"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

TCMB Başkanı Ağbal ve ekibinin dik duruşu ...

Bu yazıyı Spotify'dan dinleyebilirsiniz. TIKLAYINIZ!

 

Merkez Bankası'nın artık politika ya da piyasaların baskısıyla değil, gereği neyse ona göre karar vermesi gereken bir süreçteydi. Maalesef bu da yeni atanan Merkez Bankası Başkanı'nın masasının üzerinde bekleyen bir durum oldu.

Biraz bizlerin çokça da siyasetin sıkıştırılması sebebiyle iş bi daha çetrefilli hale gelmişti. Bizler televizyonda, Cumhurbaşkanı Erdoğan da açıklamalarında ters yönlerden sıkıştırdıkça Yeni TCMB Başkanı ve Yönetimi üzerindeki baskı zirve yaptı desem yanlış olmaz. 

Unutmadan: Hükümet Cephesinde "reformlarda nerden başlayalım?" diye soran var ise, 2013 yılının şartlarına dönsek yeter diye cevap verebilirim. Türkiye'nin CDS Primlerinin 120 civarında olduğu, Kredi Notunun "Yatırım Yapılabilir" seviyede olduğu bir dönemden bahsediyorum. 

Buradan hareketle, yüksek faizden şikayet eden devlet erkanına bir hatırlatma yapmak istiyorum: "Bir yatırımın faizden daha az kar getirdiği bir ülkede çözüm faizleri zorla düşük tutmak değil, üretenin karını artıracak ortamı yaratmaktır. Bu da risklerin ve enflasyonun azaltılması, yapısal reformların kararlılıkla hayata geçirilmesiyle alakalıdır. O zaman faiz de düşer."

Geçenlerde bu cümleyi sosyal medyada da paylaştım. Tüm amacım TL'nin istikrarı ile ilgili sorumluluğun tamamıyla Merkez Bankası'na yüklenmesinin önüne geçmekti. Tabii, bundan sonra Merkez Bankası'nın eski iletişim tarzını bir kenara bırakıp, geniş tabanlı bir istişare ağı kurması gerekiyor. Bunu da hatırlatayım.

"Faturanın büyümesi önlendi.."

Dünkü faiz kararı elbette piyasaları büyük bir çoğunlukla tatmin etti. Merkez Bankası'nın yeni yönetimine, öncekilere tanıdığımız krediyi tanımamız gerekiyordu. Bu karar güveni pekiştirdi diyebilirim. Faiz kararı stresin bundan sonraki toplantıya taşınmaması için alınmış önemli bir adım oldu. Bu işten kaçtıkça işin maliyeti de artacaktı. Geçmiş günlerde, birçok ekonomistin çoğu zaman Ankara'nın şimşeklerini çekmek pahasına ülkenin bu maliyeti ödememek için yüksek perdeden uyarıda bulunduğuna şahitlik ettiniz. 

Bu kişilerden biri de bendim. Hep de şu örneği verdim: Denize 10 kamyon çakıl atmak gereken yerde, "4 tane akşam atayım geri kalanı sabah atarım" dersek, sabah geldiğimizde attığımız çakılları denizin sürüklemiş olduğunu görürüz.  Dolayısıyla işin maliyeti 14 kamyona çıkar. Israr ettikçe maliyet büyür. Bu kadar basit. Özetle, 22 Ekim'de 200 baz puan artırılmayan TCMB tabela faizinin maliyeti bu sabah 475 baz puan civarındaydı. Bugünkü karar neticesinde iş nihayet tamamlanmış oldu. 

Karara yatırımcıların ilk tepkisi "şaşırdık ama sevindik" oldu. Yeni Ekonomi Yönetimin verdiği ilk sınav öncesinde moral desteği veren bizler ise mahcup olmadık. Mahcup olmakta bir beis yok ama ülkenin ve milletin ödediği fatura sürekli artıyordu. 

Merkez bankası Başkanı Naci Ağbal gelir gelmez yaptığı hamleyle faturanın büyümesini önledi diyebilirim. Kendisine bundan sonraki dönem için başarılar diliyorum. 


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 20.11.2020 07:31:27

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.