"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

19 Kasım Toplantısı yılın en kritik gelişmesi olacak...

Bu yazıyı Spotify'dan dinleyebilirsiniz. TIKLAYINIZ!

 

Ekonomi Yönetimin Piyasa Ekonomisine uyumlu açıklamaları geldikçe, yatırımcıların umudu artıyor, döviz kurları düşüyor, faizler sakinleşiyor diyebilirim. Tüm bunlar birkaç gün içinde oldu. 

Ayrıca, iki gün önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığı açıklamalar piyasalara doping etkisi yaptı diyebilirim. Özetle şu mesajları öne çıkaracağım:

- Bu süreçte Külliye Merkez Bankasının yanında olacak
- Serbest Piyasadan taviz verilmeyecek, öngörülebilirlik artacak
- Yatırımcılar ile yakın temasta olunacak
- Güven artırıcı adımlar atılacak
- Kabine revizyonu yok 
- Enflasyonla mücadeleye devam edilecek
- Gerekirse acı reçete uygulanacak

Bu arada iki cümle daha eklemem lazım ki çok ama çok önemli: "Faiz sebeptir, enflasyon sonuç" dedikten sonra Sn. Cumhurbaşkanının "faizin en az enflasyon seviyesinde tutulma ihtiyacı bizi zorluyor" şeklinde bir ifade kullanması, faiz-enflasyon etkileşimi konusunda bazı gerçeklerin kabullenildiğini bize gösterdi diyebilirim. 

Anlaşılan şu ki Sn. Cumhurbaşkanı 19 Kasım'daki PPK toplantısı için 300 ile 400 baz puan arasında bir politika faizi yükseltilmesine ikna olmuş gözüküyor. Bu durumda fonlama maliyetini daha fazla yükseltmeden Merkez Bankasının resmi faizini piyasa koşullarına yaklaştırmak ya da eşitlemek mümkün olacak. Bu bile başlı başına önemli bir gelişme olur. Atamalardan hemen sonra "söylemler" açısından umut veren ekonomi yönetimi, böylelikle "eylemler" açısından da güven vermiş olur ki, piyasa bundan başka bir şey istemiyor diyebilirim: Güven.

"Piyasalar artık güvenmek istiyor..."

Geride bıraktığımız dönemde söylemler ve eylemler ile, rakamlar ile gerçekler uyuşmuyordu diyebilirim. Özellikle TÜİK tarafından açıklanan rakamların tartışmaya açık hale gelmiş olması, döviz rezervleri hakkında her kafadan bir ses çıkması, mal ve hizmet fiyatlarının artmasına rağmen TÜFE'nin bu artışları yansıtmaması yerli ve yabancı analistlerin güvensizlik dolu raporlar yazmalarına sebep oluyordu. 

Özetle 19 Kasım'daki toplantı artık Türkiye Ekonomisinin en kritik toplantısı haline geldi. Eğer dolar düştü, piyasa sakinleşti diye politika faizlerini olduğu gibi bırakılır ya da "dostlar alışverişte görsün" gibi artırılırsa, sıkıntı eskisinden de büyük olur. Dolayısıyla Merkez Bankası'nın yeni yönetiminin politika faizlerini fonlanma maliyetine çok yaklaştırması veya eşitlemesi haricindeki bir karar, piyasalar tarafından kabul görmeyecek, birkaç gündür oluşmuş güvenin bir anda yok edilmesi sonucunu yaratır desem yanlış olmaz. 


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 13.11.2020 07:27:34

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.