"Fark yaratmak, olağanüstü yeteneklerle beklenen işleri yapmak değil.
Olağan yeteneklerle beklenmeyen işleri yapmaktır."
Prof. Dr. Emre Alkin
Yüksek Enflasyon ve Yavaşlayan Büyümeye Hazır mıyız?
Kredi kartları, ihtiyaç kredileri ve KMH faizlerinin sürekli yükseltilmesi artık "talebi dizginlemek" değil "talebi boğmak" anlamına gelen bir hal aldı diyebilirim. Tabiri caizse mal ve hizmet üretenlere "hadi satın bakalım şimdi" gibi bir mesaj veriliyor. Talebin beli kırılınca belki de kıyasıya bir fiyat rekabetinin başlayacağı düşünülüyor.
Geçen hafta döndüğüm Çin'de ise başka bir metod uygulanıyor. Çok sayıda firmanın sektörlerde faaliyet göstermesi sağlanıyor ve böylelikle kalite ile teknoloji rekabeti sayesinde verimlilik de artıyor. Bundan başka faaliyet kollarında hakim durumda olanların aşırı zenginleşmesine de engel olunuyor. Devlet firmanın bazı hisselerine ortak olmak yoluyla etkin denetimi başlatıyor. Türkiye'de ise fiyatları düşürmek için firmaların kar etmeleri engelleniyor. Verimsizlik baş gösteriyor.
Geçenlerde Kanada Başbakanı'nın market zincirlerine "fiyatları düşürün yoksa ne yapacağımızı biliriz" gibi bir açıklama yaptığını gördüm. Oldukça gülünç bu çıkışını desteklemek için arkasına kalabalık da toplamıştı. Eğer kanuna aykırı bir durum yoksa devletin tehdit etmesi tuhaf, kanuna aykırı bir durum varsa devletin sadece parmak salmaması da tuhaf. Eğer haksız rekabet ya da rekabete aykırılık var ise devlet buna müdahale eder. Bunu yapmak yerine "geliriz oraya" şeklinde bir tehdit ne kadar etkili olur bilemiyorum.
Aslında tarım dahil birçok sektördeki fiyatlama davranışındaki bozulmayı düzeltmek için etkin denetimlerin yapılması gerekiyor. Karın sonu yok elbette ama toplum yararına bazı müdahaleler gerekiyor. Bunları tamamlamadan sadece satın alma kabiliyetlerini daraltarak enflasyonla mücadele edilmesinin istikrarlı bir sonuç doğurması mümkün değil. TCMB Yönetiminin politika faizlerini arzu ettikleri kadar artıramadıkları için tüketicilerin finansman koşullarına müdahale ettikleri anlaşılıyor.
Merkez Bankası Yönetiminin yılbaşına kadar enflasyonu hızla indireceklerine dair bir taahhütte bulundukları da konuşuluyor. Açıkçası bunu nasıl başaracaklarını kestiremiyorum. Eylül dahil önümüzdeki 4 ayda enflasyonu şu anki seviyesinden daha aşağıya çekmek kolay değil. Politika faizlerinin yıl sonuna kadar belki 10 puan daha artırılması mümkün ama tek başına yeterli olacağını düşünmüyorum.
Bu şartlar altında büyümenin yavaşlaması kaçınılmaz. Ancak yavaşlayan büyümeye karşın enflasyon ve faizler yüksek seviyede devam ederse yerel seçimler öncesinde bu duruma müdahale edileceğini düşünüyorum.
Prof. Dr. Emre Alkin
