"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

Duyarsızlaştık mı acaba ?! ...

Bu yazıyı Spotify'dan dinleyebilirsiniz. TIKLAYINIZ!

 

Hafta sonu 13 masum insanın teröristler tarafından katledilmesiyle büyük bir üzüntü ve endişeye kapıldık. Bombaların patladığı, masum insanların zalimliğe maruz kaldığı günlerden uzaklaştığımızı düşünürken, sarsıldık. 

Açıkçası neredeyse her gün memleketimizin bir köşesinden gelen şehit haberleriyle üzülüyoruz. Ancak bu haberlerin tamamına yekpare aynı tepkiyi veremiyoruz. Bazıları doğan çocuğu için sevinirken, diğeri evleniyor, bir doktor hastayı iyileştirdiğinin sevincini paylaşırken, bir bilim insanı aldığı ödülün sevinciyle mesaj atıyor. Tam bu esnada şehit haberleri geliyor. Sosyal medyada mutluluklarını paylaşmış olanlar bu sefer üzüntülerini, matemlerini paylaşıyorlar. Bu toprakların kaderi bu herhalde. Başımıza ne geleceğini bilmeden yaşıyoruz. 

Diğer taraftan her gün şehit haberi gelmesi sebebiyle duyarsızlaşan bir topluma da dönüşüyoruz. Fernando Pessoa'nın "Huzursuzluğun Kitabı"nda yazdığı gibi, o kadar çok acı çekiyoruz ki sonunda duyarsızlaşıyoruz. Belki de Rahibe Teresa'nın dediği gibi "canın o kadar yanıyor ki bir daha yanmıyor." Bilemiyorum. 

Dün sabah kalkar kalmaz sevgililer günü ile ilgili bir mesaj yazdım. Acı haber ise hemen arkasından geldi. Mesajımı silmedim. Çünkü bizi susturmaya, öldürmeye çalışan hainlere inat konuşmaya, paylaşmaya ve yaşamaya devam edeceğiz dedim içimden. Ancak, bu kararlılığı da açıklamak kolay değil. Tepkiler oluyor ister istemez. Ülkenin hali bir düğün bir cenaze. Sevinmek mümkün değil, hemen arkasından matem geliyor çünkü. 

"Ateş düştüğü yeri yakıyor.."

Aslında, çocuklarımızın sınav heyecanı, bitmiş maçın tartışmaları, hamaset dolu tartışma programları veya planladığımız bir seyahat hayatını kaybeden insanların haberinden daha çekici geliyor bize. Özetle, çekilen tüm acılar ve maruz kaldığımız tüm kötülükleri normalleştiren bir döngünün içindeyiz artık. 

Belki de gerçeği değiştiremeyeceğimize tamamen inandık. Belki de bu kötülüklere maruz kalanların kaderi bu deyip geçiyoruz. Belki de kendi başımıza gelene kadar hiç kimsenin acısına ses çıkarmamayı adet edindik. Bilmiyorum.

Bildiğim tek şey hepimizin artık yorulmuş olduğu. Çoğumuzun ümidini kaybetmiş olduğunu da görüyorum. Bugün piyasalardan ya da ekonomiden bahsetmek istemiyorum Dostlar. Kusuruma bakmayın. 


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 15.2.2021 07:26:52

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.