"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

Uluslararası Kuruluşların dayanılmaz hafiflikleri..

 

Bu yazıyı Spotify'dan dinleyebilirsiniz. TIKLAYINIZ!

 

IMF, OECD ve Dünya Bankası. Bu kuruluşlar her ne kadar ülkelerin problemlerine yakın durmasalar da, yazdıkları raporlar dikkate alınıyor. Ancak son yıllarda gerçeklerden koptuklarını görüyorum. Bu kanaatimi güçlendiren bir gelişme daha oldu. 

Geçenlerde oldukça ilginç bir habere denk geldim. IMF, açıkladığı "Dünya Ekonomik Görünüm Raporu"nda Türkiye’nin 2020’de % 5 küçülüp, 2021’de %5 büyüme gerçekleştireceği tahmininde ısrar ediyor. YEP'te bu oranlar sırasıyla % 0.3 ile % 5.8 olarak öngörülmüştü. Yılın bitimine az bir zaman kala bu ısrarın sebebi ancak redaksiyon hatası olabilir. Aksi takdirde kötü niyet aramak zorunda kalırız. 

Kurum, Türkiye yıllık tüketici fiyatlarının 2020 ve 2021’de ortalama %11,9 artmasını bekliyor. Raporda 2020 ve 2021 yıl sonu TÜFE beklentisi %12 olarak belirtilmiş. YEP'te ise bu oranlar sırasıyla % 10.5 ile % 8 olarak belirlenmişti. Burada fazla eleştiri getiremiyorum çünkü enflasyon rakamlarıyla alakalı ciddi bir tartışma başlamış durumda. 

"IMF ekonomik olmaktan çok diplomatik olmaya başladı.."

YEP Raporu içinde benim de mantıklı bulmadığım cari açık küçülmesine IMF de mesafeli yaklaşmış. IMF'ye göre Cari denge/GSYH oranı 2020’de %- 3,7, 2021’de % -0,9 olacak. YEP'te bu oranlar % -3.5 ile % - 1.9 şeklinde öngörülmüştü. Bana kalırsa ne IMF ne de YEP hedefleri bahsedilen büyümeler çerçevesinde tutarlı değil. Türkiye'nin üretimde ithalata bağımlı olduğunu bildiğimize göre bu büyüme ile bu cari açık oranlarını tutturmak zor gibi gözüküyor. 

Devam edersek, IMF Türkiye’de 2020’de %14,6, 2021’de %12,4 işsizlik bekliyor. YEP ise bu beklentileri % 13.8 ile % 12.9 olarak belirlemiş. Buradan da anlaşılıyor ki IMF'nin revize etmekten imtina ettiği Türkiye beklentileri fazla elle tutulur değil. Dolayısıyla bu raporu referans alıp analiz yapmak doğru olmaz.

Benim anlamaya çalıştığım ve başaramadığım ayrıntı şu: IMF'nin bu yıl için yaptığı son revizyonda neden bu rakamlarda kalmakta ısrar ettiği. Bunun ekonomik bir mantığı yok ama diplomatik bir anlamı olabilir diye düşünüyorum.


Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 15.10.2020 07:30:33

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.