"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

ABD karıştı ve yine herkes Doları merak ediyor ! ...

Bu yazıyı Spotify'dan dinleyebilirsiniz. TIKLAYINIZ!

 

Dün yaşananlar hafızalarımıza yeni bir Amerikan Tecrübesi olarak kazınacak. Sabaha karşı gelen mesajları görünce, hem şaşırdım hem güldüm. Herkes Doları soruyordu çünkü. 

"Merak etmeyin her şey normale döner" diye cevap yazdım herkese. Öyle de olacak. 

Türkiye'de de piyasaların yönü değişmeyecek. Bandı biraz geriye sararsak: Ekonomi Yönetimindeki değişiklikten sonra Dolara karşı talebin yavaşladığı ancak, henüz tam olarak durmadığı gözüküyor. Dolar/TL gevşediği zaman kurumlar, yükselmeye başladığı zaman da bireyler alıyor. Yani bir taraf borcunu ve ödemesini düşük maliyetle kapatmaya çalışırken, diğer taraf "galiba tekrar yükseliyor" korkusuyla koşa koşa döviz alıyor.

Diğer taraftan ülkeye ciddi bir yabancı sermaye girişi olmadığı gibi, ihracatın tüm çabasına rağmen dış ticaret açığı ve cari açık da giderek büyüyor. Türkiye'de cari açık ve büyüme arasında bir yapısallık var ve bir türlü çözülemiyor. 

Hal böyleyken kaynak sıkıntısı çekilen Türkiye'de piyasa ekonomisine ters düşecek şekilde kaynak maliyetleri zorla düşürülmeye çalışıldığı için, bugün faizleri yükseltmek zorunda kalıyoruz. Bugüne kadar "piyasa ne isterse istesin biz kafamızdaki doğruyu uygularız" diyen bir yaklaşımın yerine, piyasanın suyuna giden bir yaklaşımın geldiği de aşikar. 

Erken Seçim ile ilgili tartışmaların başlaması doğal. Yeni Kurulan partiler ve tüm partiler mensuplarını canlı tutabilmek, meşgul edebilmek ve nihayetinde bazı tasarımları denemek için buna mecburlar. Ancak bu beklenti Türkiye'de bir anda elle tutulur hale gelebiliyor. Dolayısıyla bu açıdan da Dolar/TL'nin düşüşe devam etmemesi doğal karşılanmalı.

"Dış ve İç Siyaset TL'nin istikrarı için çok önemli..."

Suudi Arabistan ve Katar arasındaki buzların erimesi, Türkiye ve İsrail arasındaki buzların da erimesine fayda sağlarsa, o zaman Dolar/TL'de yeni bir gerileme başlayabilir diye düşünüyorum. Kaynak girişinin sağlanması için ABD ve AB ile uzlaşmak gerekiyor. Bunun da yolu İsrail ile uzlaşmaktan geçiyor diyebilirim. En azından bu konuda ciddi tecrübe sahibi olanlar böyle diyor.

Demek ki, Biden'ın göreve başlamasıyla beraber Türkiye'nin yeni bir sayfa açması beklenmeli. Hele ki son olaylardan sonra. Türkiye'ye en çok yabancı sermayenin hangi ülkelerden geldiği göz önüne alınırsa, Ankara ile Washington arasındaki iletişimi sadece başkanlar üzerinden değil, kurumlar üzerinden de kurgulanması, hatta bankaların, şirketlerin, tanıtım becerisine sahip özel sektör ve kamu kuruluşlarının, sivil toplum kuruluşlarının da bu kurguya dahil edilmesi gerekiyor. Yani gerçek anlamda bir kamu diplomasisinden bahsediyorum.

Özetle, TL'de istikrarı sağlamak, enflasyonu düşürmek ve faizleri makul seviyelere indirmek dış politika ve iç politikada yeni bir tasarımın ortaya çıkarılmasıyla gerçekleşecek. Ekonomi Yönetiminin elindeki enstrümanlarla arzu edilen sonucu yaratmak mümkün gözükmüyor desem yanlış olmaz.

Tabii şunu da hatırlatayım: 15 Temmuz'da bizi kızdıran işlere imza atanlardan intikam almak için "oh olsun" moduna geçmek de iyi değil. Ne olursa olsun yaşananlar ciddi ve üzücü hatta endişe verici. Demokratik Kurumları ve Demokratik Ortamı yok etmek isteyen insanların cüretini gözlerimizle gördük. Hem de Demokrasiye en çok inanan insanların ülkesinde. Ne büyük bir tehlike altında olduğumuzu artık anlamamız gerekiyor diye düşünüyorum. 


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 7.1.2021 07:23:22

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.