"Fark yaratmak, olağanüstü yeteneklerle beklenen işleri yapmak değil.
Olağan yeteneklerle beklenmeyen işleri yapmaktır."
Prof. Dr. Emre Alkin

Hazırlıksız Yakalanan Gelişmiş Ekonomiler Üzerine..

Bu yazıyı Spotify'dan dinleyebilirsiniz. TIKLAYINIZ!

 

 

Küresel ya da ulusal tüm göstergeler dünya ekonomisinin önde gelen ülkelerinde resesyon sinyalleri almaya başlamışken, Fed başladığı işi yarım bırakmamak için 75 baz puanlık beklenen artışı yaptı. Sanıyorum 40 yıl önce tecrübe edilmiş yüksek enflasyon oranlarına karşı başka çaresi de yoktu.

Ancak bir sonraki faiz kararına kadar piyasaları gözlemleyecek ve Eylül'de bir kritik karar daha alacak. Krizlerden etkilenmediğini söyleyen ve yüksek büyüme hızıyla dikkat çeken Türkiye gibi ülkelerde bile oldukça belirgin yavaşlama sinyalleri varken, % 3,25 'ten yüksek bir tabela faizi için Fed mutlaka tereddüt edecektir. Dünya Tüketiminin ve İthalatının aslan payını kapmış bir ülkede resesyon yaşanması ihtimali sadece Amerikalılar için değil, dünya için de bir kabus senaryosu şeklinde değerlendirilebilir. 

Pandemi ve Ukrayna-Rusya gerginliğinin yarattığı karambolde, Türkiye'nin ABD'ye ihracatının arttığını hatta ihraç pazarlarında ikinci sıraya yükseldiğini görüyoruz. Türkiye ile ABD arasındaki Dış Ticaret 28 milyar dolarla rekor kırarken 4 milyar dolar da fazla vermişiz. Bu yıl da TİM verilerine göre gayet iyi gidiyoruz. Yani paritenin ihracat açısından olumsuz etkisi yok ama maliyetler açısından var desek yanlış olmaz. Borçlarımız, ithalatımız, yaşam maliyetlerimiz hep dolar cinsinden. Hal böyleyken güçlenen dolar Türkiye için enflasyon anlamına geliyor. Hayat Pahalılığı da cabası.

"19. Yüzyıla Ait Paradigma Bugün Çalışmıyor.." 

Zayıflayan Euro'nun Avrupa'nın ihracatına yarayacağını söyleyenlere de Almanlar geçenlerde cevap verdi: "Hazırlıksız yakalandık." Putin'i güçlendirip yepyeni bir savaşın fitilini ateşlememek için Rusya'ya doğalgaz bağımlılığından kurtulmaya çalışan Avrupa'da enerji kesintileri sanayiyi de vuruyor. Dolayısıyla paritenin bu durumundan fayda elde edemiyorlar. Çin'de başlayan finansal sıkıntılar belki makus talihi değiştirebilir ama bir çok batı firmasının burada üretim yaptığı bir başka gerçek. Yani, herhangi bir koşul şu an için herhangi bir ülkeye nefes aldıracak ortamı yaratmıyor. Enflasyonla mücadele bitene kadar izlemek lazım gelişmeleri. 

Özetle, Fed'in faiz artışının enflasyonu düşüreceği konusunda garantimiz yok. Ancak, Eylül'de Fed'in bir politika değişikliği olacaksa bunu parite sebebiyle yapmayacağını rahatlıkla söyleyebilirim. Kasım ayındaki ara seçimlere kadar neler olacağı çok önemli. Biden ve Demokratların parlak zaferi ara seçimlerde yerini ağır yenilgiye bırakacaksa, resesyon kabusunun bunda büyük etkisi olacak. 


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 28.7.2022 06:31:23

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.