"Akıllı insanlar kendi yanlışlarından,
çok akıllı insanlar ise başkalarının hatalarından ders alırlar."
Prof. Dr. Emre Alkin

Tam kapatma.. Topu Taca Atma.. Gerçekler...

Bu yazıyı Spotify'dan dinleyebilirsiniz. TIKLAYINIZ!

 

...Bazen bana “kur mu yükselsin, faiz mi” diye soran oluyor. Açıkçası bu sorunun pek anlamı yok. Şöyle ki, kur yükselişine müsaade edilince önce enflasyon sonra da faizler yükseliyor. Dolayısıyla birini diğerine tercih etmek gibi bir seçeceğimiz de yok....

Piyasalar haftaya kötü başladı ama sonra düzeldi. Panik halinde döviz ya da TL çekmek isteyenlerin mevcudiyetinde kurların ve piyasa faizlerinin yükselmemesi için sarf edilen çabayı fark etmemek imkansız. Üzerine bir de "tam kapatma" yetişti imdada.  Yani verilen çabanın yanına bir de işleri yavaşlatarak soğutma niyeti var.

Hangi uzmanla konuşursam konuşayım bana şunu söylüyor: "Kuru tutmak için verilen çabaların hemen ardından faizlerde bir yükseliş olmazsa, kurların tekrar yükselmesi riski ile karşı karşıya kalabiliriz." 

Peki Merkez Bankası, bayram sebebiyle oldukça erken bir tarihte yapacağı toplantıda ne karar alabilir ? Haydi seçeneklere bakalım:

- Politika faizini arttırmak

- Politika faizini artırmadan Geç Likidite Penceresi üzerinden faizi artırmak

- Piyasayı kendi haline bırakıp piyasa faizi ile politika faizi arasındaki makasın açılmasına müsaade etmek, fon fazlası olan bankalarla fon açığı olanları araya girmeden irtibatlamak

Bu seçenekleri sıralarken elbette son iki seçeceğin birbirine yakın durduğunun farkındayız. Önünde sonunda Merkez Bankası piyasayı kendi haline bırakamayacak ve geç likidite penceresi üzerinden fonlanmak mecburiyetinde kalacak. Yani dönüp dolaşıp aynı yere geleceğiz.

Tabii en temiz seçenek birinci seçenek ama bu durumda bir önceki Merkez Bankası Başkanı’nın görevden alınma sebebi kamu oyunda tekrar tartışılmaya başlanacak. Dolayısıyla, yepyeni bir siyasi tartışma yaratmamak için Merkez Bankası’nın ikinci ve üçüncü seçenekleri “deneme-yanılma” yöntemi çerçevesinde uygulayacağını tahmin ediyorum.

Tekrar hatırlatayım. Ben faiz meraklısı değilim, yüksek faizden hoşlanmıyorum. Ancak piyasayı tutmak için sarf edilen çabaların yan etkileri sebebiyle faiz mecburen yükselecek diyorum. Piyasa bunu zorla ve arzu etmediğimiz bir hızla yaptırmadan önce, Merkez Bankasının proaktif davranması gerektiğini söylüyorum.

"Faiz ameliyattan önce hastayı uyutmak için yükseltilir..."

Tabii, TCMB ek önlemlerle DTH’ların artışına sınırlama getirmeyi de deneyebilir. Ancak önceki dönemlerde bu denemeler arzu edilen sonucu vermedi. Burada mesele güven kaybı ve yetersiz rezervler. Her iki olumsuzluğun kombinasyonu ise eğer caydırıcı bir faiz seviyesi olmazsa, kurların sıçramasını kaçınılmaz hale getiriyor.

Bazen bana “kur mu yükselsin, faiz mi” diye soran oluyor. Açıkçası bu sorunun pek anlamı yok. Şöyle ki, kur yükselişi de önce enflasyon sonra da faizleri yükseltiyor. Dolayısıyla birini diğerine tercih etmek gibi bir seçeceğimiz yok.

Sonuç olarak, öncelikle güvenin tesis edilmesi en doğru seçenek gibi gözüküyor. Tam kapatma kararı başımıza gelecekleri sadece erteleyecek.


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 28.4.2021 07:23:45

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.