"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

Kur yükselince de dert, düşünce de...

Bu yazıyı Spotify'dan dinleyebilirsiniz. TIKLAYINIZ!

 

 

Aslında meseleyi tersten okuyoruz. Sebebi de ulusal paramızdan uzak durmamız. Eğer büyük çoğunluk ulusal paradan mevduat yapmış olsaydı "TL değer kazanacak mı ?" diye soracaktı. Ancak büyük çoğunluk döviz ya da altında olduğu için "Dolar daha da düşecek mi ?" diye soruyor.

Tasarruflarını ulusal parayla değerlendiremeyenler için eleştiri yapamam. Açıkçası 1950'lerin sonundan beri TL'nin üzdüğü nice anlar yaşandı. Hepsi de yönetim hatasından kaynaklandı. Ancak sert yükselişlerin hemen ardından da düşüşler gelmiş. Unutmayalım. En canlı örnekler, 1994, 2001, 2007 ve 2018 'daki geri çekilmeler diyebilirim. Şimdi bir tane daha yaşıyoruz. Peki bu düşüşlerde Merkez Bankası ne yapacak ? Gelin bir analiz yapalım.  

Anlaşılıyor ki Dolar/TL'deki düşüş ile alakalı pek yakında ihracat cephesinden sesler yükselmeye başlayacak. Hatırlarsanız dünkü yazımda şu an için TCMB'nin herhangi bir döviz alım programı düşünmediğini söylemiştim. Bana göre, Merkez Bankası döviz alım programı için iki gelişmeyi bekliyor:

- Cari Açıkta Kalıcı İyileşme
- DTH larda en azından Toplam Mevduatın % 50'si civarına inme

Cari açıkta kalıcı iyileşme şu anlama geliyor: Ekonomideki daralma sebebiyle verilen cari fazla değil, "ekonomi büyürken cari açığın milli gelire oranını düşürmek". Bu aynı zamanda büyüme-cari açık yapısallığının da iyileşmekte olduğunu gösterecek. Merkez Bankası raporlarından anladığım kadarıyla söz konusu iyileşme ile alakalı bazı gelişmeler var. Ancak tüm umutlu beklentiye rağmen Merkez Bankası'nın ikinci çeyrek hatta üçüncü çeyrekten önce döviz alım programını açıklamayacağını söyleyebilirim.

DTH'larda kalıcı çözülmeden bahsetmek için, TL ile Döviz Mevduatının en azından eşit paya sahip olacağı bir dengeye gelmek gerekiyor. Geçen yılın şubat ayında neredeyse birbirine eşit olan TL ve Döviz Mevduatı, son zamanlarda DTH'larda meydana gelen çözülmeye rağmen hala % 55'e % 45 seviyesinde. İdeal olanın ne olduğunu tartışmadan önce bu oranları en azından eşitlemek gerekiyor. 

"Merkez Bankası acele etmeyecek gibi gözüküyor.."

Her iki kriter için Merkez Bankasının acele etmeden bekleyeceğini görebiliyorum. Bu sebeple Dolar gerilerken ortaya çıkacak baskıya direnmesi gerekecek. Bu arada faizlerin düşürülmesi için siyaseti arkasına alan iş dünyasını da unutmamak gerekir. 

Aslına bakılırsa, Merkez Bankası Yönetimi yüksek faizin büyüme dinamiklerine zarar vermeyeceğini düşünüyor olabilir. Geçmiş dönemlerde enflasyon düşerken büyümenin sağlandığı bir kaç kez kanıtlandığı için, bir süre sonra iş dünyasının, yüksek kur-yüksek enflasyon sarmalından çıkılması sebebiyle varlıklarının tekrar değer kazanacağını, bu sebeple şikayetlerini azaltacağını tahmin ediyor da olabilir.

Sonuç olarak, başta Merkez Bankası olmak üzere tüm kurumlar enflasyon ve dengesizliklerle mücadele adına bir samimiyet testinden geçecek gibi gözüküyor. Yaz aylarında neler olabileceğini şimdiden kestirmek zor. 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 17.2.2021 07:25:55

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.