"Fark yaratmak, olağanüstü yeteneklerle beklenen işleri yapmak değil.
Olağan yeteneklerle beklenmeyen işleri yapmaktır."
Prof. Dr. Emre Alkin

Market İndirimi ve Sebep-Sonuç İlişkileri Üzerine...

 

Geçen hafta kıymetli bir üstat market indirimleri üzerine haklı olarak şöyle bir serzenişte bulunmuş. "Ya fiyatlar fahiş idi, ya da zararı kabullendiler.." 

Gayet iyi hatırlıyorum 2000'li yılların başında bir perakende uzmanı bana şöyle demişti: "Bu devirde mal alıp satarak para kazanmak zor, her şey borç-alacak vadesi üzerinden ve eldeki aktifleri değerleyerek yapılan bir finansal operasyon haline geldi." Yukarıda belirttiğim üstadın haklı serzenişi üzerine ben de buna benzer bir cümle yazdım sosyal medyaya. Anlaşılan "finansal" deyince birçok kişi banka operasyonu olarak anlamış. Halbuki böyle değil. 

Her şeyden önce, tahsilat-ödeme arasında uygun bir zaman makası yaratmış olan firmaların sürekli yükselen enflasyon karşısında her zaman avantajlı olacağını bilmek gerekiyor. Yani "tahsil ettim bankaya koydum faiz aldım geç ödedim" gibi bir süreç yaratmadan da karlılık sağlanabiliyor. Aslında market zincirlerinin bu çalışma biçimi ekonominin darboğaz yaşadığı zamanlarda, hele ki zaruri mal ve hizmetlerin tedarikinde sorunlar yaşanıyorsa doğrudan enflasyon yaratıyor desem yanlış olmaz. Kurdaki ani yükseliş beklentisi, Devletin sürekli vergi artırması ve market zincirlerinin ödeme vadelerini sürekli esnetmeleri sebebiyle, üreticilerin fiyatlama davranışlarında bozulma oluyor. Dolayısıyla her sevkiyat bir öncekinden daha pahalı hale gelebiliyor. Market zincirlerinin bir de üreticilerden raf parası veya raf kirası adı altında bir gelir kapısı yarattığı da bilinmekte. 

Bu gelişmeleri finansal tabloların üzerinden okumak ancak ve ancak çok deneyimli kişilerin yapabileceği bir iş. Oldukça karmaşık ticaret ve para trafiği olan marketlerin belli bir süre yüksek iskontolu mal satması illa zarar edecekleri anlamına gelmediği gibi, fahiş kar ettikleri sonucunu da çıkaramayız. Ancak üstlendikleri devasa metrekareler, dijital altyapı ve insan kaynağının masrafları, sürekli artan mal maliyeti karşısında kurguladıkları ayakta kalma modeli, ekonomilerin darboğaza girdiği, faizlerin ve enflasyonun yükseldiği, üreticilerin kar etmekte zorlandığı zamanlarda enflasyonun yapışkan hale gelmesine sebep olan faktörlerden biri oluyor. 

Market zincirlerinin yaşam kurgusunu bugünden yarına değiştirmeye kimsenin gücü yetmez ama, hadi bırakalım tüketiciden tahsilat süresini, satılan malın ömrüyle bile karşılaştırıldığında akıllara durgunluk veren uzun vadelerde üreticilere ödeme yapmaları, sistemi zorluyor. Ödeme vadelerinin daha rasyonel bir zemine oturması mutlaka gerekli. Aksi takdirde fiyatlar geçici olarak inecek ama sonra kaldığı yerden devam edecek. 

Geçenlerde Kanada Başbakanı da canlı yayında market zincirlerine parmak sallıyordu. Fakat, düşük enflasyon ve düşük faiz döneminde kurgulanmış ve yasalara aykırı olmayan bir modeli hiçbir market zinciri değiştirmeyecektir. Sadece kısa süreli indirimlerle birikmiş gazı alacaklardır. Türkiye'de de benzeri yaşanmakta.

 


Prof. Dr. Emre Alkin

Eklenme Tarihi : 30.6.2024 13:12:13

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.