"Fark yaratmak, olağanüstü yeteneklerle beklenen işleri yapmak değil.
Olağan yeteneklerle beklenmeyen işleri yapmaktır."
Prof. Dr. Emre Alkin

Bekliyorduk ama üzdü tabii...

Bu yazıyı Spotify'dan dinleyebilirsiniz. TIKLAYINIZ!

 


Dün sabah TÜFE açıklanmadan önce İTO endekslerine bakınca iyi bir haber gelmeyeceğini anlamıştık.

İstanbul Ticaret Odası Ücretliler Geçinme endeksi Aralık ayında % 9,65 yükselirken Toptan Eşya Fiyatları endeksi % 11,96 oranında artmış. Bunlar oldukça yüksek oranlardı. İTO’nun 1995 bazlı Ücretliler Geçinme Endeksinde yıllık artış % 34,18, Toptan Eşya Fiyatları Endeksinde ise % 47,10 olurken, TÜFE ve ÜFE'de de benzer gelişmeler olması bekleniyordu elbette.

2020 yılını % 14,60 ile tamamlayan TÜFE'nin şu ana kadar birikimli durumu % 19,82 civarındaydı. Sadece İTO Geçinme Endeksinin Aralık Ayındaki % 9,65'lik seviyesiyle bile yıllık enflasyon % 30'u aşacak gibi gözüküyordu. Öyle de oldu. Çift haneli aylık enflasyon ile beraber yıllık TÜFE % 36 civarında açıklandı. Zaten ne çıkarsa çıkarsa çıksın 2021'de bir kaç kez revize edilen öngörülerin çok üzerinde bir TÜFE seviyesinden haberdardık. 

Açıkçası çıkan rakama da hazırlıklıydık. Aralık Ayı enflasyonunun rekor seviyede beklenmesi sebebiyle geçen hafta "Ocak ayı enflasyonu negatif gelebilir" şeklinde bir açıklama yapılmıştı hatırlarsanız. Bu durum aslında Ocak ayında gerçekleşecek pozitif etkileri değil, Aralık ayındaki rekoru ima eden bir açıklamaydı. Biliyorsunuz, aylık enflasyon bir önceki ayın fiyat gelişmelerine bakılarak hesaplanıyor. 

"Ocak Ayının TÜFEsi Negatif Gelebilir Ama..."

Bu durumda 2022'nin negatif enflasyonla başlaması 12 aylık dizinde bir kısım azalma yaratacak ancak bu fiyatların gerilediği anlamına gelmez. Sadece fiyat artışlarının eskisine göre yavaşladığını gösterir. Geriye dönüp bakıldığında 2018'de % 20.30, 2019'da % 11.84, 2020'de % 14.60 ve nihayetinde 2021'de % 36 civarında TÜFE gerçekleşmesi, fiyatların 4 yılın toplamında ortalama % 100'den fazla artmış olduğunu gösteriyor ki, birçok mal ve hizmette artış bunun da üzerinde. 

2018 yılında Dolar/TL 4.00 seviyesinin altında ve üzerinde dolaşırken 2021'de 18.00 seviyesinden dönerek 13.30 ile tamamladı. Eğer dövizin enflasyona geçiş etkisinin farkındaysak, ki farkındayız, TÜFE rakamlarının tam olarak hayat pahalılığını yansıtmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Sebze ve meyvenin fiyatından otomotiv ve beyaz eşyaya kadar göz atarsak fiyat artışlarının % 100 'ün çok ama çok üzerinde olduğuna şahitlik ediyoruz. Hem de sadece 1 yıl içinde. 

Özetle, yıla başlarken 2021 yılının enflasyonu çok umut vermediği gibi, mevduat ve kredi faiz oranlarının hızla yükseldiğini üzülerek görmekteyiz. Politika Faizleri belki düşük ama piyasa faizleri enflasyon beklentileri bozuldukça yüksek kalmaya devam edecek gibi gözüküyor. 


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 4.1.2022 06:46:46

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.