"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

Merkez Bankası Kararı ve TÜİK'teki başkan değişimi...

Bu yazıyı Spotify'dan dinleyebilirsiniz! TIKLAYINIZ!

 

 

Geçen haftanın en önemli gelişmeleri arasında Merkez Bankası faiz kararı ve TÜİK Başkanının değişmesi oldu. Ocak ayında faizlere dokunmayan, risklerin gelişimi hakkında daha fazla bilgi sahibi olmayı tercih eden Merkez Bankası bu sefer de faizlere dokunmadı. Açıklama metninden anladığım kadarıyla piyasadaki bir çok gelişmeyi herkesten önce takip edebildikleri bir veri setleri var.

Yukarıda bahsettiğim gibi,  TÜİK Başkanının görevi bırakması da dikkati çeken bir gelişme oldu. Neden önemli olduğunu şu örnekle anlatabilirim. Daha önce bir konferansta beni dinleyenlere şu soruyu sormuştum:

"Kimsenin inanmadığı bir enflasyon oranına bakarak verilen faiz kararı inandırıcı olabilir mi ?" 

Bu soruya hemen cevap veren olmadı. Ancak, TÜİK rakamlarına inancın kaybolduğu belliydi. TÜİK eski Başkanının son haftalarda şeffaflık adına attığı adımlar, göreve devam etmesi için yeterli olmadı. Yeni Başkanın ise omuzlarındaki yük ağır. 

Merkez Bankası'nın Aralık, Ocak ve Şubat kararlarından anlıyoruz ki, faiz oranları sadece şu anki değil beklenti enflasyonunun da bir kaç puan üzerinde seyredecek, hem de uzun süre. Böylece bir gerçek daha ortaya çıkıyor: Faizlerin düşmesi için enflasyonun düşürülmesi gerekiyor. 

"TÜİK'in yeni başkanı ateşten gömlek giydi..." 

Tabii iş bununla da bitmiyor: Düşürülen enflasyona halkın güvenmesi gerekiyor tabii. Burada TÜİK'in yeni Başkanının neden zor bir işi üstlendiği daha rahat anlaşılabilir. Hem güvenilir olacak, hem de bu yolla Merkez Bankası'nın kararlarına olan güveni artıracak. 

Özetle, önümüzdeki aylarda enflasyonun yükselmeye devam edeceği beklentisi doğrultusunda faiz oranlarının şu anki yüksek seviyeleri koruyarak yola devam edeceği anlaşılıyor.

Diğer taraftan kredilerdeki artış hızının son iki aydır hız kestiğini de görüyoruz. Bankacılar "kredi talebi azaldı bu sebeple mevduat faizlerini düşük tutmaya çalışıyoruz" diyorlar. Daha önce de bahsettiğim gibi, Merkez Bankası iş dünyasının bu faizlere alışacağını ve büyümeye engel bir durum olmadığını düşünüyor. 

Önümüzdeki riskler ise şunlar: Yurt dışında enflasyon yükselmeye başlarsa, önce Fed ardından diğer Merkez Bankaları faiz artırmaya başlayabilir. Diğer taraftan Türkiye'deki ekonomik aktiviteyi durma noktasına getirmeden Kovid önlemlerini gevşetmezsek, arzu edilen hızda büyümeyi sağlayamayız. Nihayetinde Merkez Bankası yönetimi bundan sorumlu tutulur. 

Sonuç olarak, 2020 zor geçti ama 2021'e ait riskler de azımsanmayacak seviyede diyebilirim.


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 22.2.2021 07:22:24

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.