"Fark yaratmak, olağanüstü yeteneklerle beklenen işleri yapmak değil.
Olağan yeteneklerle beklenmeyen işleri yapmaktır."
Prof. Dr. Emre Alkin

Enflasyon En Ciddi Meselemiz..

Bu yazıyı Spotify'dan dinleyebilirsiniz. TIKLAYINIZ!

 

 

Biz burada ne söylersek söyleyelim, yurt dışındaki bakış farklı oluyor. Son olarak JP Morgan yayınladığı raporda, "heterodoks politikaların", erken yapılan faiz indirimlerinin, enflasyon beklentilerindeki bozulmanın ve TL'deki değer kaybının Aralık ayında enflasyonda keskin bir yükselişe neden olduğunun altını çizmiş.

Ayrıca 2022 ve 2023 için enflasyon beklentilerini revize ettiklerini söylerken, bu yılın mayıs ayında enflasyonun % 55 civarında olacağını ve uzun bir süre de % 50 civarında seyredeceğini ifade etmiş. Ancak ve ancak 2022’nin sonunda enflasyonun % 35 seviyesine düşebileceğini söyleyen raporda, 2023 yıl sonu enflasyonu ise % 15 olarak revize edildiği yazıyor. Bunlar o tarihlerde gerçekleşmese bile yatırımcıları daha bugünden endişelendiren gelişmeler. 

Ağır bir cümle de kullanılmış: “Politika yapıcılardan hiçbir pişmanlık işareti görmüyoruz ve bundan dolayı gelecek aylarda sıkı para politikası izleneceğini düşünmüyoruz”. Ortaya çıkan sonuca rağmen bir cayma olmadığı ortada ancak ifade biraz duygusal olmuş diyebilirim.

“Yıl Sonuna Kadar Çekeceğimiz Var..”

Geçenlerde bir başka yatırım bankası olan Goldman Sachs da Türkiye'ye ilişkin enflasyon beklentilerini açıklamıştı. "Türkiye'de enflasyonun birinci çeyrekte % 40 seviyesini aşacağını ve yılın büyük bölümünde o seviyede kalacağını tahmin ediyoruz" dedikleri rapor sosyal medyaya da düşmüştü. Reuters haber ajansına göre Goldman Sachs uygulanan politikaların başarısız olacağını savunmuş.

Tüm uluslararası kuruluşlar şu an piyasada halihazırda yükselmekte olan faizlerin, yılın ikinci yarısına kalmadan daha da yükseleceğini ve politika faizlerinin mecburen bu yükselişi takip edeceğini iddia ediyorlar. Teknik olarak bakıldığında, politika faizleri ile piyasa faizleri arasındaki makasın 20 puan açılmasının kimseye bir faydası yok. Merkez Bankasının ucuzdan sattığı paraların kredi alanlara pahalı şekilde ulaştığı, belki de ulaşmadığı bir durumda çözümün sadece uzlaşıda olduğunu söyleyebilirim. 

Enflasyon düşmeden kredi faizleri düşmeyeceğine göre atılacak öncelikli adımların ne olduğu ortada. Ocak Ayının başında yaşanan geleneksel iş durmasının ilk çeyreğe yayılmaması için daha farklı çözümler gerekiyor. Sadece ihracatçının getirdiği döviz üzerine kurulan formüllerle bir yere varamayız diye düşünüyorum.


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 10.1.2022 06:49:22

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.