokta yer alanların birçoğu müttefik değil ama menfaatleri ortak. 

Başkanlık Seçimine doğru her gün ayrı bir heyecan yaşayacağız gibi geliyor.  

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

 

Eklenme Tarihi : 13.10.2020 07:31:58

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.