"Fark yaratmak, olağanüstü yeteneklerle beklenen işleri yapmak değil.
Olağan yeteneklerle beklenmeyen işleri yapmaktır."
Prof. Dr. Emre Alkin

Fed'in Hamlesiyle Hava Sertleşebilir...

Bu yazıyı Spotify'dan dinleyebilirsiniz. TIKLAYINIZ!

 

 

TCMB'nin faiz konusunda çekimser kaldığı gün Avrupa Merkez Bankası beklenen faiz artışı kararını açıklamıştı. Daha önce 25 baz puan olarak maddeleşen beklentiye rağmen 50 baz puan açıklansa da, ECB Yönetiminin tutumu "gevşek" bulunmuştu.

Bu sebeple neredeyse 1.00 sınırına gelmiş hatta kısa bir süre daha da aşağıya düşmüş olan parite tam olarak toparlanamadı. Ne de olsa Fed 75 baz puanlık artışlarla yola devam edeceğini kesin bir dille duyurmuştu. Avrupalıların faiz artışı konusunda tereddütlü olmaları Euro'nun değeri üzerinde etkili oluyor diyebilirim. 

Daha önce yazdığım için tekrar etmeyeceğim uzun uzadıya: Paritenin bu hali Türkiye'ye yaramıyor. İthalat, borçlar, maliyetler, fiyatlamalar ve birçok faaliyet dolara endeksli iken bu gelişmenin bize yaramayacağı ortada. Hele ki Çin'de başlayan finansal krizi de göz önüne alırsak, işler daha da karışacak gibi. Hafızası kuvvetli olanlar 1990'larda Japonya'nın başına gelenleri mutlaka hatırlıyordur. Aynen Japonya'da olduğu gibi Çin'de de yatırımcılar zararlarını kapatmak için yurt dışındaki varlıklarını satabilirler. 

2,5 trilyon Dolar civarında ihracatı bulunan Çin'in 2 Trilyon Dolar ithalatı bulunuyor. Şimdi ortaya çıkma ihtimali olan ilginç durumu anlatmaya çalışayım:  Çinli Firmaların yurt dışındaki varlıklarını satıp Dolarları ülkeye getirip Yuana çevirip zarar kapatmaları ulusal paranın değeri roket gibi yükseltebilir. Bunun karşısında Fed'in seri faiz artışları Doları güçlendirse de, Yuan'ın değer kazancını tam olarak frenleyemez. Konunun sebep-sonuç ilişkilerini Cuma günü daha detaylı olarak ele alacağım.

Konuya geri dönersek: ECB ve Fed arasında bakış açısı farkı bariz olarak göze çarpıyor. Fed ilk zamanlardaki tereddütünü geride bırakıp enflasyonla mücadelede ciddi olduğunu hissettiriyor ancak, ECB enflasyonla mücadele ederken büyümeden feragat etmek istemiyor. Yunanistan gibi ekonomisi küçük ülkeler daha yeni toparlanmaya başlamış durumda, büyük Avrupa Ekonomileri ise hala yaralarını sarıyor. Dolayısıyla azıcık büyüme azıcık enflasyon diyerek yola devam edecekler gibi gözüküyor. 

"Euro Çıkış Değerine Düşer Mi?..."

Ancak şu cümleyi de akıldan çıkarmamak lazım: "Dünyanın tüm güzelliklerini aynı anda yaşamak mümkün değil". Ne demek istediğimi anlatayım: Eğer ECB "biraz büyüme biraz da enflasyon olsun" diyorsa, bunun tehlikeli bir deneme olduğunu söylememiz lazım. Bu, arızalı bir uçak için "azıcık daha uçsun" demek gibi bir şey. Riskini daha iyi anlatamazdım sanırım.

Sonuç olarak Fed 75 baz puanlık artışı yapacak, bunu biliyoruz. Ardından açıklama da gelecek. Fed'in "şahin" açıklamalarına karşı ECB tereddütlü açıklamalara devam ederse paritenin 1.00 altına inmesi kaçınılmaz olur. Bunu 2009 yılında şu şekilde anlatmaya çalıştım:

"Arkasında yekpare karar mekanizması olmayan siyasi bir ürün olarak ortaya çıkmış Euro'nun çıkış değerine bir gün ulaşması sizi şaşırtmasın"

Bazıları bu öngörüyü çok önce paylaştığım için beni eleştiriyor ama geçen yıl yapmış olsaydım bana göre kıymeti olmazdı. Siz karar verin.  


Prof. Dr. Emre Alkin

Eklenme Tarihi : 27.7.2022 06:58:34

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.