"Fark yaratmak, olağanüstü yeteneklerle beklenen işleri yapmak değil.
Olağan yeteneklerle beklenmeyen işleri yapmaktır."
Prof. Dr. Emre Alkin

Merkez Bankalarının Karar Günleri Yaklaşırken..

 

Yarın ECB, 20 Eylül'de Fed ve 21 Eylül'de TCMB'nin faiz kararı açıklanacak. Bir yandan yükselen enflasyonu durdurma gayreti diğer taraftan yüksek faiz sebebiyle ortaya çıkan büyüme endişeleri derken beklentiler elbette bir türlü olumluya dönmüyor. 

Türkiye'de enflasyonla mücadelenin talep cephesinden devam ettirileceği konusunda artık herhangi bir şüphem kalmadı. Bireysel kredilerde ciddi şekilde yükselen faizler, kredi kartlarının limitleri ve faizi konusunda kısıtlayıcı tedbirler bize gösteriyor ki, mal ve hizmet satanların fiyatlamalarını düşük talep ile yola getirme amacı var. 

Aslına bakılırsa ABD'de en başından beri FED'in yapmaya çalıştığı hamle de buydu. Mal ve hizmet fiyatlarının oluşumuna müdahale edemediği için fonlama maliyetlerini artırmaktan başka çare kalmamıştı. Bir Merkez Bankasının zaten para politikası ve enstrümanları haricinde enflasyonla mücadele için elinde silahı yok. Zaman zaman Fed Başkanı'nın "Maliye Politikası da destek vermeli" diye serzenişte bulunduğunu da hatırlıyoruz. 

Elbette vergi oranlarında ya da kesintilerde artış gelişmiş ülkelerde tüketimden caydırıcı bir etki yaratıyor ancak gelişen ülkelerde bu durum enflasyonun yükselmesine yol açarken "yarın daha pahalı olacak" yaklaşımıyla tüketimin hızlanmasına yol açıyor. Geliri düşük vatandaş kredi kartları yada tüketici kredileriyle yoluyla alım gücü sağladığı için, doğal olarak burada kısıtlayıcı tedbirler alınıyor. Bu tedbirlerin başarıya ulaştığını ölçmek için fiyatlama davranışlarına göz atmak gerekecek. Acaba mal ve hizmet satanlar fiyatlamalarını daralan tüketimi göz önüne alarak rasyonel bir seviyede tutacaklar mı ? Yoksa bazı kampanyalarla sattıkları ürünleri dengeleyip makul bir yol izleyecekler mi ?

Gayet iyi biliyoruz ki eğer talep sert şekilde düşmedikçe böyle bir sonucun yaratılması zor. Dolayısıyla Yeni Ekonomi Yönetimi meseleye taviz vermeden ve oldukça sert yaklaşıyor. Alınan ve alınacak tüm önlemlere rağmen Cari Açık ve Bütçe Açığı ile ilgili beklentiler olumlu değil. Bu arada kamu kağıtlarının faizinin % 25'e geldiğini görüyoruz. Faizlerin yükseleceği beklentisi yatırımcıların borçlanma kağıdı almada tereddütlü olacağını bizlere gösteriyor. 

Bu doğrultuda TCMB'nin politika faizlerini bir kez daha artıracağını ve % 30 ya da yakınına yaklaştıracağını tahmin ediyorum. ECB, FED ve Merkez Bankası arka arkaya faiz açıklaması yapacağı için oldukça heyecanlı günler geçireceğiz desem yanlış olmaz. 

 

Prof. Dr. Emre Alkin

Eklenme Tarihi : 30.6.2024 14:15:50

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.