"Fark yaratmak, olağanüstü yeteneklerle beklenen işleri yapmak değil.
Olağan yeteneklerle beklenmeyen işleri yapmaktır."
Prof. Dr. Emre Alkin

Acaba G20 ve G7'ye Ayar Gelir Mi ?...

Bu yazıyı Spotify'dan dinleyebilirsiniz. TIKLAYINIZ!

 


G20 zirvesindeki temaslar diplomatik gerginliklerin bir nebze olsun sakinleşmesi sonucu yarattı diyebilirim. ABD ve Fransa gibi bazı konularda Türkiye'nin çatıştığı ülkelerin yanında sürekli sorun yaşadığımız AB tarafı ile sakin bir konuşma ortamı yaratılmasının elbette piyasalara olumlu tesir edeceği aşikar.

Ancak, temel kırılganlıklar ortada duruyor ve Akdeniz, Suriye, F-35 ve F-16 gibi meselelerin yanında doğrudan Türkiye'nin iç işlerine müdahale anlamına gelen açıklamaların bundan sonra tekrarlanmayacağına dair hiç bir garanti yok.  Amerikan ve Avrupa tarafının Türkiye ile ilişkilerin fazla gergin olduğunu düşünerek G20 zirvesinde tansiyonu düşüren açıklamalarda bulunduğunu, Türkiye'nin de benzer şekilde davrandığını söyleyebilirim. Halbuki, Türkiye'yi Antalya Körfezine hapsetmek isteyen Yunan yaklaşımı ve Suriye'de bölücü örgüt ile uzantılarına yardım yapılması gerçeği hala ortada duruyor. Bölgede Fransa ve İsrail'in başını çektiği Türkiye karşı bir oluşum da mevcut. 

Tüm bunların sadece bir zirvede çözülmesi elbette mümkün değil. Yine de Liderlerin daha önceki zirvelerde olduğu gibi görüşmekten kaçmayıp sorunlarla yüzleşmiş olmaları önemliydi. Herkesin dikkati iklim değişikliği ile ilgili risklere çevrilmiş olduğu için jeopolitik gerginlikleri konuşmak için daha rahat  bir ortam yaratılmış oldu diyebilirim. Ancak, risklerin herhangi biri çözülmedi. Sadece çözülmesi için gayret edileceğine dair intiba verildi. Özetle, zirveye katılan liderler ekonomik rahatsızlıklar gölgesinde "medeni" bir görüntü vermek için uğraştılar. 

"Milli Gelirin Dolar Cinsinden İfadesi Sıralamayı Bozan Faktör..."

Bu arada Türkiye'nin Milli Gelir açısından dünyanın ilk 20 ülkesi arasında olup olmadığı da tartışmalı bir konu haline gelebilir. Ancak, benzer durum gelecekteki G7 zirvesi için de geçerli. Güneydoğu Asya'daki bazı ülkelerin zirveye katılan AB ülkelerinden daha büyük milli gelire sahip olmaları ihtimali var. Büyük ihtimalle bu zirvelerin isimleri değişecek. Çünkü hiçbir otorite modern dünyanın temsilcilerini Milli Geliri küçük kaldığı için bu toplantılardan men edemez. Bu sebeple Türkiye'nin 20 ülkenin katıldığı toplantıya dahil edilmesi için değişecek şartlar, 7 ülkenin toplantısı için de geçerli olacak. 

Ekonomiden çok siyaset ve küresel sorunların ele alındığı G20 toplantılarında milli gelirin dolar cinsinden ifadesi düştüğünden dolayı katılması riskli hale gelen ülkeler için mutlaka bir formül bulunacaktır diye düşünüyorum. Herhalde başındaki G yani "great" ifadesi yerine başka bir ifade gelecek. Uzun zamandan beri en büyük 7 ekonomiyi temsil eden değil, adeta "centilmenler kulübü" haline gelmiş G7'nin de bir değişime uğraması gerekiyor. 

ABD'nin ekonomik sıkıntıları artarken, Çin'in güçlendiğini de görüyoruz. Diğer taraftan AB'de ciddi bir liderlik sıkıntısı var. Rusya'nın bölgede baskısı artarken, Orta Doğu'dan patlak verecek sıkıntıları önlemek yerine, büsbütün kışkırtacak bir ortam oluşuyor desem yanlış olmaz. Hal böyleyken, ABD ve AB'nin Türkiye'ye eskisinden daha dikkatli davranacağını öngörmek falcılık olmaz. 


Geride bıraktığımız G20 zirvesinde bu tutum iyice belirginleşti diyebilirim. Bölgede iyice radikalleşen ülkeler ve unsurların yanında Türkiye her zaman müzakere edilebilir bir güç olarak ortada dururken, bence en mantıklı davranışı sergilemiş olduklarını söylemek yanlış olmayacaktır.


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 2.11.2021 06:36:44

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.