"Fark yaratmak, olağanüstü yeteneklerle beklenen işleri yapmak değil.
Olağan yeteneklerle beklenmeyen işleri yapmaktır."
Prof. Dr. Emre Alkin

Belirsizlikler Artıyor...

Bu yazıyı Spotify'dan dinleyebilirsiniz. TIKLAYINIZ!

 

Değerli Dostlar. Dün Parite'den başladık. Bugün de hem parite hem de diğer gündem maddelerine değinelim dedim. 

Euro/Dolar paritesi eşitlenince yepyeni bir sürecin içine girdik. Herkes Fed'in 75 baz puanlık muhtemel faiz artışı için 27 Temmuz tarihini beklerken, TCMB'nin para politikası kurulu toplantısı bu hafta perşembe günü gerçekleşecek. 

Bayram tatili boyunca en çok sorulan soru "Merkez Bankasından bir faiz hamlesi bekliyor musunuz ?" oldu. İçinde bulunduğumuz şartlar dahilinde Merkez Bankasının böyle bir seçeneği olmadığını ancak, faizleri düşürmesinin de pek mümkün olmadığını anlatmaya çalıştım. Ayrıca, enflasyonun bu yıl % 70'e yakın bir yerde tamamlanacağını tahmin ettiğimizi ilave ettim. İşin doğrusu şu ki, döviz ve piyasa faizleri hakkında yorumda bulunmak giderek zorlaşıyor. 

Türkiye ve ABD arasındaki buzların erimesi için başlatılan çalışmalar da dikkatimizi çekiyor elbette. Maalesef F-35 programından çıkarıldık. Şu an için F-16 uçaklarını almamız için yoğun bir çaba var. Ancak ilk uçuşunu 1974'te yapan, 1980'lerde geliştirdikten sonra 1990'larda Türk Hava Kuvvetleri tarafından yoğun şekilde kullanılan, o zamanlarda TEİ ve TAİ olarak bilinen ve bugün birleşmiş olan kurumlarda üretilen bir savaş uçağından bahsediyorum. Hatta tasarımındaki uçuş saatini tamamlamadan kanat güçlendirmesi ihtiyacı olan bir uçak diyerek ekleme yapmalıyım. 

Bunları bilmemin sebebi, askerliğimi F-16 Projesinde subay olarak yapmış olmam. Elbette F-35 ile F-16 arasında benzerlikler var. Her iki uçak da tek motorlu ve avcı bombardıman uçağı kategorisinde. Yine de eski teknolojili bir uçağı filoya katmak ile yeni teknolojiye sahip olmak arasında fark var. Özellikle komşularımız F-35'e sahip olacakken.

"İç ve Dış Politika..."

Körfez Ülkeleri ile yakınlaşma devam ediyor. Ancak orada ABD müttefiki ve İsrail ile koordineli hareket eden Arap Ülkeleri var. Türkiye'nin seçimlere doğru daha da yalnızlaşıp radikal söylemler geliştirmemesi ve siyasetin bu durum üzerinden oy devşirmemesi için uzlaşılmış olduğunu söylemek komplo teorisi olmaz. Dolayısıyla Türkiye ve Çevre Ülkeleri arasındaki gerginliği yatıştıran bir mekik diplomasisi yaşanıyor. Hükümetin bu durumdan rahatsız olduğunu düşünmüyorum. Ancak beklenen kaynak bir türlü gelmiyor. Seçimlerden önce de geleceğini sanmıyorum. 

İç politikada hareketli günler bizi bekliyor. Bazı uzmanlar Kasım Ayında baskın bir seçim olacağını, bunun işaretinin kabine değişiklikleriyle geleceğini söyleseler de, ben pek o kanaatte değilim. Daha önce de kabinede isimleri değiştiği için bu derecede bir anlam yükselmeyi doğru bulmuyorum. 

Bugün anketler Cumhur İttifakının riskli bölgede olduğunu gösteriyor, ancak muhalefet tarafı hala adayını ortaya çıkarmadığı için bu durum yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın karşısına çıkacak aday netleşince bu sefer odak alanı orası olacak ve adayın negatif yönleri uzun uzun tartışılacak. Böylece anketlerde bir dengelenme olacağını ve sonucu iki tarafın üstü kapalı şekilde temaslarını sürdürdüğü grupların kararıyla belirleyeceğini düşünenler de var. Bu analizden de anlaşılıyor ki çok bilinmezli bir yakın gelecek bizi bekliyor. 


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 19.7.2022 06:25:43

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.