"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

Herkes için Ekonomi...

Bu yazıyı Spotify'dan dinleyebilirsiniz. TIKLAYINIZ!

 

 

Aramızdan ayrılışının 8. yılını idrak ettiğimiz Rahmetli Erdoğan Alkin'in "Herkes İçin Ekonomi" kitabı, kolay öğreten bir iktisat kitabıdır.  En son 2009 yılında İTO tarafından basılmış olan kitabı satır satır okurken hüzünlendim diyebilirim. 

Hüznümün sebebi elbette çok ani olarak kaybettiğimiz Erdoğan Hoca'nın aramızda olmamasıyla başlıyor. Ancak, kitabı okurken bize tanıttığı iktisadi hayatın ne kadar ahlaklı, rasyonel, vicdanlı hatta kurallara saygılı olduğunu gördükçe daha çok hüzünlendim. Kitapla bize bir mesaj vermiş aslında:

"Ben yokluk içinde bile mutlu olan, varlığıyla değil bildiğiyle yücelen bir neslin çocuğuyum. Bugün tartıştığınız ahlak dışı, gerçek dışı ve sevgi ile saygıyı barındırmayan işleri ben anlamıyorum. Anlamadığım için de, gitmeden önce size kendi dünyamla alakalı son bir belge bırakıyorum. Okuyun ki, nerede hata yaptığınızı anlayın."

Kitabın içine çek kullanımından iktisadi sistemlere, politikalardan dış ekonomik ilişkilere kadar her konuda Rahmetli Hoca'nın hümanist düşünceleri serpiştirilmiş. Hatta bir sayfada "tatmin edilmediği zaman elem veren her şey ihtiyaçtır" demiş. Halbuki, bugün insanoğlu ihtiyaçlarını değil ihtiraslarını tatmin edemediğinde elem duyuyor hatta hırslanıyor, ahlak-vicdan-akılcılık üçlemesinden uzaklaşıyor. Erdoğan Hoca'nın nesli öncelik tespitini doğru yapıyormuş demek ki. 

Bankacılık ve Finans ile paranın tarifinde kullandığı tanımlamalar da aynı şekilde tertemiz. Adeta "ceteris paribus" kuralına yani "diğer tüm değişkenler sabit kalmak kaydıyla" diyerek anlatıyor. Yani güzel ahlak ve binlerce yılın deneyimiyle yazılmış kurallardan uzaklaşmadan iş yapmanın ve parayı kullanmanın bizi fakirleştirmeyeceğine, aksine sabırlı olursak sadece büyüme değil kalkınmayı da sağlayacağına olan güveninin defalarca altını çizmiş. 

"Erdoğan Hoca'nın Dünyası.."

Tabii, Erdoğan Hoca soylu duyguların çağında yaşamış, sonra da kendini o dünyayla sınırlamış bir bilim insanıydı. Dedikodu veya ahlak dışı işlerin yarattığı problemleri değil matematik problemleri çözerdi. Akorsuz seslerle ilgilenmez, piyano-bağlama-gitar üçlüsüne sığınırdı. Gazetelerde yazanlara, ajanslardaki haberlere dayanamaz eline kitabını alır ve saatlerce uzaklaşırdı. 

Özellikle 1994'te annemin erken vefatından sonra adeta 1950-1970 arasındaki dünyanı kendi için baştan yaratmıştı diyebilirim. Boğazın tertemiz sularında yüzdükleri, üniversitede özgürce konuştukları, annemin sağlıklı zamanlarında Suadiye plajında güneşlendikleri, Varlık Yayınlarının kitaplarını okudukları ve klasik müzik plaklarını topladıkları dünyayı yaratmıştı en baştan. Erdoğan Hoca, Herkes İçin Ekonomi kitabında adeta bize o günlerin ne kadar güzel olduğu anlatmış. 

İTO Başkanı Sn. Avdagiç 'i 3 ay önce aradım ve "kitabı tekrar ele alıp yenilemek istiyorum" dedim. Değerli Başkan "çok mutlu olurum, bitince haber verin" dedi. Her ne kadar fikirlerimiz küçüklükten beri uyuşmasa da, Kerem Hoca'yla beraber özüne dokunmadan güncelleştirme kararı aldık. En azından babamın öğretisinde uzlaşmış olacağız diye sevindik. 

Bugün size piyasalardan bahsetmek yerine, gözü arkada kalmadan bu dünyadan kendi dünyasına giden Erdoğan Hoca'nın "ekonomik aleminden" bahsetmek istedim. Kitap okurların eline ulaştığında sanıyorum, neden doğruyu konuşmak için mücadeleden vazgeçmediğim daha rahat anlaşılacaktır diye düşünüyorum. 


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 7.4.2021 07:34:59

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.