"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

Enflasyonla uğraşmak zor olunca, faizden medet umuluyor..

Bu yazıyı Spotify'dan dinleyebilirsiniz. TIKLAYINIZ!

 

Enflasyon, faiz denkleminin içinde önemli bir bağımsız değişkendir. Bunun üzerinde bir de risk eklenir. Daha başka unsurlar da faiz denkleminin içindedir ama matematiksel olarak basitçe şöyle söylenebilir: Faiz enflasyon ve risklerin bir fonksiyonudur.

Hal böyleyken, faizin enflasyon yarattığını iddia etmek aslında, meseleyi basbayağı görmezden gelmektir. Çünkü enflasyonu ortaya çıkaran olumsuzluklarla uğraşmak, piyasaya müdahale edip faizi düşürmekten daha zordur.  Açıkçası enflasyonist ortamdan nemalanan menfaat gruplarını, siyaset doğrudan karşısına alamaz. Sebeplerini tartışmaya gerek görmüyorum.

Türkiye'nin tarımsal ürünlerde, gıdada, hammadde ve aramalı piyasalarında uzun zamandır görülmemiş bir enflasyon yaşanıyor. Belli ki menfaat grupları üreticinin ve vatandaşın mağduriyetini yaratan bir kazanç elde etmekte. Bundan başka tarımdan başlayarak her sektöre kadar verimsizlik hüküm sürüyor. Tabii ki, bununla da uğraşmak kolay değil Ama dahası var.

Ülkede döviz kurlarının doğrudan fiyatlara etkisi var. Çünkü ithalatımızın % 85'i üretmek için gereken girdilerden oluşuyor. Bunu da değiştirmek zor olduğundan dolayı, hiçbir zaman kararlı adımlar atılmıyor. Ne de olsa o malları üretenler ülke içinde başka rakip istemiyorlar. Kapasite büyümüyor. İthal etmek zorunda olanlar cezalandırılıyor. 

Gümrüklerde 6 milyar dolar para kanuna aykırı şekilde firmalardan toplanıyor. İdare gümrük, alanlarının yönetimini özel firmalara vermiş ve aradan çekilmiş. Haksız şekilde alınan ücretlerle alakalı şikayetlere rağmen, siyaset bununla da ilgilenmiyor, tüm bu ödenen paralar nihai fiyatlara doğrudan yansıyor ve enflasyon yükseliyor. 

"Enflasyon yaratan unsurlardan menfaat sağlayanlarla uğraşılmıyor.."

Demin söyledim, bazı sektörlerin siyasete baskı yapması sonucunda Türkiye'de üretilmeyen ürünlere bile çok yüksek gümrük vergileri ve tarife dışı engeller gelmiş. Yıllardır bu uygulamaların ekonomiye ne kazandırdığı hiç analiz edilmemiş. Doğrudan enflasyon yaratan bu uygulamalar konusunda siyaset, bundan menfaat sağlayanları karşısına almamak adına kılını kıpırdatmıyor. 

Aslında, bunun gibi sayacağım birçok örnekte etkili siyaset ve devlet adamlığıyla enflasyon kaynağından önlenebilir ve faizler de böylelikle daha sakin ve makul bir düzeye gelebilir. Fakat, Türk Siyaseti çözmek istemediği ya da çözmeye muktedir olmadığı konuların faturasını vatandaşa çıkarıp, sermayenin maliyetini zorla düşürmeyi adet edinmiş gözüküyor. 

Halbuki asıl mağduriyet faizden değil, maliyetlerden ve hayat pahalılığından yaşanıyor. Gerçekten vicdan sahibi olmak bu sorunları gidermeye çalışmaktır. Dediğim gibi bunlar uzun, çetrefilli ve siyaseten sıkıntı yaratabilecek meseleler olduğu için siyaset faizle uğraşmaktadır. Yani sebeplerle değil sonuçlarla uğraşmayı tercih etmektedir. 

"Eğer faiz eşittir enflasyon ve riskler ise, denklemin diğer tarafıyla uğraşayım, o zaman enflasyonda düşer riskler de" diyerek meseleyi hafife alan siyasete destek verenler ise sebep-sonuç ilişkisi hakkında dezenformasyon yapıp büyük bir yanlışa imza atmaktadırlar. 

Yanlış hesap Bağdat'tan döner. 


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 25.3.2021 07:21:48

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.